cengizdamar 23 Takipçi | 0 Takip
Kategorilerim

NEDİR

BURÇLAR VE FAL

DEĞERLİ TAŞLAR

SANAT

KADINLAR VE EKEKLER

HATTUŞAŞ YANYOR-TARİHİ ROMAN

TARİH

Şiir

Sağlık

Öykü

DİN DERSİ

Haber

Ünlüler

Bilim

Aşk

Spor

Eğitim

Hobi

EDEBİYAT

Müzik

Hayvanlar

Yaşam

VÜCUDUMUZ VE ORGANLARIMIZ

PADIŞAHLAR

CENGİZ DAMAR-ŞİİRLER

CENGİZ DAMAR-MAKALELER

CENGİZ DAMAR-ÖYKÜLER VE HİKAYELER

ÜNLÜ RESSAMLAR

COĞRAFYA TÜRKİYE

BİTKİLER

MASALLAR

ATATÜRK

MATAMATİK- GEOMETRİ

OSMANLI İMPARATORLUĞU

SİLAHLAR

DİL BİLGİSİ -TÜRKÇE

(adsbygoogle = window.adsbygoogle || []).push({});
Diğer İçeriklerim (1408)
Tüm içeriklerim
Takipçilerim (23)

MARK TWAİN KİMDİR HAYATI VE ESERLERİ

2013-12-09 19:37:00

MARK TWAİN KİMDİR HAYATI VE ESERLERİ   Samuel Langhorne Clemens (30 Kasım 1835 – 21 Nisan 1910), daha çok takma adı Mark Twain olarak bilinir, Amerikan mizahçı, satirist, roman yazarı, yazar ve öğretmen. sergisinde kalabalık onu bir an görmek için uğraşmıştır. gibi birçok ünlü arkadaşı vardı. Arkadaşı Finansal ve iş hayatı ile ilgili konularda başarısız olsa da, mizahı ve nükteleri keskindi. Mark Twain halk arasında popüler birisiydi. Kariyerinin zirvesinde döneminin en önemli Amerikan ünlüsü olduğu düşünülür. 1907'de JamestownWilliam Dean Howells, Booker T. Washington, Nikola Tesla, Helen Keller ve Henry Huttleston RogersWilliam Faulkner Twain'i "ilk gerçek Amerikan yazarıdır, ve biz hepimiz onun sadece varisleriyiz" diyerek onurlandırmıştır. Twain 1910 yılında öldü ve Elmira, New York'a gömüldü. En ünlü romanları Tom Sawyer'ın Maceraları ve Huckleberry Finn'in Maceraları adlı romanlarıdır.Asıl adı Samuel Langhorne Clemens'tir, 1835'te ABD'nin Missouri eyaletine bağlı çok küçük bir köy olan Florida'da doğdu. Dört yaşındayken Clemens ailesi başka bir küçük köye, Mississippi ırmağı kıyısındaki Hannibal'e yerleşti. Esnaflık ve avukatlık yaparken politikaya atılan babası on bir yaşındayken ölünce Samuel okuldan ayrılıp bir matbaada çırak olarak çalışmak zorunda kaldı. Ardından ağabeyinin çıkardığı Hannibal Journal adlı yerel gazetede dizgiciliğe başladı. Aynı gazeteye ve Boston'da çıkan mizah dergisi The Carpet-Bag'e mizah yazıları yazdı. Dizgicilikten sıkılınca dört yıl boyunca Mississippi nehrinde çalışan buharlı gemilerden birinde kaptanlık yaptı. Kuzey-Güney savaşı nedeniyle ayrılmak zorunda kaldığı bu mesle... Devamı

KELENDERİS'TE AŞK

2013-12-07 12:49:00

KİTABIN İSMİ: KELENDERİS'TE AŞK YAZAR            :  CENGİZ DAMAR BASIM TARİHİ: 2013 YAYIN EVİ       :ALTER YAYINCILIK SAYFA              :320 FİYATI              :  10-TL KİTABIN KONUSU: Eşinden boşanan, Selim yaşadığı yeri terk ederek asker arkadaşının yanına Mersin Aydıncığa ( Kelenderis)  gider. Orada balıkçılık yapmaya başlar. Birgün İngiliz bir kadınla tanışır. Kadın ile arasında duygusal bir ilişki başlar. Kadın, Kelenderis'e neden yerleştiğini Selim'e anlatır. Denizin altında bir buharlı gemi  batığının içinde hazine olduğunu ve bu hazineyi berber çıkarmak için ona teklif yapar. Selim bu hazine işine önceleri sıcak bakmaz. Kadın onu ikna eder ve olaylar gelişmeye başlar. Selim'in ayrıldığı eşinden, küçük bir kızı vardır. Eşi kızını alarak, ortadan kaybolmuştur..  Selim devamlı çocuğunun özlemi ile yaşar. Çocuğunu bulmak için, çaba sarf eder. Bir gün internette kızına tesadüfen rastlar. Kızı ona ingiltere'de yaşadıklarını söyler. Kızını görmek için, Beyaz kuğu ismini verdikleri tekne ile İngiltere'ye gitmeye karar verirler. Teknedeki yol arkadaşı ikinci evliliği yaptığı İngiliz kadındır. Selim ona Denizkızı diye hitap etmektedir. Bu okyanus ötesi zorlu yolculuk sırasında çiftin başına entrasan olaylar gelir.  Romanda akıcı bir uslupla, bu maceralı yolculuk ve denizin üzerinde yaşanan aşk işlenmiştir.... Devamı

