Zebercet Taşı Hakkında bilgi

2013-04-21 08:39:00
Zebercet Taşı Hakkında bilgi |  görsel 1

Topaz Zebercet granit ve pegmatit kristalleri içinde bulunur. Brezilya'nın Ou Preto bölgesinde çok çıkar. Sibirya, Sri Lanka ve Nijerya'da da zebercet yatakları oldukça fazladır. Zebercetin sertliği 8, özgül ağırlığı 3,5 - 3,6 ve kristal sistemi ortorombiktir. Zeytuni renkli ve bileşimi magnezum,demir silikat olan krizolite de yanlışlıkla zebercet denilmektedir Duygusal yükleri ve kötümser düşünceleri ortadan kaldırır. Endişe ve depresyonun üstesinden gelmede yardımcı olur. Tüm bedeni güçlendirir, destekler, zihinsel ve fiziksel sindirime yardım eder. ya da Zebercet, florlu alüminyum silikat Al2SiO4(OH,F)2 yapısında, kıymetli taş özelliğine sahip silikat minerali. Beyaz topaz buji porseleni yapımında kullanılır. Isıya dayanıklılığı oldukça yüksektir. Katışıksız zebercet renksiz olabilir ve pırlanta kesim yoluyla traşlandığında elmasla karıştırılabilir. Zebercet sarı, mavi veya kahverenginin çeşitli tonlarında da olabilir. Taşın rengi ekseriye kararsızdır ve güneş ışığında renk değiştirir. Mesela Sibirya'nın kahverengi zeberceti güneş ışığında beyazlaşır. 1750'lerde ilk defa bir kuyumcu Brezilya zebercetinin hafifçe ısıtıldığında pembeleştiğini buldu. Sonra bu metod yaygınlaştı. Böyle yanık zebercete çoğu yerde Brezilya yakutu denir ve nadir bulunan tabii kırmızı zebercetle aynı isimle anılır.  ... Devamı

AKİK TAŞI ÇEŞİTLERİ ÖZELLİKLERİ VE FAYDALARI NELERDİR

2013-04-12 18:46:00
AKİK TAŞI  ÇEŞİTLERİ ÖZELLİKLERİ VE FAYDALARI NELERDİR |  görsel 1

“İsmini Sicilya'da bulunan Achates Nehri'nden almıştır. En çok bulunan taşlardan birisi olmasına rağmen, renklerindeki ve halkalarının dağılımındaki çeşitliliğin sınırsızlığı nedeniyle herzaman en gözde taşlardan biri olmuştur.” Diğer İsimleri :Akik, Yemen Taşı Sertliği : 6,5 - 7 Özgül Ağırlığı : 2,57 - 2,65 Kimyalsal Grubu : Silikat Yapısal Görünümü : Yarısaydam, saydam veya opak. Parlaklığı : Donuk camsı, yağımsı. Kimyalsal Formülü : SiO² + Al, Ca, Fe, Mg, Mn. Alt Türleri : Mavi Akik, Kırmızı Akik, Yosunlu Akik, Oniks, Sardoniks Uyumlu Olduğu Unsur :Toprak. Uyumlu Olduğu Şakra :Gırtlak, güneş sinirağı, kök, altkarın. Uyumlu Olduğu Burç :İkizler (Kırmızı ve Yosunlu Akik), Boğa, Yengeç, Oğlak, Kova Rengi : Bir merkezden yayılan kuşaklarda farklı renkler olarak kendini gösterir. Kırmızı, gri, beyaz, mavi, kahverengi, yeşil. Sembolü Olduğu Hususlar : İletişim, duygusal, bedensel ve eterik bedenler. Çıkarıldığı Başlıca Ülkeler : Çin, İtalya, Madagaskar, Meksika, Mısır, Almanya, Hindistan, Brezilya ve Uruguay.  Akik Taşının Fiziksel Etkileri Bedenin gerginlik olan kısımlarına sıcaklık hissi verir ve gerginliği azaltır. Ağrıları gidermek için kullanılabilir. Cilt hastalıklarına karşı etkilidir. Damarları kuvvetlendirir. Güçlü ve erkeksi bir enerjiye sahip olan akik, cinsel organlar ve cinsel güç için faydalıdır. Hamilelikte hem anne hem de bebeğin sağlığı için faydalıdır ve bu süreç içerisinde kullanılması özellikle önerilir. Kemik ve diş yapısının korunmasında faydalıdır. Mavi renkli olan diğer taşlar gibi, mavi tonlarında olan akikler de akiğin diğer türlerinden farklı olarak boğaz &c... Devamı

