cengizdamar 23 Takipçi | 0 Takip
Kategorilerim

NEDİR

BURÇLAR VE FAL

DEĞERLİ TAŞLAR

SANAT

KADINLAR VE EKEKLER

HATTUŞAŞ YANYOR-TARİHİ ROMAN

TARİH

Şiir

Sağlık

Öykü

DİN DERSİ

Haber

Ünlüler

Bilim

Aşk

Spor

Eğitim

Hobi

EDEBİYAT

Müzik

Hayvanlar

Yaşam

VÜCUDUMUZ VE ORGANLARIMIZ

PADIŞAHLAR

CENGİZ DAMAR-ŞİİRLER

CENGİZ DAMAR-MAKALELER

CENGİZ DAMAR-ÖYKÜLER VE HİKAYELER

ÜNLÜ RESSAMLAR

COĞRAFYA TÜRKİYE

BİTKİLER

MASALLAR

ATATÜRK

MATAMATİK- GEOMETRİ

OSMANLI İMPARATORLUĞU

SİLAHLAR

DİL BİLGİSİ -TÜRKÇE

(adsbygoogle = window.adsbygoogle || []).push({});
Diğer İçeriklerim (1408)
Tüm içeriklerim
Takipçilerim (23)

ELMA İLE İLGİLİ ATASÖZLERİMİZ VE AÇIKLAMALARI

2013-12-25 20:45:00

ELMA İLGİLİ ATASÖZLERİMİZ VE AÇIKLAMALARI Yarım elma gönül alma Sunulan armağan küçük de olsa, gönül almaya yeter. Çünkü önemli olan dostlarımızı unutmadığımızı, hatırladığımızı ortaya koymaktır. Elmayı heybenden, Eşeği semerden eksik etme. Elmanın faydalı olduğunu belirtmek için, ( Heybe= Çanta)  Eksik etmemizi. Eşeği ise semersiz binilmeyeceği için, Eşeğide semersiz bırakmamak lazım geldiğini bu Atasözümüz de belirtilmiş. Elma yanak kızartır. Hastalık yanak soldurur.  Bu Atatsözümüzün anlamıda: Elmanın sağlığımıza iyi geldiği anlatılmaktadır. Elmayı yemem deme, Yaşını sakın söyleme. Elma yiyenlerin, uzun yaşadığını anlatan, Atasözümüz.  Elmanın dibi göl, armudun dibi yol (olmalı): 1. Elma ağacı sulak yerde, armut ağacı ulaşılabilecek yerde olmalı. 2. Her kişi ve olay özelliğine göre ayrı bir davranış gerektirir. Elmayı çayıra, armudu bayıra: Elma fidanını düz ve sulak yere, armut fidanını bayıra, su tutmayan yere dikmeli. Elmayı soy da ye, armudu say da ye: Elma kabuğu soyularak yenmeli, armut ise çok yenmemelidir. 2. Her işi yoluna, yöntemine göre yapmak gerekir. ELMA İLE İLGİLİ DEYİMLER Elma yanak: Kırmızı yanak anlamı taşır. Elmanın yarısı o, yarısı bu: Birbirine çok benzeyen kimseler için kullanılır. ... Devamı

NAMAZ KILARKEN OKUNAN DUALAR VE ANLAMLARI

2013-12-24 08:19:00

NAMAZLARDA OKUNAN DUALAR Önemli Açıklama:  Kur'an okumasını bilmeyenlere ezberlemede kolaylık olsun diye sûre ve duaların okunuşları Türk harfleri ile de yazılmıştır. Ancak, Kur'an alfabesindeki bazı harflerin Türk alfabesinde karşılıkları olmadığından sûre ve duaların yeni harflerle doğru olarak öğrenilmesi mümkün değildir. Bu sebeple sûre ve duaları, iyi bilen bir öğreticinin ağzından dinleyerek yanlışsız öğrenmek gerekir. Namazın farzlarından biri de Kur'an okumaktır. Manası bozulacak şekilde Kur'an'ın yanlış okunması halinde namazın bozulacağı düşünülürse, namaz surelerini doğru ezberlemenin önemi daha iyi anlaşılır. Sübhâneke: Namazlarda ayakta iken okunur. Okunduğu yerler: 1) Her namazın ilk rek'atinde iftitah tekbirinden sonra, 2) İkindi namazının sünnetinde üçüncü rek'ate kalkınca fatihadan önce, 3) Yatsı namazının ilk sünnetinde üçüncü rek'ate kalkınca fatihadan önce, 4) Teravih namazı dört rek'atte bir selâm verilerek kılınıyorsa üçüncü rek'ate kalkıldığı zaman fatihadan önce. 5) Cenaze namazında birinci tekbirden sonra. Okunuşu: Sübhânekellâhümme ve bi hamdik ve tebârakesmük ve teâlâ ceddük (ve celle senâük) ve lâ ilâhe ğayrük. Anlamı: Allahım! Sen eksik sıfatlardan pak ve uzaksın. Seni daima böyle tenzih eder ve överim. Senin adın mübarektir. Varlığın her şeyden üstündür. Senden başka tanrı yoktur. NOT: Parantez içindeki "Ve celle senâük" cümlesi cenaze namazında okunur. Ettehiyyâtü: Okunduğu Yerler: Namazların her oturuşunda okunur. Okunuşu: Ettehiyyâtü lillâhi vessalevât... Devamı