JAİNA DİNİ NEDİR KURALLARI

2013-11-30 18:05:00

  Budanın çağdaşı ve buda gibi bir prens olan Jaina'nın bir adı da büyük kahraman anlamına gelen Mahaviradır. Babası bir soylu olan Jaina, babasının ölümünden sonra karısını ve çocuğunu terk ederek, rahip giysileri giymiş, saçından beş perçem koparmış, bir sene sonra ise giydiği giysileride çıkartarak, çırıl çıplak dolaşmaya başlamıştır.. Nehir kenarında bir sala ağacı altında derin düşüncelere  dalan jaina, tam on iki sene tefekkürde kalmış. Sonunda olgunluğa erişmiş kişi ünvanına yükselmiştir. Tam otuz sene verdiği vaazlarla öğretisini yaymış, rahiplikle halkı birleştiren büyük bir cemaat kurmuştur. Ölümü bazı kaynaklara göre M.Ö. 527  son araştırmalara göre ise M.Ö. 447 veya 467'dir. Jaina öğretisinin hedefi, hinduların bütün dinsel sistemlerinde olduğu gibi, ruhun doğum ve ölüm çarkının sonsuz dönüşünden ve tekrarından kurtarmaktır. Bunun için şunların yapılmasını önerir ; Öldürmemek, çalmamak, yalan söylememek,iffetsiz yaşamamak, hırsla fazla mal sahibi olmamaya dikkat etmek. Bunları yapabilmek için sıkı bir disiplin güçlüklere sabır, benliğin öldürülmesi eğitim ve derin düşüncedir. Jainist rahipleri önceleri geziciydiler. Sonraları manastırlarda yaşamaya başladılar. Vakitlerini günde bir defa dilendikten sonra kutsal yazıları okumak, ruh ve bedenlerini terbiye ile geçirirler. Beyaz örtüler içerisinde, ikişer üçer kişilik gruplar halinde dolaşırlar. Erkek ve kadın rahipler, altı veya yirmi dört ay süren tecrübe devresinden sonra tarikata kabul edilirler. Başlarından koparılan beş perçem saç hariç, saçları tamamen usturayla kazınır, yerine kül serpilir, Jain rahipler... Devamı

EVRENSEL ÇEKİM YASASI NEDİR

2013-11-30 17:58:00

    Newton'un aynalı teleskopu geliştirmesi astronomi açısından çok önemliydi, ama evrensel çekim yasasını bulması bundan çok daha önemlidir. Bu yasa, evrendeki bütün canlı ve cansız varlıklar arasında karşılıklı bir çekim kuvveti olduğunu açıklıyordu. Evrensel çekim yasası gezegenlerin hareketine ilişkin Kepler yasalarına tam bir açıklık getirdiği gibi, bu yasalar ile gözlem sonuçları arasındaki bazı tutarsızlıkları da açıkladı. Fırlatılan bir cismin ya da dalından kopan bir elmanın neden havada kalmayıp yere düştüğü de gene bu yasanın açıklayabildiği bir olgudur. Newton'un çekim yasası, eskiçağlardan beri bilinen Merkür, Venüs, Mars, Jüpiter ve Satürn gezegenleri ile kendi gezegenimiz olan Dünya dışında iki yeni gezegenin daha keşfine yol açtı. Yedinci gezegen olan Uranüs'ü Almanya'da doğup İngiltere'de yaşayan ünlü astronom ve teleskop yapımcısı Sir Wiliam Herschel 1781'de bulmuştu. Sonradan Uranüs'ün yörüngedeki hareketinde Newton yasalarına uymayan bazı düzensizlikler saptandı. Bunun tek açıklaması, Uranüs'ün ötesinde, onun hareketlerini etkileyen başka bir gezegenin bulunmasıydı. İngiliz John Couch Adams ile Fransız Urbain Le Verrier birbirlerinin çalışmalarından habersiz olarak bu konuya el attılar ve Uranüs'ü bu düzeyde etkileyebilmesi için yeni gezegenin nerede bulunması gerektiğini ayrı ayrı hesapladılar. 1846'da Alman astronom Johann Galle, teleskopunu Adams ve Le Verrier'nin belirttikleri noktaya çevirdi ve Neptün adı verilen sekizinci gezegeni buldu.Bir süre sonra Neptün'ün de Newton yasasına taam uygun olarak hareket etmediği anlaşıldı. Bu düzensizliğin sorumlusu da gene yeni bir gezegendi. Pl... Devamı

CHAPLIN CHARLIE KİMDİR HAYATI VE FİLMLERİ

2013-11-30 17:52:00

        1889 yılında Charles Spencer Chaplin Londrada doğdu. "Şarlo adıyla ünlenen Chaplin sinema tarihinde önemli bir film yapımcısı ve büyük bir güldürü ustasıdır.  80'den fazla filmin senaryosunu yazdı, yönetti, yapımcılığını üstlendi ve bu filmlerde rol aldı.Üzerinden düşen pantolonu, melon şapkası ve kıvrık bastonuyla gülünç ve sevimli bir karekter olan "Şarlo" insanları güldüren, güldürürken düşündüren ölümsüz bir kahramandır. Annesi de babası da müzikhol oyuncuları olan  Chaplin, ilk kez beş yaşındayken sahneye çıktı. Çocukluğu yatılı okullarda ve yetimhanelerde geçti. Bu arada gezgin tiyatrolarda geçici işler buldu. 1913 yılında bir İngiliz kumpanyasıyla ABD turnesindeyken, Keystone Kop film şirketinin yapımcısı Mack Sennett onu Keystone stüdyolarıyla çalışmaya razı etti. Chaplin bundan sonra bir daha sahneye dönmedi. 1914'te Sennett için çevirdiği 35 filmden birinde "Şarlo" tipini ortaya çıkardı. Her ülkeden insanı hırpani hali ve sarsak görünüşüyle etkileyen bu karakter öyle başarılı oldu ki, Chaplin kısa bir süre sonra filmlerini kendi yönetmeye başladı.Şarlo Serseri(1915), Şarlo Polis (1917), Şarlo Asker (1918), Yumurcak (1921) ve Altına hucum (1925) gibi pandomim ve mimiğe dayalı sessiz filmlerinde, "Şarlo'yla evrensel bir karekter yarattı. Güldürü öğesini büyük bir başarıyla kullanarak, filmlerine insancıl bir içerik kazandırdı. "Şarlo" karekteri Chaplin'in en büyük filmlerinden ikisinde, bazı b... Devamı