ZÜMRÜT TAŞININ ÖZELLİKLERİ VE ÇEŞİTLERİ

2012-02-20 18:43:22
ZÜMRÜT TAŞININ ÖZELLİKLERİ VE ÇEŞİTLERİ |  görsel 1

      Doğal Zümrüt taşı Zümrüt (Be3Al2SiO6) beril mineralinin bir türü. Yeşil renkli, saydam değerli bir taş.Berili Mohs skalasında sertliği sekizdir. Işığı kırma ve saçılıma uğratma gücü çok yüksek olmayan zümrüt, yakın değerdeki diğer değerli taşlara oranla fazla parıldamaz. Britanya Kraliyet Mücevherleri de dahil, en kaliteli zümrütler Kolombiya'dan ihraç edilmektedir. Burada zümrütler damarlar içinde kalsit ve pirit ile beraber oluşmuştur. Saf zümrütler çok nadirdir, zümrüt kristalleri genellikle başka mineraller (kapanımlar) ve küçük lekeler içerir. Bunun sonucunda sentetik zümrüt üretimine istek artmıştır. Bu sentetik zümrütlerin özgül ağırlıkları ve refraktiv indeksleri doğal zümrütlere göre biraz daha düşüktür. Ural zümrütü diye tanınan taş aslında zümrüt değil, grenadır. Brezilya zümrütü ise aslında yeşil turmalin, Cape zümrütü ise prehnittir. Ayrıca akşam zümrütü olarak da anılan taş peridottur ve zümrüt değildir.   Kültürel ve tarihi önemi Mısır'daki zümrüt madenlerinin geçmişi M.Ö. 1650 yılına kadar uzanır. Zümrüt yüzyıllardır mücevher olarak kullanılmaktadır. Zümrüt geleneksel olarak Mayıs ayının doğum taşı olarak kabul edilmiştir. Ayrıca bazı kültürlerde zümrüt 55. evlilik yıl dönümü için geleneksel bir hediyedir. Yeşil renginden dolayı bereket, doğurganlık ve yağmur simgesi olarak bilinir. Düş gücünü geliştirdiğine, belleği güçlendirdiğine inanılır. Kadında ve erkekte üretkenliği artırır. Göz ağrıları, iltihap ve kırıklığı giderir&... Devamı