KISKANÇLIĞI YENMEK İÇİN NE YAPMALIDIR

2013-12-24 08:17:00

  İşte içinizdeki kıskançlık canavarını kontrol altında tutabilmeniz için düşünmeniz gerekenler Psikologlar genellikle deliliğin yakın kuzeni diye adlandırıyor Kökeni ne olursa olsun romantik kıskançlık genellikle gerçek temellere dayanmaz ve bizi tamamen kaybetmişiz gibi hissetmemize sebep olur Eğlenceli değil Muhakeme yeteneğimiz olması sevindirici Pozitif düşüncenin gücü: Bir kıskançlık krizini kontrol edemeyebilirsiniz ama biraz da yoğunlaşma ile düşüncelerinizi daha mutlu bir yere götürebilirsiniz Psikolog Ayala Pines Romantic Jealousy'nin yazarı eski mutlu zamanlara konsantre olmayı öneriyor "Sevgilinizin en son yaptığı güzel şey ya da kendinizi harika hissetmenize sebep olan güzel bir şey" gibi Kalıcı bir çözüm değil ama elinizdeki kadehin içindekini diğer kadının suratına fırlatmamanıza yarayabilir İkinci bir fikir sorun: Kıskançlık krizinizi sevgilinizin gözleri önüne sermeden önce mutlaka ikinci bir fikir edinin; bu en yakın arkadaşınız olabilir Sizin göremediğiniz ayrıntıları fark eder ve tarafsız davranmanıza yardımcı olur Kendi kıskançlık ucubenizi sahiplenin: Kıskanç bir insan değilmişsiniz gibi davranmaktan vazgeçin çünkü kabarıp kabarıp daha yıkıcı bir patlama ile bitmesi muhtemeldir Bunun yerine kıskançlığınızı tetikleyen insan/durumla ilgili sorular sormaya başlayın, Neye benziyor, ondan etkilendi mi, ne hakkında konuştular? Zamanla, bu soruları suçlayıcı bir tavırla değil, doğal bir tavırla soracak kıvama geleceksiniz Bebek adımları. Rakibinizi tanıyın: Partnerimizin bir başkası ile birlikte kaçtığını düşündüğümüzde bize tercih edilenin Tanrının yarattığı en mükemmel canlılardan biri olduğunu düşünmemiz komik. Halbuki ... Devamı

ANKARA ANADOLU MEDENİYETLER MÜZESİ HAKKINDA BİLGİ

2013-12-24 08:15:00

Anadolu Medeniyetleri Müzesi, Atpazarı olarak isimlendirilen semtte, Ankara Kalesi'nin dış duvarının güneydoğusundaki yeni işlev verilerek düzenlenmiş iki Osmanlı yapısında yer alır. Bu yapılardan biri Mahmut Paşa Bedesteni, diğeri Kurşunlu Han'dır. Bedestenin; Fatih dönemi baş vezirlerinden Mahmut Paşa tarafından 1464-1471 tarihleri arasında yaptırıldığı tahmin edilmektedir. Kitabesi yoktur. Kaynaklarda Ankara sof kumaşlarının buradan dağıtıldığı yazılıdır. Yapının planı klasik tiptedir. Ortada 10 kubbe ile örtülü dikdörtgen planlı kapalı mekân, karşılıklı yerleştirilen üstü beşik tonozlarla örtülü 102 dükkândan meydana gelen bir arasta ile çevrilmektedir. Kurşunlu Han, tahrir defterlerine, sicil kayıtlarına dayanan son araştırmalara göre Fatih dönemi baş vezirlerinden Mehmet Paşa'nın İstanbul'un Üsküdar Semti'ndeki imaretine vakıf olarak yaptırılmıştır. Kitabesi yoktur. 1946 yılındaki onarımda II. Murat'a ait sikkeler ele geçirilmiştir. Bu buluntular, hanın 15. asrın ilk yarısında var olduğunu kanıtlar niteliktedir. Han, Osmanlı Devri hanlarının tipik plan karakterinde olup ortada avlu ve revak sırası ile, bunları çeviren iki katlı odalardan oluşur. Zemin katta 28, birinci kata 30 oda yer alır. Odalar ocaklıdır. Odanın batı ve güney yönlerinde yer alan bodrum katta "L" tipinde bir ahır kısmı mevcuttur. Hanın kuzey cephesinde 11, doğu cephesinde 9 ve giriş eyvanı içerisinde karşılıklı yerleştirilen 4 dükkân yer alır. Hanı yaptıran Mehmet Paşa, 1467 yılında bedesteni yaptıran Mahmut Paşa'nın azlinden sonra başvezir olmuş ve 1470 yılına kadar görevde kalmıştır. Üsküdar'da cami, imaret ve medresesi olup kendisi orada gömülüdür. Bugün müzeyi oluşturan bu iki yapı, 1881 yılındaki son yangından sonra terkedilmiştir. ... Devamı