YAHUDİLİK NEDİR İBADET ŞEKLİ

2013-11-29 20:51:00

YAHUDİLER NASIL İBADET EDERLER   Yahudiler tanrının büyük mabedin içinde hazır ve nazır olduğuna inanırlardı. İkinci mabedin yıkılmasıyla bu inanç büyük bir sarsıntı geçirdi. Yıkılan mabet'le birlikte, kurban ibadeti de ortadan kalktı. Sonraları Havralar bu soruna çözüm oldu ve büyük mabedin yedekleri olarak kabul edildi. Her havrada (sinagogda) Hakodeş denilen ve üzeri kıymetli bir perde ile örtülü Kudüs'e dönük bir kutsal bölme vardır. Bu bölmedeki sandığın içinde rulo halindeki Tevrat metni bulunur. Sandığın önünde ebedi lamba (mertamit) yanar. Kudüs mabedinin yedi kollu muhteşem şamdanı olan Menora havralarda yer alır. Kral David'in mührü olarak kabul edilen iki üçgenden meydana gelen Magen David denilen altı köşeli yıldızda Yahudilerin diğer bir sembolüdür. Tevrat rulolarının bohçalardan çıkartılarak haham tarafından okunması, Yahudi ibadetinin en önemli anıdır. Sinagog'da Yahudiler sesli bir şekilde Tevrat okurlar. Okunan ilahiler İbranicedir. Yahudilerde ibadet evlerde de yapılabilir. Evlerde yapılan ibadetlerde ailenin babası rahiplik görevini üstlenir. Yahudi evlerinin giriş kapısının arkasında mezuza denilen uzun bir borunun içine rulo halinde Tevrattan yazılmış ayetleri içeren metinler konulur. Bu metinlerde tanrıdan başka ilahlara tapmanın haram olduğunu ifade eden Tevratın beşinci kitabı tesniyeden ayetler yazılıdır. Yahudiler eve her giriş ve çıkışta bu ruloya parmaklarıyla dokunup sonra bu parmaklarını öperler.Cemaatle yapılan ibadete katılamayan Yahudi üzerine farz olan bu ibadeti tek başına yapar. İbadet esnasında Tallis denilen bir cübbe giyerek, başlarını örtüp Kudüs istikametine dönerler. Yahudiler sabah (şaharit) ikindi (minha) ve akşam (maarib) olmak &u... Devamı

TEKERLEĞİN TARİHÇESİ VE BULUNUŞU

2013-11-29 20:43:00

TEKERLEĞİN TARİHÇESİ VE BULUNUŞU   Tekerlek belki de bütün çağların en önemli mekanik icadıdır : Makinelerin çoğunda, saatlerde, yeldeğirmenlerinde ve buhar makinelerinde, ayrıca otomobil ve bisiklet gibi taşıtlarda tekerlekler ve tekerlek ilkesine dayanan çarklar vardır. İlk tekerlek günümüzde Irak'ın kuzey kesimini içine alan Mezopotamya'da, günümüzden yaklaşık 5000 yıl önce ortaya çıktı. Çömlekçilerin kil toprağı işlemede yardımcı bir araç olarak kullandıkları tekerleğin aynı dönemde arabalara takılması, ulaşımda köklü bir dönüşümün yolunu açtı ve ağır gereçler ile büyük eşyaların daha kolay taşınmasın ı sağladı. Bu ilk tekerlekler, tekparçaydılar ve tahta kalaslardan dilim olarak kesilmiş parçaların birbirine tutturulmasıyla yapılıyorlardı. İspitli (parmaklı) tekerleklerse, I.Ö. 2000 dolaylarında ortaya çıktı ve daha hafif oldukları içi, özellikle savaş arabalarında kullanıldı. Tekerleğin daha hızlı dönmesini sağlayan göbek takımlarıysa, İ.Ö. 100 dolaylarında geliştirildi. Çömlekçi Tekerleği Eski Yunanlılar ve eski Mısırlılar İ.Ö. 300'e doğru ayakla iterek çevrilen çömlekçi tekerleğini (çarkını) icat ettiler.Diskin belirli bir ağırlıkta olması, düzenli bir hızla dönmesini sağlamaktaydı. Fransa ve Almanya'da yaşayan keltler. İ.Ö. 100 dolaylarında, basit dingil milleri bulunan atlı arabalar yaptılar. Dingil ile tekerlek göbeği arasına takılmış deri gömleklerden oluşan bu miller, sürtünmeyi azaltarak tekerleğin daha kolay dönmesini sağlıyordu.... Devamı