KAŞIKCI ELMASININ TARİHÇESİ VE ELMASIN BÜYÜKLÜĞÜ

2012-01-09 20:33:00

    Kaşıkçı elması Kaşıkçı Elması 86 karattır ve dünyada çok bilinen 22 elmas arasındadır. Topkapı Sarayı müzesinde sergilenmektedir. Topkapı müzesindeki ünlü elmasa neden "kaşıkçı elması" denildiği hakkında muhtelif hikâyeler varsa da,bunların doğru olanı, elmasın kesiminin oval olması ve dolayısıyla da kaşığa benzemesindendir. Elmasın Osmanlı Sarayı'na nasıl girdiği hakkındaki bilgi de, rivayetten öte değildir. Rivayete göre: 1774 yılında Pigot adında bir Fransız subayı, bu elması Hindistan'ın Madaras Mihracesi'nden satın alıp Fransa'ya götürür. Bir zaman sonra tekrar satılığa çıkartılan elması Napolyon'un annesi satın alır ve uzun süre göğsünde taşır. Ne var ki, Napolyon sürgüne gönderildiği zaman, oğlunu kurtarabilmek için, annesi de elması mecburen satılığa çıkartır. İşte o sırada, Fransa'da bulunan Tepedelenli Ali Paşa'nın bir adamı, paşa adına 150 bin altın ödeyerek elması satın alır ve paşaya getirir. Sultan II. Mahmud zamanında, Tepedelenli Ali Paşa, devlete karşı ayaklandığı gerekçesiyle öldürülür, paşanın varlıklarına el konulur ve nesi var nesi yoksa Osmanlı Hazinesine gönderilir. Böylelikle, Napolyon'un annesinden satın alınan "Kaşıkçı Elması" hazineye girmiş olur. Bir başka rivayete göre ise:1699 yılında İstanbul'da Eğrikapı çöplüğünde dolaşan baldırı çıplak takımından bir elmasın adı da buradan gelir. Kaşıkçı götürür, bu taşı bir kuyumcuya 10 akçaya satar. Kuyumcu taşı arkadaşlarından birine gösterir; kıymetli bir elmas olduğu anlaşılınca sus payı ister. Aralarında kavga çıkar. Mesele Kuyumcubaşıya akseder. Kuyumcubaşı kavgacıların eline birer kese akçe vererek taşı alır. Fakat bu sefer de olayı... Devamı

YAKUT TAŞI NELERE İYİ GELİR KULLANIM ALANLARI

2010-12-24 20:30:00

YAKUT TAŞI NELERE İYİ GELİR KULLANIM ALANLARI   Yakut taşı, elmastan sonra sertlik bakımından ikinci taştır ve oldukça dayanıklıdır. Yakut taşının değerli olması ve yüzük, kolye, küpe, bileklik, gerdanlık gibi takılarda sıkça kullanılmasındaki etkenlerden birisi de budur. Kırmızının çok çeşitli tonlarında olabilen yakut, mücevher tutkunlarının en favori taşları arasında yer alır. Pembeden eflatuna ya da kahverengimsi kırmızıya göz alıcı bir renk yelpazesi sunmaktadır.   Yakutlar, dünyanın birçok yerinde, volkanik ve başkalaşım kayalarında ya da alüvyon tortularında aşınmış çakıllar olarak bulunur. En kaliteli doğal yakutların Tayland/Burma’dan çıkarıldığı, düşünülmektedir. Bu yakutların çoğu kahverengimsi kırmızı bir renge sahiptir. Bunun yanında; Afganistan’da, Vietnam’da ve Pakistan’da çok kaliteli parlak kırmızı yakutlar çıkarılmaktadır. Hindistan, Rusya, Avustralya, Norveç ve ABD/Kuzey Carolina’da bulunanları ise çoğunlukla koyu renktedir. Kuran’da adı geçen üç taştan bir tanesi olan yakut, çok önemli bir enerji taşıdır. Psikolojik olarak; yaşam enerjisi veren, huzursuz ve hassas insanları motive eden, bu insanlara hayat ile mücadele gücü veren bir taş olarak değerlendirilir. Kişinin güzel rüyalar görmesini sağladığı ve dinamik liderlik özelliklerini arttırdığı düşünülmektedir.   Fiziksel olarak ise; kan ve lenfler ile ilgili hastalıklarda ve ateşli hastalıklarda kullanılması tavsiye edilir. Bağışıklık sistemini güçlendirerek hastalıklara karşı vücuda direnç verdiği, aynı zamanda kalp ve dolaşım sistemi için faydalı olduğu kabul edilmektedir. Böbrek üstü bezleri, böbrekler, dalak ve üreme organları için fayd... Devamı