ÇOCUK EĞİTİMİNDE RENKLERİN ÖNEMİ

2013-12-24 08:13:00

  Günlük hayatımızda bizi en çok oyalayan konulardan biridir renkler. Ne renk giysek, ne renk boyasak, ne renk alsak, hangi renk yakıştı, hangisi uymadı?... Düşüncemizi işgal ettiği kadar psikolojimizi de etkiler renkler. Halet-i ruhiyemize göre seçtiğimiz renklerin değiştiğini farketmişsinizdir ya da kullanılan renge göre ruh halimizin değiştiğini. Renkler aynı şekilde ve belki de daha fazla etkiler çocukları da.  Çocuklar dış uyaranlara bizden çok daha fazla duyarlıdırlar. Çünkü dünya onlar için yenidir. Etraflarındaki her şeye fazlasıyla dikkat ederler. Özellikle küçük yaşlarda dünyayla aralarındaki en güçlü bağ gözleridir. Renkli ve hareketli nesneler dikkatlerini çeker. Resimli kitaplara bakmaktan hoşlanırlar. Dış dünyaya bu kadar ilgili olan çocuklara renklerin etkisi de küçümsenemez.  İsterseniz öncelikle genel olarak renklerin anlamları ve etkilerinden bahsedelim:  KIRMIZI: İştah açıcı özelliği vardır. Gıda firmalarının birçoğunun logo ve tabelalarında ağırlıklı olarak kırmızıyı tercih etmelerinin sebebi budur. Kırmızı aynı zamanda kan basıncını ve adrenalini artırır. Psikolojik olarak uyanık ve tetikte olmayı teşvik eder. Parlak tonları ve fazla kullanımı aşırı uyarıcılığı dolayısıyla gerginliğe sebep olabilir.  TURUNCU: Psikolojik olarak neşeyi teşvik eder.  SARI: Geçicilik ve dikkat çekiciliğin sembolüdür. Taksilerin sarı olmasının sebebi budur. Psikolojik olarak olumluluk ve canlılık özellikleri vardır. Uçuk tonları karanlık odalara ışık verir, neşeli bir renktir.  PEMBE: Rahat hissettirme etkisi vardır. Kasları gevşetir, duyguları geliştirir. Doğuya bakan odalarda, bebeğin daha erken uyanmasına neden olabilir.  YEŞİL: Güven verir, yarat... Devamı

SAÇLAR NEDEN YAĞLANIR YAĞLI SAÇLARIN BAKIMI

2013-12-24 08:11:00

  Saçlar neden yağlanır? Yağlı saç diye bir şey yoktur. aslında saçlı deri yağlıdır ve bu yağ saçları da yağlandırır. Düz saçlı kişilerde saçlı deriden salgılanan yağ gün içinde saçlara hızla yayılır. fakat çok kıvırcık saçlı kişilerde yağ saçlara doğru az yayılır. Daha çok düz saçlı olan Asya ırkında saçlar genellikle düz olduğundan yağlanma problemi daha sık iken, zencilerin saçları daha kıvırcık olduğundan çoğunlukla kurudur. Yağlı saçlar nasıl tedavi edilmelidir? Özellikle yağlı saç derisinin, sağlığını kazanması için kullanılacak şampuanın çok dikkatli seçilmesi gerekir. Yağlı saçı tedavi etmenin yolu saçlı derideki yağı uzaklaştırmaktır. Yağlı saçlar için kullanılan şampuanlar, yağı arıtmak için ağır surfaktanlar içerirler. Surfaktanlar yağı ve sudaki kiri uzaklaştırırlar. Saçlar ne sıklıkla yıkanmalıdır? Bir çok kişi şampuanların saçlı deriyi değil saçları yıkadığını düşünmektedir. Aslında şampuanlar saçlı deriyi temizlemek ve saçın sağlığını korumak için üretilmişlerdir. Bu nedenle şampuan seçimi saçlı deriye göre yapılmalıdır. Yağlı saçın çok sık yıkanması, aslında saç derisindeki yağ hücrelerinin daha fazla çalışmasına , bu da daha fazla yağlanmaya neden olabilir . Aşırı yağ salgısı olan saçlar bir günde , hatta birkaç saatte yağlanabilir. Ama kesinlikle saçlar günde bir den fazla yıkanmamalı, hatta yıkama sıklığı gün aşıya çekilmeye çalışılmalıdır. Saçlarınızı her gün yıkayacaksanız her gün kullanılan çok yumuşak bir şampuanla birlikte; haftada bir kullanmak üzere derin temizl... Devamı