BİRA NEDEN YAPILIR TARİHÇESİ

2013-11-29 20:40:00

Arpa ve şerbetçiotu ile hazırlanan hafif alkollü (% 2-6) bir içkidir. Bugün çoğunlukla arpadan hazırlanmakta olan ve en fazla tüketilen içkilerden biri olan bira, eski zamanlardan beri bilinmektedir. Orta Asyadan Dünyaya yayılmıştır. Orta Asya'da bulunan Türkler, bugün biranın anası sayılan ve darıdan hazırladıkları <>yı  kullanmışlardır. Bu içki, İran ve Mezopotamya yolu ile Mısır'a yayılmıştır. Mısır'da bozanın yapımında esaslı değişiklik olmuş ve bugün kullanılan bira tekniğine yakın bir teknikte yapılan bira meydana getirilmiştir. Mısır'da tekniği çok gelişmiş olan bira, buradan Yunanistan'a, Roma'ya geçmiş ve XIV. XV. yüzyıllarda yeni bir gelişmeye uğradıktan sonra bugünkü şeklini almıştır. Bira yapılacak arpa ayrı bir tiptir. Bu arpaların nişastası çok, azotlu maddelerinin az olması gerekmektedir. Bugünkü bira yapımı dört safhada tamamlanmaktadır: 1- Malt'ın hazırlanması: Arpada bulunan ve bira yapımında önemli rolleri olan enzimleri geliştirmek, bira tanelerini kolayca şeker alabilir bir duruma getirmek için yapılmakta olan bu işlemlerde, arpalar yabancı maddelerden temizlenir ıslatma işlemi uygulanır ve arpalar çimlendirilir. Bundan sonra arpalar kurutulur. Kurutulmuş olan arpa taneleri değirmenlerde un haline getirilir. 2- Malt şerbetinin hazırlanması: Un haline getirilmiş olan arpalar, su ile sıcakta şekerlendirilir. Hazırlanan malt şerbeti büyük süzgeçlerden geçirilerek süzülür. 3-  Kaynatma ile şerbetçi otunun katılması: Süzülen malt şerbeti özel kazanlarda kaynatılır. Bu kaynatma sırasında kazana şerbetçiotu katılır. Elde edilen bu koyu sıvı, soğuk borulardan geçirilerek soğumaya terk edilir. 4-Mayalandırma: Soğuk olarak elde edilen bu sıvı, bira mayas... Devamı

ARTEZYEN KUYUSU HAKKINDA BİLGİ

2013-11-29 20:37:00

     Bir kuyu kazıldığında, bulunan su genellikle toprağın çok altındadır ve bir tulumbayla ya da uzun bir ipin ucuna bağlı bir kovayla suyu yukarı çekmek gerekir. Ama bazı kuyulardaki su fışkırarak kendiliğinden yüzeye çıkar. Tulumba gerektirmeyen bu tür kuyulara artezyen kuyusu denir. Artezyen kuyuları basınçlı yeraltı sularının bulunduğu yerlerde açılabilir. Suyun fışkırmasını sağlayan basınç, çakıl ya da kum gibi gevşek ve geçirgen bir katmanın sert ve geçirimsiz iki kayaç katmanı arasında sıkışmasından doğar. Ortadaki gevşek katmanda suyu tutabilen boşluklar ya da gözenekler vardır. Daha alttaki geçirimsiz kayaçtan geçemeyen sular bu orta katmanda birikir. Bu üç katman düz ya da yatay durumda olduğunda, yağmur ve eriyen kar suları üstteki geçirimsiz katmandan alttaki kum ya da çakıl katmanına doğru sızamayacağı için yeraltı suları oluşmaz. Bu durum, yere paralel duran boruya yukarıdan su dökmeye benzer; bu koşullarda su borunun içine giremez. Ama borunun bir ucu yukarıya doğru hafifçe kaldıracak olursa, üstteki bu açık uçtan borunun içine su girebilir. Geçirimsiz iki kayaç katmanı ile ortadaki gevşek ya da gözenekli katman için de aynı şey geçerlidir. Bu katmanlar bir tepenin yamaçlarında ya da bir vadinin iki yakasında bulunuyorsa, yağmur ve kar suları orta katmanın tepeye yakın olan ucundan kolayca içeri sızabilir. Bir artezyen kuyusu açmak için, tepenin yamaçlarında ya da vadinin tabanında herhangi bir yer seçilerek, üstteki geçirimsiz katmandan suyun bulunduğu katmana kadar inen bir "sondaj deliği" açılır. Orta katmanda sıkışmış olan su bu basıncın etkisiyle yükselir ve bir çıkış noktası bulduğu için sondaj deliğinden d... Devamı

CELALİ AYAKLANMALARI NEDENLERİ VE SONUÇLARI

2013-11-25 16:08:00

    16 ve 17. yüzyıllarda, Anadolu'da toplumsal ve ekonomik yapının bozulmasından kaynaklanan ayaklanmalardır. Celali adı, 1519'da Yavuz Sultan Selim döneminde devlete başkaldıran Bozoklu (Yozgat) Şeyh Celal'in adından kaynaklanmıştır. Dinsel görünümlü olan Şeyh Celal Ayaklanması önce Tokat yöresindeki Alevi-Türkmen halk arasında başladı. Devletin vergi toplayan memurlarının artan yolsuzluklarına karşı doğan hoşnutsuzluk kısa sürede binlerce çiftçinin bu ayaklanmaya katılmasına yol açtı. Köylerden kasaba ve kentlere yayılan ayaklanma kanlı bir biçimde bastırıldı. Şeyh Celal Anadolu halkı arasında büyük ün kazandı. Bundan sonra Anadolu'da çıkan ayaklanmalara Celali ayaklanması, ayaklanmacılara da Celali dendi. Celali sözcüğü zamanla bir Osmanlı tarih terimi niteliği kazandı. En büyük Celali Ayaklanmaları 16. yüzyıl sonlarıyla 17. yüzyıl başlarında ortaya çıktı. 16. yüzyıl ortalarında Osmanlı Devletinde başlayan ekonomik ve toplumsal bunalım ayaklanmaların temel nedenidir. Büyük coğrafi keşifler sonucunda Anadolu ve Akdeniz üzerinden geçen uluslararası ticaret yolları eski önemini yitirdi. Buna bağlı olarak da Osmanlı Devletinin bu ticaretten elde ettiği gelir azaldı. Kanuni Sultan Süleyman döneminde (1520-66) başlayan ekonomik gerileme devlet gelirlerinin azalmasına, paranın değer yitirmesine, büyük bir işsiz kitlesinin ortaya çıkmasına yol açtı. Güçlenen Avrupa devletleri karşısında fetihlerin durması devletin savaş ganimetlerinin azalmasına ve savaş giderlerinin artmasına neden oluyordu. Devlet, gelirini çoğaltmak için vergileri artırdı. Artan vergileri ödeyemeyen köylüler işledikleri toprakları bırakmaya başladılar. Devlet paraya olan gereksinmesini giderme... Devamı