AMETİST TAŞI VE NERELERDE KULLANILIR

2010-11-12 16:04:00

SiO2,    mor renkli bir kuvars türü. Genellikle mücevher olarak kullanılır. Renksiz, şeffaf kayaç kristali, kuvarsın en saf halidir. Etimolojisi Ametistin adını Yunanca a, "değil" (olumsuzluk eki) ve methuskein, "sarhoş etmek" kelimelerinden aldığı söylenir. Bunun nedeni eski zamanlarda yaygın olan taşın sahibini sarhoşluktan koruduğuna dair inançtır. Ametistten yapılmış bir kase veya kupadan şarap içmenin kişiyi sarhoş etmeyeceğine inanılıyordu. Yine de taşın isminin , taş için Doğu'da kullanılan bir ismin dejenere olmasından türemiş olabileceği de düşünülmektedir.  Özellikleri 20. yüzyılda ametistin rengini sahip olduğu manganezden aldığı düşünülmüştür. Fakat, bazı otoriteler rengin organik bir kaynağı olduğunu ileri sürmüşlerdir. Ferrik tiyosiyanat önerilmiş ve mineralde kükürtün saptandığı belirtilmiştir. 2005 yılından itibaren, ametistin renginden yabancı (katışkı) atomların sorumlu olduğu düşünülmektedir. Isıya maruz kaldığında, ametistin rengi sarıya döner. Genel olarak sarı kuvars cevherlerinin (sitrin, dumanlı kuvars ve diğerleri) genel olarak yanmış ametist olduğu söylenmektedir. Kayacın yeryüzüne çıkmış uzantılarında, ametist damarlarının renklerini kaybetmeleri muhtemeldir. Ametistin sertliği 7'dir. Popüler bir değerli taş olan ametistin çeşitli renklerine farklı tanımlar verilmiştir. Örneğin, "Rose de France" genellikle açık pembemsi lavanta veya leylak gölgeye sahiptir. En değerli rengi ise kırmızı partıltılara sahip koyu menekşe rengi olanıdır; bu renkteki ametist "Sibiryalı" olarak adlandırılır. İsminden de anlaşılacağı gibi bu renkteki ametist genellikle Sibirya'dan çıkarılsa da, Sibirya dışında Uruguay ve Zambiya başta ol... Devamı

OLTU TAŞI VE ÖZELLİKLERİ OLTU TAŞI

2010-10-10 19:52:00

          Oltu taşı Oltu taşının diğer bir adıda Karakehribardır. Oltu taşı siyah, koyu kahve, sarı, nadiren de gri-yeşilimsi olabir. Bu maden esasında bir karbon bileşenidir, siyah renkli, kolay işlenebilen, bu nedenle de takı ve ziynet eşyası yapımında kullanılır. Genelde bayan takıları ve [tesbih] üretiminde önemli bir yere sahiptir. Yüzyıllardan beri yörede genellikle tek kişilik ve babadan oğla geçen ev-atölyelerde fazla bir değişikliğe uğramadan üretilmektedir. 3213 sayılı Maden Kanunu'nda kıymetli taşlar arasında olduğunun tescili dahi yapılmıştır. Yakın tarihlerden itibaren Gürcistan üzerinden getirilen benzer özelliklerdeki taşlar Oltu taşı adı altında pazarlanmaktadır.Ancak bu taşlar kalitesiz, çabuk kırılganlık özelliğine sahip ve Oltu taşında bulunan siyah ve kahveregimsi özelliklerinin dışındadır. Kalitesinin düşüklüğü sebebiyle piyasaya ucuz olarak sürülmekte bu da hakiki Oltu taşı üretici ve pazarlamacılarının işlerini zorlaştırmaktadır. Oltu taşının fiziksel ve kimyasal özellikleri Oltu taşının fiziksel ve kimyasal özellikleri incelendiğinde başlıca şu özelliklere sahip olduğu görülür: Mohs sertlik skalasına göre 3 sertliğe, 1.5 yoğunluğa sahip ve karbon içeriği yüksek olan bir yarı değerli süstaşıdır. Çıra gibi is çıkararak yanar ve geride sigara külüne benzer bir artık bırakır. Linyite göre çok bitümlü ve çok sık yapılı olmasına karşın genelde kompakt linyit olarak tanımlanabilir. Sürtünme ile elektriklenir ve hafif cisimleri çeker. Yanma esnasında aniden soğutulursa donar, camlaşır ve kalıp halini alır. Oltu taşı, yerkabuğu içinde iken yumuşak, hava ile temas ettiğinde sertleşen, bitümce zengin kompakt bir linyit çeşididir birçok t... Devamı