SU ÇİÇEĞİ NEDİR NASIL BULAŞIR

2013-12-24 08:06:00

Su çiçeği hapşırık, öksürük gibi yollarla iletilen çok bulaşıcı bir hastalıktır Hastalığın kuluçka süresi ise tipik olarak 14-16 gün olmakla beraber, 9-21 gün arasında da olabilir  Hastalığın belirtileri ve seyri ise şu şekildedir: cilt ve mükoz membranlarda gruplar halinde görülen ciltten kabarık, içi sıvı dolu kesecikler tarzında döküntü ve ateştir Döküntü baş veya gövdeden başlayıp kol ve bacaklara yayılırÖzellikle başlangıçta çok kaşıntılı olabilir Döküntüler 5-14 gün arasında kabuklanarak bu kabuklar düşer  Su çiçeğinde dikkat edilmesi gereken konulardan biri ciltteki döküntülerin bakterilerle enfekte olabilmesidir Bu nedenle kaşımanın önlenmesi için cilde ilaç (losyon) uygulanması, ellerin sık yıkanmasına çok dikkat edilmelidirÇocuğun cilt lezyonlarını yolmaması sağlanmalıdır Ayrıca  pnömoni (zatürre), beyin ödemi gibi komplikasyonlar izlenebilir  Hasta ile temastan sonra ciddi ve hayatı tehdit eden hastalık geliştirme riski taşıyan bireylere acil olarak bağışıklık oluşturmak için VZIG(varicella-zoster immün globulini) verilmelidir  yenidoğan bebek (annede doğumdan 5 gün öncesinden 2 gün sonrasına dek bu hastalık ortaya çıkmışsa) bazı prematüre (erken doğan) bebekler daha öce suçiçeği geçirmemiş hamile kadınlar bağışıklık sistemi bozukluğu olan bireyler Su çiçeği aşısı: Aşı ile bu hastalıktan korunma sağlanabilir Ülkemizde suçiçeği öyküsü olmayan 12 ay -12 yaş arasındaki çocuklara tek doz, 13 yaş ve üzerindeki adolesan ve erişkinlere de s... Devamı

ÇOCUKLARDA DAVRANIŞ BOZUKLARI NELERDİR

2013-12-23 11:05:00

· Alt Islatma · Dışkı Kaçırma · Parmak Emme · Tırnak Yeme · Çocukta Tikler · Yalan Söyleme · Çalma- Hırsızlık başlıkları altında sıralanabilir. Bu davranışlar günlük yaşamda aşırıya gittiği zaman ve görülme sıklığı normal görülme sıklığından fazla olduğu zaman bir uzmanın yardımına başvurulması gereklidir. Çocuklardaki normal dışı davranışlar için tanıyı koyan kişinin öncelikle bu yaş için neyin normal olduğunu bilmesi gerekir. Eğer davranışlar bir bozukluk olarak sınıflandırılırsa bu davranışlar bir psikoloğun yardımı eşliğinde tedavi edilebilecek davranışlardır. Alt Islatma Genellikle çocuklar mesane kontrolü gerçekleşinceye kadar, yani ortalama olarak 2-3 yaşlarına kadar geceleri altlarını ıslatırlar. Gündüz kontrol 2 yaş dolaylarında, gece kontrol ise 3,5-4,5 yaşları arasında kazanılır. Çocukların hemen hepsinin idrar ve dışkı kontrolünü kazandıkları 4 yaşından sonra hala kaçırmanın devam etmesi “alt ıslatma” adını alır. Ortalama 4-5 yaş çocuklarının tümünün % 15 kadarı altını ıslatır. Çocuklardaki altını ıslatmaların yaklaşık % 80’i gece, % 5’i gündüz görülmektedir. Bu oran okul çağında bir miktar azalmakla birlikte çocukluğun ortalarına, hatta ergenliğe kadar devam ettiği görülür. Her yaş için “alt ıslatma” erkeklerde kızlara oranla iki kat daha fazladır. Alt ıslatma iki biçimde görülebilir. Bunlardan ilki, birincil alt ıslatmadır ki bu, sinir-kas kontrolünün gelişmesindeki gecikmeden kaynaklanabilir ve doğumdan başlayarak süregelir. Bu gecikme, anne babanın düzensiz ya da yetersiz tuvalet eğitiminin bir sonucu olarak da oluşabilir. Tuvalet eğitimine erken başlama ve t... Devamı