VERTİGO NEDİR VERTİGO BELİRTİLERİ

2013-11-25 16:03:00

  Toplum içinde iç kulak kristallerinin yerinden oynaması olarak bilinen ; Benign Pozisyonel Paroksismal Vertigo  (BPPV) başın pozisyonuyla aniden başlayan, kısa süren ve tüm dünyanın başınıza yıkılması gibi bir his veren baş dönmesi halidir. İç kulak bir denge organıdır. Buradaki kanallarda gözle görülmeyecek kadar küçük, kum tanesi gibi partiküller vardır. Darbe, uzun süreli yolculuk, geçirilmiş üst solunum yolu enfeksiyon- ları gibi birçok nedenle bu kristaller yerinden oynar ve denge sistemini uyarır.Bazı baş hareketlerinde bu kristaller yer değiştirerek, baş dönmesi atağına neden olur. İç kulak kristallerinin oynamasıyla oluşan baş dönmesi tüm baş dönmelerinin yüzde 30'unu oluşturmaktadır. Baş dönmeleri içerisinde en sık görülenidir. Bütün yaş grublarını etkileyen ve bu kadar yaygın bir hastalık olmakla birlikte ülkemizde hala yeterince tanınmamakta ve hastalara gereksiz tedaviler uygulanmaktadır. Ani başlayan ve saniyeler süren siddetli baş dönmesine; hızlı göz hareketleri, bulantı, kusma,çarpıntı, terleme gibi belirtileri bulunur.Doğru tanı ve tedavi için şikayetler ortaya çıkar çıkmaz bir kulak Burun boğaz uzmanına görülmesinde faydası vardır.... Devamı

FERMAN NEDİR OSMANLIDA FERMAN

2013-11-25 16:01:00

FERMAN NEDİR OSMANLIDA NASIL DÜZENLENİRDİ ?     Eskiden padişahlar tarafından verilen yazılı emir. Fermanlar, her hangi bir işin yapılması, bir kimseye valilik, serdarlık gibi büyük vazifelerin, nişan, rütbe ve çeşitli imtiyazların verilmesi üzerine tanzim olunurdu. Fermanlar, <<divani>> denen yazı ile yazılır ve başlarında padişahın <<tuğrayı hümayun>> denen tuğrası bulunurdu. Bir ferman şu şekilde düzenlenirdi: 1- Ferman kelimesi yazılır, 2-Fermanın çıkarıldığı kimsenin adı, 3- Fermanın amacı, ne için verildiği, emredilen işin özelliği bulunur, 4- Bu işin yapılması için dua ve övgülü sözler ya da gerekli tehdit cümleleri bulunur, 5- Sonunda padişahın tuğra ve imzasına güvenilmesi bildirilir, 6- En altında da verildiği tarih ve gönderildiği yer yazılırdı.... Devamı

DÜNYANIN EN ZEKİ ÇOCUKLARI KİMLERDİR

2013-11-06 15:22:00

  KIM UNG- YONG 4 yaşında üniversiteye gitti, 15 yaşında doktorasını yaptı 1962′de Kore’de doğan Kim Ung-Yong isimli bu süper dahi, dünyanın en zeki insanı olarak Guinnes Rekorlar Kitabı’na girdi 4 yaşında üniversiteye gitmekle kalmayan büyük deha, aynı zamanda o yaşlarda Japonca, Korece, Almanca ve İngilizce dillerine de hakim olmasıyla ayrı bir rekor kırıyor 5 yaşına bastığında en zor integral ve diferansiyel denklemleri çözebilen dahinin IQ’su 210′un üzerinde olarak biliniyor 3 yaşında Hanyang Üniversitesi’nden kabul alan Yong, 6 yaşına kadar fizik bölümünde misafir öğrenci olarak okudu 7 yaşında Amerikan Havacılık ve Uzay Dairesi (NASA) tarafından Amerika’ya davet aldı ve 15 yaşını doldurduğunda Colorado Üniversitesi’nde Fizik Doktorası’nı yapmıştı  1974 yılında üniversitedeyken NASA’da araştırmalara başladı ve fizik alanından İnşaat Mühendisliği alanına geçiş yaptı 1978 yılında anavatanı Kore’ye dönen Yong’a birçok prestijli üniversiteden teklif gelmesine karşın o, yerel bir üniversitede ders vermeyi seçti   Yong, şu anda Kore’deki Chungbuk Üniversitesi’nde part-time öğretim üyesiÜstelik, inanılmaz bir tesadüf eseri olarak profesör olan ve her ikisi de aynı gün doğan anne babasıyla aynı gün doğmuştur. **   Dünyanın en zengin adamı ünvanlı Microsoft'un sahibi Bill Gates dahi çocuğu kaptı. 298 IQ'suyla dünyanın en zeki çocuğu olan 12 yasındaki Justın artık Microsoft elemanı. Birçok iş adamının peşinden koştuğu dahi çocuk aylık 15.000 $ maaşla Microsoft'ta çalışmaya ikna eden Gates'in keyfine diyecek yok... 2 YAŞINDA KEMAN ÇALIYORDU 1993 yılında New York'ta dünyaya gelen Jus... Devamı

AHKAM NEDİR AHKAM KESMEK

2013-11-02 19:01:00

Ahkam nedir? Ahkam kesmek ne demektir? Ahkam Arapça bir kelimedir. Hükümler, yargılar demektir. Teşkilat-ı esasiye ahkamı bütün şümulü ile tatbik edilecektir. (M. Kemal Atatürk) (kelime ile ilgili cümle)   Ahkam defteri: (tarih) Osmanlılarda yasa, yargı ve tüzük niteliğindeki kararların yazıldığı defter. Ahkam ile ilgili deyimler İçinde "ahkam" kelimesi geçen deyimler ve açıklamaları. Ahkam çıkarmak: (deyiminin anlamı) Kendine göre sonuç ve anlamlar çıkarmak, yersiz birtakım yargılara varmak. Ahkam kesmek: Ulu orta ve çekinmeden kesin yargılara varmak. Ahkam yürütmek: Kendine göre sonuçlar çıkarmak. Devamı