ALTIN VE ALTININ ÖZELLİKLERİ TARİHÇESİ

2010-10-06 20:45:00

Tarihçe Tarihte bilinen kayıtlara göre Mısır hükümdarları zamanında M.Ö. 3200 yıllarında, altın darphanelerde eşit boyda çubuklar halinde çekilerek para olarak kullanıldı. Au Latince Aurum kelimesinden gelmektedir. Peru’da M.Ö. 2000 yılına ait altın ziynet eşyaları kalıntılarına rastlanmış olup, Amerika kıtasındaki Aztekler ve İnkaların da altına tutkun oldukları bilinmektedir. Altına önem veren eski medeniyetler arasında; Yunanları, İranlıları, Makedonyalıları, Asurluları, Sümerleri ve Lidyalıları saymak yerinde olur. M.Ö. 550 yıllarında Lidya Kralı Krezos, altını para olarak (sikke) bastırmış ve altının para olarak basılması ile de ticaret artmıştır. Şehirler zenginleşmiş ve dünya yeni bir refah dönemine girmiştir. Türk boylarında İskit ve Sormatların (M.Ö. 1000) milli kahramanları konu alan altın toka yapımında ileri oldukları bilinmektedir. Dördüncü ve dokuzuncu yüzyıl aralarında ise altın kase, vazo işçiliğinde en güzel örnekleri vermişlerdir. Bu eserlerden bir kısmı New York, Morgan kolleksiyonunda teşhir edilmektedir. Türkler müslümanlığı kabul ettikten sonra altından eşya yapımını azaltmışlardır. Bugüne kadar yeryüzünden çıkarılan bütün altının yarıdan fazlası hükümetlerin ve merkez bankalarının elindedir. Gerek her ülkede kâğıt para emisyonunun güvencesi olarak, gerek milletlerarası bir ödeme aracı olarak eskiden beri büyük önem taşıyan altın, metalle çalışan zanaatçıların gözünde de değerini korumaktadır. Kuyumculukta altının genellikle gümüşlü, palladyumlu, bakırlı veya platinli alaşımları çok kullanılır. Elektrik iletkenliği yüksek (bakırdan daha çok gümüşten biraz az) olan ve kolayca kimyasal tepkimelere girmeyen altın en çok elekt... Devamı