ÇOCUK EĞİTİMİNDE CEZA VARMIDIR

2013-12-23 11:01:00

önce bir kez ikaz edilir, eğer aynı davranışı sürdürürse, ona önceden belirlenmiş bir odaya ya da odanın bir köşesine gitmesi, orada bir süre, genellikle de bir sandalyede sessiz bir biçimde beklemesi söylenir. Eğer oraya gitmemekte direnirse, kucaklanarak oraya götürülür ve bir süre orada kalması sağlanır. Bu cezanın neden verildiği birkaç cümle ile ona anlatılmalıdır. Çocuğun bekletildiği oda ya da yer çocuk açısından herhangi bir tehlike içermemelidir.  Çocuğun orada bekleme süresi kabaca her yaş için 1 dakika olarak belirlenir (Örneğin, 4 yaşında bir çocuk için 4 dakika gibi). Eğer ceza süresi çok uzun tutulursa, çocuk neden oraya konulduğunu bir süre sonra unutacaktır.  Ceza süresi için saat kurulur, saat çaldığında çocuğa cezasının bittiği söylenir. Çocuk bu süreyi uslu bir biçimde tamamlarsa, sevecen bir biçimde kucaklanır ve "Tatlım, cezalı olduğun için orada kalmak zorundaydın" gibi sözler söylenir ve olay orada kapanır. Bu durumu çocuk ile tartışmak gerekirse en az birkaç dakika geçmesi beklenmelidir. Eğer ceza süresi içinde çocuk gene bağırır çağırır ve olayı protesto ederse, saat yeniden kurulur ve süre baştan başlatılır. Bu yöntemle, genellikle 2 hafta içinde çocuk uyum sağlamayı öğrenecektir.  • Davranis ödülün ortamdan kaldirilmasi ile sonuclanir..(..sokaga cikma yasagi gibi..)  Mantıklı bir sonuç çıkarmak her zaman mümkün olmayabilir. Çocuk ebeveyni dinlememekte ısrar ediyorsa, çocuğa çok istediği başka bir şeyin kısıtlanacağı söylenebilir. Ancak bu yöntem uygulanırken bazı noktalara dikkat edilmelidir: Beslenme gibi &... Devamı

HALK ŞAİRİ KAYIKÇI MUSTAFA KİMDİR HAYATI

2013-12-18 14:46:00

17 yüzyıl halk şairlerimizden biri olan Kayıkçı Kul Mustafa, Cezayir'den Bağdad'a dek çeşitli beldeler dolaşmış, savaşmış, savaşlara destanlar, yenilgilere, şehitlere ağıtlar düzmüş bir Yeniçeri ozanı Kayıkçı Kul Mustafa'nın doğum ölüm yıllarını bilemiyoruz Yaşamı üzerine de açıklayıcı bilgilerden yoksunuz Ölümünün, Abaza Hasan Paşa'nın ayaklanmasını dile getiren destandan, 1659'dan sonra olduğu sanılıyor Böylece Kayıkçı Kul Mustafa'nın 17 yüzyılın ilk yarısında yaşadığı ileri sürülüyor Kayıkçı Kul Mustafa'yla ilgili bilgilerimiz, onun şiirlerinden çıkarıldığınca şöyle özetlenebilir: Murat Reis'in ölümü (1609) dolayısıyla söylediği ağıt Buradan "Kayıkçı" sanını Cezayir'de bulunduğu sırada, görevinden ötürü aldığı sanılıyor Padişah 2 Osman'ın bir ayaklanma sonucu öldürülmesini anlatan şiiri, Şah 1 Abbas'ın Bağdad'ı ele geçirişi, 4 Murat'ın 1630'da Bağdad'ı kuşatması üzerine yazdıkları Murat Reis'in ölümünden sonra 4 Murat'a "kul" olduğu, olayların içinde yaşadığını, yaşadığı olayların da şiirini söylediğini açıklıyor Bunların içinde en ünlüsü "Genç Osman Destanı"dır "Genç Osman", 4 Murat'ın Bağdad'ı kuşatmasında bir birlik komutanıdır Yapılan saldırı sırasında kaleden atılan oklarla yaralanıp, Dicle'ye düşmüş, boğularak ölmüştürYanlız Genç Osman eserinin asıl sahibi değildirGencosman Destanını ölmeden önce yeni çeri ozanlarımızdan birisi yazıyorduÖldükten sonra son kısmını Kul Mustafa tamamlayarak eserin Kul Mustafaya ait olduğu bilindi Kayıkçı Kul Mustafa'nın bu olayla ilgili olarak söyle... Devamı