KAYYUM NEDİR KAYYIM HANGİ DURUMLARDA ATANIR

2013-11-02 18:59:00

KAYYUM NEDİR KAYYIM HANGİ DURUMLARDA ATANIR   Kayyum Nedir 1 . Hukuki anlamda; belli bir malın yönetilmesi veya belli bir işin yapılması için görevlendirilen kimse. Hukuki anlamda uygulaması şöyle: Kayyum da vasi gibi vesayet organlarından birisidir. Ancak vasi vesayet altındaki kimsenin hem kendisini gözetlemek, hem de mal varlığını yönetmek ve hukuki işlemlerde onu temsil etmek üzere atandığı halde, kayyum sadece belirli işleri görmek veya mal varlığını yönetmek için görevlendirilir. 2. Usülsüzlük yapılan özel kurumlara, şirketlere, devletin el koyduktan sonra atadığı yönetici. 3. Cami hademesi. 4. Arapça anlamı; gökleri, yeri ve herşeyi tutan. herşeyin varlık sahibi olabilmesi için gerekeni veren. Allah'ın isimlerinden. turkcebilgi.com 5. 4721 Saylı Medeni Kanun' a Göre Vasi Ve Kayyım Atanması MADDE 403.- Vasi, vesayet altındaki küçüğün veya kısıtlının kişiliği ve malvarlığı ile ilgili bütün menfaatlerini korumak ve hukukî işlemlerde onu temsil etmekle yükümlüdür.   Kayyım, belirli işleri görmek veya malvarlığını yönetmek için atanır.   Bu Kanunun vasi hakkındaki hükümleri, aksi belirtilmiş olmadıkça kayyım hakkında da uygulanır. 6356 sayılı Sendikalar Ve Toplu İş Kanununa Göre Kayyım Atanması Seçimlere itiraz MADDE 15 – (1) Genel kurulda yapılan organ ve delege seçimlerinin devamı sırasında yapılan işlemlere ilişkin olarak seçim sonuç tutanaklarının düzenlenmesinden itibaren iki gün içinde yapılacak itirazlar hâkim tarafından aynı gün incelenir ve kesin olarak karara bağlanır. İtiraz süresinin geçmesi ve itirazların karara bağlanmasından hemen sonra hâ... Devamı

ALLAHIN 99 DOKSAN DOKUZ İSMİ VE ANLAMLARI

2013-11-01 22:26:00

      Allahın 99 İsmi (ESMA-ÜL HÜSNA)       1.  Allah  O kendinden başka hiç bir ilah bulunmayan tek bir Allah'tır.     2.  er-Rahman  Esirgeyici, bütün mahlukatına rahmetiyle muamele eden (Dünyada).     3.  er-Rahim  Bağışlayıcı, sevdiklerine ve müminlere merhamet eden (Ahirette).     4.  el-Melik  Mülkün sahibi,mülk ve saltanatı devamlı olan.     5.  el-Kuddüs  Her türlü eksiklik ve ayıplardan münezzeh olan.     6.  el-Selam  Her çeşit afet ve kederlerden emin olan.     7.  el-Mü'min  Kullarına emniyet veren. Kendinin ve peygamberlerinin doğruluğunu ortaya  koyan,kullarına yaptığı vadinde sadık.     ... Devamı

BİLİNÇ NEDİR BİLİNÇ TÜRLERİ HİPNOZ

2013-11-01 22:18:00

BİLİNCİN DEĞİŞİK BİÇİMLERİ BİLİNÇ NEDİR? Bilinç, farkında olmaya karşılık gelir. Belirli bir sürede insanın kendisinden ve çevresinden haberdar olması halidir. Bilinç kapsamı içinde çeşitli düzeylerde farkında olma dereceleri vardır. Uyanıklık, uyku, rüya, hipnoz ve meditasyon insandaki bilinç durumlarıdır.   NORMAL BİLİNÇ DURUMLARI Normal bilinç durumu, bireyin kendi duyumlarının, uyarıcıların, kendi kararlarının, düşüncelerinin farkında olduğu uyanıklık durumudur. Birey, normal bilinç durumunda; - Dikkatli ve uyanıklık halindedir. - Çevresindeki uyarıcıları algılayabilir. - Onları bilgiye dönüştürebilir. Bireyin o anda kavrayabildiği duyum alanı, bilinç alanıdır; dikkatin en çok yoğunlaştığı, en iyi algılayabildiği konu ise bilinç odağıdır. Kapalı spor salonunda duyumlanan ve algılanan şeyler bilinç alanıdır; sahadaki oyuna ve oyunculara dikkatin yoğunlaştığı alan, bilinç odağıdır.   Bilince Fizyolojik Yaklaşımlar Bilinci oluşturan, beyin kabuğu ile sinirler arasındaki gidiş gelişlerdir. Bu akışın yavaşlaması ya da bozulması bilinci güçsüzleştirir ya da büsbütün ortadan kaldırır. Örneğin trafik kazası geçiren ya da zehirlenen bireyler çevre uyarıcılarına karşı duyarsız hale geldiklerinde, “bilinci kapalı” denir.   Beden ile zihin uyumlu bir bütünlük gösterir. Birbirinden bağımsız değildirler. Bedensel etkiler ruhsal durumu, ruhsal durum da bedeni etkiler. Örneğin aşırı stres yaşayanlarda mide kanaması (ülser) ortaya çıkar. Kafa travması geçiren kişi, asabi biri olup çıkabilir. İnsan kan kaybından hayatını kaybedebildiği gibi, heyecan şokundan da hayatını kaybedebilir.   Beyin işlevleri, beyinde belli davran... Devamı