İNCİ NASIL OLUŞUR KÜLTÜR İNCİSİ NEDİR

2010-06-10 11:21:00

  Değerli süs maddeleri arasında bir canlı tarafından yaratılan tek mücevher incidir.Yumuşak ve tatlı pırıltılarıyla inci,hemen her dilde güzellik'' ve yüksek değer''le eşanlamlı bir sözcük olarak kullanılmaktadır.Türkçe'de de az bulunan niteliklere sahip,temiz yürekli,iyi yürekli insanlara inci gibi'' denir. İNCİ NASIL OLUŞUR? İnci, başta istiridye,tarak ve bazı midye türlerinin içinde oluşur.Bunlar denizlerde yaşayan yumuşakçalar sınıfından kabuklu yaratıklardır.İşte, yaratıkların yumuşak vicutları içine giren yabancı bir maddenin zararsız duruma getirilmesi için çevrelerinde kılıflar oluşmaya başlar.Böylece soyutlanan yabancı madde zamanla kalınlaşan ve çeşitli katmanlardan oluşmaya başlar.Böylece soyutlanan yabancı madde zamanla kalınlaşan ve çeşitli katmanlardan oluşan yuvarlak bir biçim alır.Daha çok istiridyenin içinde gelişen bu kat kat kılıflar sedef katmanıdır.İnci bu katmanların tümünün küresel bir biçimde oluşmasıdır. İNCİNİN DEĞERİ NEREDEN GELİR? Doğal inci, özellikle iri taneli inci az ve zor bulunan bir şeydir.Çıkarılanlar arasında değerli olanlarda çok azdır.Bir incinin değeri göz alıcı doğal pırıltılarının yanısıra kendine özgü değeriyle ölçülür.İncinin renk ve parlaklığı alttaki katmanların ışığı yansıtma ve kırmasıyla oluşan ilginç bir olaydır.Ama gerçekten çok değerli bir incinin ışığı yansıtmasının yanı sıra şekliyle yapı düzlüğünün de göz önünde tutulması gerekir. İncinin rengi istiridyenin cinsine,suyun içirdiği tuzun niteliğine suyun derinlik ve ısı derecesiyle de yakından ilgilidir. İnci genellikle beyaz,fildişi,pembe yada açık gül renginde, mavimsi hatta siyah olmaktadır.Bunların i&... Devamı

ELMAS TAŞININ ÖZELLİKLERİ

2009-10-21 10:26:00

      Özellikleri En belirgin özelliği sertliğidir. Mineralojide kullanılan mohs sertlik göstergesinde en yüksek rakamla (10) gösterilir. Bu, diğer bütün mineralleri çizebilmesi demektir. Sertliğinden dolayı endüstriyel aletlerde kullanılması büyük önem kazanmıştır. Keza dayanıklılığından ve ışığı çok iyi kırmasından dolayı kıymetli bir zîynet eşyâsıdır. Elmas mineralinin her cihetteki sertliği aynı değildir. Fakat X ve Gama ışınları ile en sert yönüne doğru yönlendirilerek, aletlerde kesici olarak kullanılması sağlanır. Endüstriyel kullanım amaçlı yapay elmas üretilir, fakat elmasın yapay ya da doğal olduğu kolayca anlaşılır ve yapay olanının ziynet eşyası olarak bir değeri yoktur. Elmas, ametalik özellikler gösterir. Ergime noktası 3547°C’dir. Yoğunluğu yaklaşık 3,5 Bulunuşu Elmas orijinal olarak yalnız kimberlit bacalarında bulunur. Diğer tip elmas oluşumları, muhtemelen kimberlitten aşınmayla veya tortuların başkalaşım geçirmelerinden meydana gelmiştir. Kimberlit kayasında bâzan elmas bulunmayabilir. Bulunma nisbeti ancak ortalama kırk milyonda birdir. Kimberlit, yüksek nispette magnezyum ve demir bulunduran volkanik kaya kalıntısıdır. Bu kayalarda birçok başka mineral de bulunur. Kalsit, olivin, ilmenit, mika vs. gibi. Kimberlit yer kabuğunun derin tabakalarında kanallar şeklinde bulunur. Elmasın bazı yer kabuğu hareketleriyle yukarıya çıktığı kabul edilmektedir. Kısmen de bazı bölgelerde nehir kumlarına karışmıştır. Elmasın en çok bulunduğu yerler olarak, Avustralya, Güney Afrika Kimberley’de), Güney Amerika, Endonezya ve Hindistan sayılabilirgr/cm³tür. Havada 850 °C’de yanar. Havasız ortamda 1500 &... Devamı