İSKANDİNAVYA NERESİDİR İSKANDAV ÜLKELERİ HANGİSİDİR

2013-12-18 09:43:00

duğu bir coğrafyadır. Danimarka, İsveç ve Norveç İskandinav ülkeleridir. Bu ülkeler ile be İskandinavya, Kuzey Avrupa'daki ülkelerin oluşturraber, Finlandiya, İzlanda, Faroe Adaları, Grönland ve Aland Kuzey ülkelerini oluştururlar. Bu ülkelerin dilleri Fince dışında biribirine benzemektedir. Bu dillere İskandinav dilleri denir. Danimarka'nın Danca, Norveç'in Norveççe, İsveç'in İsveççe, İzlanda'nın İzlandaca dillerini kullanmaktadırlar. Norveç, Avrupa'nın en zengin ülkelerinden biridir. Petrol ihracatçı ülkesi olması, balıkçılık faaliyetleri ve İngiltere ile ilgili tutumları yüzünden, Avrupa Birliği'ne katılmamıştır. İzlanda da AB üyesi değildir. Danimarka 1973'te AB'ye girmiştir. Danimarka'ya bağlı Grönland adası 1979 yılında AB'den referandum ile ayrılmıştır. İsveç ve Finlandiya ancak 1995'te tarafsızlık politikasından vazgeçerek AB safına katılmışlardır. ... Devamı

MUTANT NEDİR AÇIKLAMASI

2013-12-18 09:40:00

  MUTANT NEDİR AÇIKLAMASI   Mutant, organizmaların X, Y, Z, Gama ve benzeri hiper ışınımlara maruz kalması sonucunda hücre çekirdeğindeki DNA dizilimlerinde ve sarmallarında bozulmalar sonucunda canlının fizyolojik ve biyolojik özelliklerinde gözle görülür değişmelerin görülmesidir. Sözlük Anlamları: 1.       Değişmiş gen 2.       Genetik materyalin değişmesi sebebiyle bazı fiziksel ve biyokimyasal özellikler açısından ana babasından ya da bir önceki öncü hücreden farklı olan, mutasyona uğramış birey ya da hücre. 3.       Yüksek oranda mutasyonlara sahip bir geni içeren yeni nesil canlı.   4.       Genetik materyalin değişmesi nedeniyle bazı fiziksel ve biyokimyasal özellikler açısından ana babadan veya bir önceki öncü hücreden farklı olan, mutasyona uğramış birey veya hücre. Devamı

HACCA KİMLER GİDEBİLİR DİNİ KURALLARI

2013-12-18 09:38:00

HACCA KİMLER GİDEBİLİR   Hacca gitmek; İslamın beşinci şartıdır. Mekke-i mükerreme şehrine gidip gelinceye kadar, geride bıraktığı çoluk çocuğunu geçindirmeye yetişecek maldan fazla kalan para ile oraya gidip gelebilecek kimsenin, ömründe bir kere, Kâbe-i şerifi tavaf etmesi ve Arafat’ta durması farzdır. Müslümanların özel bir zamanda bir ibadeti yapmak kasdıyla Mekke'de bulunmasıdır. Haccın vücub ve eda şartları vardır. Vücub şartları şunlardır: 1- Müslüman olmak. 2- Kâfir ülkesinde olanın, haccın farz olduğunu işitmesi. 3- Akıl baliğ olmak. 4- Hür olmak. 5- Nafakadan fazla olarak, hacca götürüp getirecek ve evindekilere yetecek kadar parası olmak. 6- Hac vaktinin gelmiş olması. [Hac vakti, arefe ve bayram günleri olmak üzere, 5 gündür.] 7- Hacca gidemeyecek kadar, kör, hasta, ihtiyar ve sakat olmamak. Eda şartları da şunlardır: 1- Hapsedilmiş veya yasaklı olmamak. 2- Hac için gideceği yolda ve hac yerinde selamet ve emniyet olması. 3- Kadının, kocasının veya ebedi mahrem akrabasından fâsık ve mürted olmayan akıl baliğ veya mürâhık bir erkekle beraber gitmesi lazımdır. Bunun yol parasını verecek kadar, kadının zengin olması da lazımdır. Hadis-i şerifte buyuruldu ki: "Kadın, yanında bir mahremi olmadan hacca gidemez!" (Bezzar) (Şafii’de, mahremsiz olarak, kadınlar farz olan hacca gidebilir. Kadının mahreminin hac yolunda ölmesi, Şafii’yi taklit etmesi için özür olur.) Erkeksiz kadın hacca gidemez. Giderse, haccı sahih olursa da, haramdır. Erkeğiyle gidince de, otelde, tavafta, say’da ve taş atarken, erkekler arasına karışması haccın sevabını giderdiği gibi, büyük günaha da girer. 4- Kadın, iddet halinde olmamak. (Vücub şartla... Devamı

AGNOSTİSİZM NEDİR AÇIKLAMASI

2013-12-15 16:52:00

    Agnostisizm 'bilinemezcilik' demektir. En sık kullanım biçimi dini inançlara Agnostik  yaklaşımdır. Bertrand Russell'ın tarif ettiği Agnostik bakış açısına göre, Tanrı'nın varlığı ve dünya ötesi yaşam hakkında, mevcut dinlerin öne sürdüğü iddiaların günümüzde  doğrulanması mümkün değildir. Dolayısıyla herhangi bir dine mensup olmak anlamsız  görülebilir. Öte yandan Agnostisizm kendini "kesinlikle tanrı yoktur" diyen Ateizmden de ayrı tutar. ... Devamı