HELYUM GAZININ ÖZELLİKLERİ VE NEREDE KULLANILIR

2013-10-24 19:18:00

Soy gazlar grubunda yer alan elementtir. Hidrojen dışındaki tüm elementlerden daha hafif olan helyum, renksiz, kokusuz ve tadı olmayan bir elementtir. 2 proton ve 2 nötrondan oluşan çekirdeği alfa taneciğinden başka bir şey değildir. Güneş ve yıldızların ana bileşenlerindendir. Helyum hidrojenden sonra en hafif gazdır. Başlıca helyum kaynağı doğal gazdır. İlk kez bulunduğunda Güneş’teki yeni bir element olduğu düşünülerek 1868 yılında helyum ( güneşten gelen anlamında ) adı verildi. Ramsey 1895 yılında aynı elementin uranyum filizleri çevresindeki doğal gazlar içinde de bulunduğunu saptandı. Daha sonra yapılan araştırmalar havada 1/200000 oranında helyum bulunduğunu ortaya koydu. Petrol kuyularından çıkartılan gazlarda da helyuma rastlandı. Havadan üç aşamalı işlemden sonra elde edilir. Oksijeni alınan azot ( atmosfer azotu ), kızgın lityum ve kalsiyum üzerinden geçirilince asal gazlar bulunur. Asal gazlar sıvılaştırılarak, neon ile birlikte helyum elde edilir. Helyum hidrojene göre daha yoğun olmakla birlikte, yanma ve patlama tehlikesi göstermediğinden Uçan balon yapımında kullanılır. Ayrıca solunumu kolaylaştırıcı etkisi yüzünden tıpta; gazlı leyzer yapımında, derin dalışlarda dalgıç tüplerinin içinde oksijenle birlikte helyum da kullanılır. Sıvı yakıtlı roketlerde yakıt tanklarına basınç sağlamak üzere yine helyum konulur. Sıvı helyumun H I ve H II olmak üzere iki türü vardır. H I; 2,18 derece sıcaklık altında H II’ ye dönüşür. Devamı

BEYİN VE BÖLÜMLERİ LATİNCE İSİMLERİ

2013-10-24 19:07:00

Beyin - > Cerebrum **Ön Beyin -> Proensefalon *Uç Beyin - > Telensefalon *Ara beyin - > Diensefalon **Orta Beyin - > Mezensefalon **Arka Beyin - > Rombensefalon *Beyincik -> Metensefalon *Omurilik Soğanı- > Medulla Devamı

ZEMZEM SUYUNUN ÖZELLİKLERİ VE SIRRI

2013-10-24 11:41:00

    Avrupa`da laboratuarlarda yapilan arastirmaya göre Zemzem suyu diger sulara göre cok daha az kükürt tasimaktadir Yine ayni arastirmaya göre diger sulara göre cok daha besleyicidi ve cok daha fazla mineral barindirmaktadir. Kaynagi henuz bulunamamistir. Nereden geldigi su anki teknolojiye göre bile bilinemiyor. Yakinlarinda hicbir kuyu yok ve denize de 80 km uzaklikta. Bu sartlarda suyunu denizden veya baska bir kuyudan almasi imkansiz. Nasil oluyor da yillardir suyu bitmiyor, bunu kimse bilmiyor. Açlığı gidermek için içendekinin susuzlugunu gidermek için içenin susuzlugunu giderir. Sadece 1,5 metre derinligindeki ufacik bir kuyudan çikan su, hac mevsimi boyunca milyonlarca hacinin tum su ihtiyacini karsilamakt adir ve hicbir zaman ne azalma ne de kuruma gostermemektedir. Dunya Saglik Orgutu (WHO)`nun raporlarina gore Dunya`daki en icilebilir ve saglikli sulardan biri. Amerika`da yapilan test sonuclarina gore Dunya`da icinde mikroorganizma ve bakteri bulundurmayan TEK su zemzem suyu. ... Devamı

İYİ ANNE BABA NASIL OLUNUR PÜF NOKTALARI

2013-10-24 01:36:00

Bütün anne babalar çocukları için en iyisini isterler. Ve ellerinden gelen tüm koşulları seferber etmeye çalışırlar. Ancak bu 'en iyi' kavramı aileden aileye değişir. Uzmanlar, anne ve babaların temel görevlerinin, çocuklarını rahat yaşamalarını ve hayattan mümkün olduğunca iyi yararlanmalarını sağlamak olduğunu vurguluyorlar. Bu yazıda genç anne - babalar, çocuklarına karşı ideal tutum örnekleri bulabilirler.  Çocuğunuzu olduğu gibi kabul edin Yetişkin ve çocuk arasındaki ilişkilerde gözlenen en büyük hatalardan biri, yetişkinin çocuğa tamamen 'çocuk' diye yaklaşması ve o şekilde diyalog kurması. Bu, koruyuluk anlamında elbette doğru! Neticede çocuklar deneyimsizdirler ve kolaylıkla tehlikeli durumlara girebilirler. Ancak, burada hiçbir zaman gözardı etmemek gereken bir nokta var; Çocuklar da yetişkinler gibi özerk birer insane gibi davranış görmek isterler. Yani, nasıl ki bir yetişkin konuşurken çevresindeki kişiler susup ona kulak verir veya çevresindeki kişilerden tepki almamak için, itinalı davranırlar. Çocuklar da aynı bu şekilde duyulmak ve dikkate alınmak isterler. İstemek değil; bu onların en doğal hakkı. Bu nedenle; çocuğunuzun söylediklerini dinleyin, onu ciddiye alarak konuşun, yaptıklarını önemseyin ve ihtiyaçlarını gözardı etmeyin. Unutmayın ki, bugünkü davranışlarınız yarının zeminini oluşturur. Ona empatiyle yaklaşın Hani denir ya; 'karşındaki insanın penceresinden bakabilmelisin dünyaya'. İşte bu söz gerçekten doğru! Özellikle anne – baba çocuk ilişkilerinde. Ancak, bazı insanlar olayları başkalarının açısından değerlendirmede zorlanırlar. Eğer siz de bu insan grubuna dahilseniz, kendi çocukluk dönemindeki düşünce ve duygu... Devamı

KARDEŞ KISKANÇLIĞI NASIL ÖNLENİR ÇARELERİ

2013-10-24 01:32:00

Çocuklar bir kardeşlerinin olmasını isterler ancak kardeş doğumu ile de yoğun bir kıskançlık yaşamaya ve anne babaları zorlamaya başlarlar. Önceleri sürekli kardeş isteyen bir çocuğun bu isteği gerçekleştikten sonra neden kardeşini kıskandığı hatta ona düşman gibi davrandığını anlamak zor olmalı. Oysa bu çocukların süreklilik göstermeyendeğişken olan isteklerini yansıtan dolayısıyla onların doğasıyla ilgili ipucu veren bir özellikleridir. Bu nedenle çocuk için diğer önemli kararlarda olduğu gibi kardeş isteğinin gerekliliğine de anne ve babanın karar vermesi gerekmektedir. Annenin beden ve ruh sağlığı ailenin ekonomik gücü doğacak çocuğun bakımına ilişkin sorumlulukların paylaşılması bu kararı belirleyecektir. Kardeş kıskançlığına gelince; kıskançlık insanoğlunun en doğal en evrensel duygularından birisidir. Kıskançlık sevilen kişinin başkasıyla paylaşılmasına katlanamamak olduğuna göre sevginin bulunduğu her yere girer. Sevgililer arasında belirli bir ölçüyü aşmadığı sürece sevgi gülünün dikeni sayılır. Ancak bu doğal duygu insanı kemiren bir tutku olmaya başlayınca sevgiyi gözeten bir duygu olmaktan çıkar sevgiyi yok eder. Çocuk için en değerli varlık anne olduğuna göre onu başkalarıyla paylaşmak kolaydayanılır bir duygu değildir. Sevgilisini başkasının kolunda gören bir erkekle annesini kucağında "yabancı" bir çocukla gören kardeşin duyguları pek ayrılık göstermez. Anne sevgisini yitirme korkusu daha yeni bir kardeş geleceğini öğrendiği anda içini sızlatmaya başlar. Kardeş doğumu bu ve diğer nedenlerle çocuk için zorlayıcı bir yaşam olayıdır. Gebeliğin ve yenidoğan çocuğun annede oluşturduğu bedensel güçlük... Devamı

KORKU TRENİ- HİKAYE

2013-10-20 00:09:00

Trenin raylarda çıkardığı sesler ona ninni gibi gelmiş; gözkapaklarına bir ağırlık çökmüştü. Zorla gözkapaklarını açık tutmak için kendinle mücadele etmeye başladı. Oturduğu yer, cam kenarıydı. Camdan dışarıya bakmaya başladı. Bakışları beynine gördüklerini yollamıyor gibiydi. Her şey flu, her yer griydi. Kafasını cama yasladı. Kulaklarında raylardan çıkan ses vardı. Aklına yıllar öncesi öldürdüğü iş ortağı gelmişti. Yaptığım plan mükemmeldi diye hafifçe gülümsedi. Uygulamaya koyduğu plan sonucunda, ortağı kim vurduğa gitmiş ve faili meçhul olarak tozlu dosyaların arasında yerini almıştı. Gözkapakları sonunda bu mücadeleden galip çıkmış, uykuya yenik düşmüştü. Uykusunda karanlık bir kuyuya düştüğünü ve sislerin içinden, kendisine bir elin uzandığını gördü. Ama elin sahibi karanlıkta kalmıştı. Karanlığı delercesine, meçhul kişiye bakmaya başladı. El kendine gittikçe yaklaşıyordu. Elini ona doğru uzattı. Fakat birden, bu hareketinden pişman olmuş gibi, elini geri çekti. Korkmuştu, bu el kimin diye düşünmeye çalıştı. Yeniden karanlıkta kalan elin sahibine baktı. Karanlık bulutun içindeki şahsı, yıllar önce öldürdüğü iş ortağına benzetti. O olabilir mi diye düşünmeye çalıştı. Ama kendine elini uzatan kişinin yüzü belli olmuyordu. El hala ona doğru uzanmış vaziyette havada öylece duruyordu. Birden kendisine ısrarlı bir şekilde uzatılmış eli yakaladı. Kendini yukarıya doğru çekti. Ama tuttuğu elin koptuğunu hisseti, şaşkınlıkla kopuk ele baktı. Korku dolu bir çığlık atarak, onu yere attı. Her tarafı kan olmuştu. Kopuk el ona, yıllar önce öldürdüğü kişinin, önce elini kestiğini hatırlatmıştı. Kafasını yukarıya doğru ... Devamı

Periyodik Tabloda Periyod arttıkça Değişen Özellikler Nelerdir.

2013-10-15 11:09:00

1- Aetallik artar , Ametallik azalır 2- Atom çapı artar 3- atom numarası ve kütle numarası artar 4- İyonlaşma enerjisi azalır 5-Elektron ilgisi ve elektronegatiflik azalır 6-iletkenlik artar 7- hem asitlik hem bazlık artar ŞİFRESİ ''E''>>ELEKTRONEGATİFLİK ELEKTRONİLGİSİ ''M''>>METALLİK ''A''>>AMETALLİK ''Ç''>> ÇAP ''İ''>> İYONLAŞMA ENERDEJİ Devamı