LİONEL MESSİ KİMDİR FUTBOL KARİYERİ

2013-12-15 15:00:00

Tam isim Lionel Andrés Messi Doğum tarihi 24 Haziran 1987 Doğum yeri Rosario, Arjantin Boy 1,69 m Lakap Maradonanın halefi Kulüp bilgileri Oynadığı Kulüp Barcelona Numarası 19 Pozisyon Ofansif Forvet Alt Yapı 1995 Newell’s Old Boys Profesyonel kariyer* 1992–1995 1995-1998 2000- Grandoli Lionel Messi, 24 Haziran 1987’de Arjantin’in Rosario şehrinde dünyaya gelmiştir İspanya’nın FC Barcelona Kulübü’nün ve Arjantin Milli Futbol Takımı’nın vazgeçilmez oyuncusudur 1,69 m boyunda 67 kg ağırlığındadır Medyada sık sık “Yeni Diego Maradona” olarak nitelendirilmektedir Maradona’nın kendisi de demeçlerinde Messi için “Maradona’nın Halefi” demiştir Messi, bir çok futbol analisti tarafından Dünya’nın en iyi genç oyuncusu olarak kabul edilmektedirMessi genç yaşta futbol oynamaya başladı ve yetenekleri FC Barcelona tarafından hemen keşfedildi. 2000 yılında, Barcelona’nın ona önerdiği büyüme hormonu yetersizliği tedavisi için Rosario kentinin bir futbol kulübü olan Newell’s Old Boys’un genç takımından ayrılarak ailesiyle birlikte Avrupa’ya taşındı. İlk karşılaşmasına 2004-05 sezonunda çıkan Messi, adını La Liga rekorları tarihine bir karşılaşmaya çıkan en genç oyuncu olarak yazdırdı ve ayrıca La Liga’da bir karşılaşmada gol atan en genç oyuncu olma rekorunu da kırdı.27 Ağustos 2009 tarihinde Monaco’da yapılan Şampiyonlar Ligi kura çekimi sırasında dağıtılan Avrupa’da Yılın Futbolcuları ödül töreninde, ‘Avrupa’da Yılın En İyi Forveti’ ödülünü Denis Law’dan, ‘Avrupa’da Yılın En İyi Futbolcusu’ ödülünü ise Michael Platini’den alarak 2008/2009 sezonuna vurduğu damgayı tescillemiştir. ... Devamı

FİZAN NE DEMEK FİZAN NERESİDİR

2013-12-14 22:42:00

  Fizan (Arapçası Fezzan), 19. yüzyılda Osmanlı İmparatorluğu' nda en korkulan sürgün yeriydi. Burası, bugün Libya olarak anılan eski Trablusgarp vilayetinde, kıyıdan yaklaşık 600 km. içeride, Sahra-yı Kebir denen Sahra çölünün doğu kısmında yer alan bir vahalar topluluğuydu. Bölge, kuzeyde ve güneydedağlarla, doğuda Libya çölüyle ve batıda Sahra'nın uçsuz bucaksız çölleriyle çevrilmiş, doğal bir tecrit alanı gibiydi. Anadolu'nun yaklaşık dörtte üçü büyüklüğündeki topraklar hemen bütünüyle çöllerle kaplıydı. Bölgede yegane yaşam alanları, yeraltı su tabakasının satha yakınlaştığı çukurluklar ve vadilerdi. Fizan bu gibi yerlerde görülen ender vahalar dışında insanoğluna yaşam imkanı vermeyen, sert ve acımasız bir karektere sahipti. 19. yüzyıla kadar geleneksel olarak Trablusgarp’ta (Libya) bir eyalet, Fizan da bu eyalete bağlı bir sancaktı. 1842'de yapılan bir düzenlemeyle Fizan önce kaza haline getirildiyse de, 1866'da Trablusgarp'ı n yeni idari yapılanmaya uygun olarak vilayet ilan edilmesinden sonra yeniden onun beş sancağından biri oldu. Sancak merkezi, 19. yüzyılın ikinci yarısında nüfusu 5 bine ulaşan Murzuk'tu. Fizan, özellikle 19. yüzyılın ikinci yarısından itibaren Osmanlı İmparatorluğu ile batılı devletler arasında sahra'daki ve orta Afrika'daki sahipsiz topraklar üzerinde bir nüfuz savaşı başlaması üzerine stratejik açıdan büyük önem kazanmıştı. Trablusgarp, özellikle de Fizan, onun bir sürgün yerinden beklediği tüm koşulları mükemmel karşılayan bir yerdi. Trablusgarp ile İstanbul arasındaki bağlantı sadece deniz yoluyla sağlanabiliyordu ve ayda birkaç taneyi geçmeyen İdare-i mahsu... Devamı

KİTAP KURDU NEDİR KİME DENİR

2013-12-14 09:09:00

KİTAP KURDU: 1-Devamlı Kitap okuyan kişilere denir. (Mecaz)   2-Rutubet ve havasız ortamlarda uzun süre kalan kitaplarda oluşan ve kağıt ile beslenen kurtçuğa verilen isim.   Örnekler: Orhan tam kitap kurdu olmuş. Devamlı kitap okuyor. Kütüphanedeki kitapların çoğunu ne yazık ki kitap kurtları yemiş. Devamı

MÜFTİ KİME DENİR GÖREVİ

2013-12-10 12:14:00

MÜFTİ NEDİR ANLAMI   Fıkhî bir meselenin dinî-hukukî hükmünü açıklama, fetvâ verme ehliyetine haiz kişi, fetvâ veren anlamına gelmektedir. Devamı

YANARDAĞLAR NASIL OLUŞUR ÜLKEMİZDEKİ SÖNMÜŞ YANARDAĞLAR

2013-12-10 12:10:00

YANARDAĞLAR NASIL OLUŞUR ÜLKEMİZDEKİ SÖNMÜŞ YANARDAĞLAR   YANARDAĞLAR Yanardağların Oluşumu Yanardağlar, yeraltındaki ergimiş kayaçların ve gazların yani magmanın yer kabuğundaki açıklıklardan püskürmesi sonucu dışarıya çıkan maddenin yığılmasıyla ortaya çıkan yükseltilerdir. Dışarıya çıkan maddeler katılaşırlar ve volkanik bir kaya, volkanik bir arazi oluştururlar. Yanardağlar genellikle levha sınırı denilen yerlerde veya çevresinde oluşur. Bu levha sınırları, dünyayı parçalara bölen levhaların birbirleriyle olan sınırlarıdır.Dünyamız bir yap-boz gibi levhalardan oluşmaktadır.Levhalar,çok yavaş ama sürekli bir şekilde birbirlerine ya yaklaşarak ya da uzaklaşarak hareket ederler (İşte birbirleriyle uzaklaşan levhaların hareketleri de yanardağları oluşturabilmektedir). Yanardağların oluşumunda magma da etkindir.Magma,ergimiş haldeki mineraller ve bazı mineral kristallerinden oluşan lapa benzeri yoğun bir sıvıdır.Magmayla beraber gazlarda bulunmaktadır.Bilim adamlarına göre magmanın büyük bir kısmı Astenosferde diğer kısmı daalt manto da yer almaktadır. Yanardağların oluşum şekilleri: Yayılma Sırtı: Okyanus tabanında yanardağların oluşumunda rol oynar. Dalma-batma bölgesi yanardağları :Yanardağlar,iki levhanın çarpışması sonucu birinin diğerinin altına daldığı levha sınırlarına dalma-batma bölgesi denir.Buralarda yanardağ oluşabilmektedir.Eğer okyanusal bir levha üzerinde yanardağ oluşursa bir ada oluşturur.Bunlara volkanik ada denilmektedir.Büyüklükleri farklıdır.Bazen bir kaya parçası kadar küçük olur bazen de Hawaii gibi bir ada büyüklüğünde olur. Yanardağ Püskürmesi Magmanın yükselerek yer yüzüne çıkmasına yanardağ püskürmesi denir. İki p&uum... Devamı

GÖRÜCÜ NE DEMEK ANLAMI

2013-12-10 12:08:00

GÖRÜCÜ NE DEMEK ANLAMI   Gören. (folk.) Evlenmeyi, düşünen bir erkek için kız görmeye giden kimse, dünürcü. İlgili deyimler ve anlamları İçinde "görücü" kelimesi geçen deyimler ve açıklamaları. Görücü gitmek: Evlenecek erkek için kız görmeye gitmek. Görücü usulü: (deyiminin anlamı) Görücünün aracılığıyla evlenme. Görücüye çıkmak: (Evlenmesi söz konusu olan kız) Görücünün bulunduğu odaya gelip görünmek. Devamı

Parite Nedir Anlamı

2013-12-10 12:06:00

Parite Nedir Ne Demektir?   Parite, bir ülkenin parasının başka bir ülkenin parasıyla değeri demektir. Devamı

Elhamdülillah nedir Anlamı

2013-12-10 12:05:00

Elhamdülillah nedir Anlamı     Elhamdülillah Arapça bir kelimedir ve "Allah'a şükür" demektir. Müslüman kulların, Rab'lerinden bir lütuf, bir nimet ulaştığında veya kötü bir halden kurtulduklarında, daha üstün kulların ise iyi ve kötü tüm durumlarda Allahü Teala'ya teşekkürlerini ve O'ndan razı olduklarını belirtmek için kullandıkları kelimedir. Devamı