OPAL TAŞI HAKKINDA BİLGİ

2009-10-21 10:04:00

  Opal, silis grubundan inorganik madde. Silisin hidratlı ve jelatinli bütün çeşitlerini kapsar. Opal bir koloittir; bileşiminde %3 ile %13 su bulunur; görünümü yağsı veya camsıdır, kırık yüzeyleri kavkıya benzer. Birçok çeşidi vardır, bunlar arasında en tanınmışı asil opaldır. Çok güzel yanar-döner parıltılar verdiğinden mücevhercilikte değerli taş olarak kullanılır. En güzel türleri Macaristan'da çıkarılır. Çok çeşitli ve parlak renklerde bulunduğu için alevli opal, pullu opal, şark opali gibi adlar alır. Meksika'da bulunan bir türü ticarette ateş opali, ballı opal, alev opali adıyla bilinir; kırmızı, turuncu ve bazen Yeşilimsi sarı renkte olan bu opal, ateş kırmızısı tonlarında parıltılar yapar.  Eklem iltihabına iyi gelir. İnsancıl duyguları güçlendirir. Ruh temizliğini korur, umudu güçlendirir. Yüksek başarı taşıdır Diğer opal türleri şunlardır: saydam, yanar-döner, olmayan ve yumrulu yapıda hiyalin; bileşimindeki hidrokarbonlar sebebiyle çeşitli renklerde bulunan çakmaktaşı; yumru veya kabuk şeklinde bulunan kaşolon; hidrofan, menilit, gayzerit veya gayzer silisleri ... Devamı

YEŞİM TAŞI ÖZELLİKLERİ NELERE İYİ GELİR

2009-10-17 17:34:00

   ,   Asırlar boyunca mücevherat ve küçük heykel yapımında kullanılmış, en çok yeşil renkte bulunan sert, kıymetli taş. En kıymetlileri zümrüt yeşimi ve Burma yeşimidir   İki tür yeşimden biri jadeit, sodyum alüminyum silikat (NaAlSi2O6), diğeri ise nefrit, kalsiyum magnezyum demir silikattır (Ca2(Mg,Fe)5Si8O22(OH)2). Yeşim doğada küçük parçalar halinde bulunur. Jadeit nefritten daha nadirdir ve daha değerlidir. Her ne kadar yeşim binlerce yıldır bilinse ve kullanılsa da, yeşim olarak anılan taşların aslında iki farklı mineral türü olduğu ancak 1863'de keşfedilmiştir. Yeşimin sertliği 6.5 - 7.0 arasındadır. En çok yeşil ve tonları renge sahip olması yanında, mücevher olarak kullanıldığında siyah, gri, kırmızı, mavi renkleri yeşime özel adlar kazandırır. Dünya üzerinde en zengin yeşim yatakları Burma, Çin, Yeni Zelanda ve Meksika'da bulunur. Hotan, Yarkent, Türkistan ve Baykal Gölü yakınlarında eskiden beri yeşim elde edilmektedir. Müzelerde yeşimden yapılmış Çin, Buda, Aztek küçük heykel ve sanat eserleri sergilenmektedir. Yeşimin bir sanat ham maddesi olarak kullanılması onun birbirine sıkı kenetlenmiş kristal yapısından ileri gelir. Bu özelliği, yeşime çok ince oyma işçiliği yapılmasına imkân sağlar. Mermerden çok sert olduğu için iklim şartlarına dayanıklıdır. Kültürel ve tarihi önemi Yeşim, binlerce yıldır Çin'de bilinir ve kullanılırdı. Daha M.Ö. 3000 civarlarında yeşim Çin'de yu, kraliyet cevheri olarak tanınırdı. En çok insan kafası, hayvan, ağaç, mobilya gibi heykelcikler yapımında kullanılmıştır. ABD yüklü paralar ödeyerek Çin'den satın aldığı yeşim heykelcikleri müzelerinde saklamaktadır. Çin'de kull... Devamı

Kalsedon Taşı Hakkında Bilgi

2009-10-16 12:16:00

Kalsedon, kimyasal formülü SiO2, kuvars mineralinin kriptokristalin çeşitlerinden biridir. Yağımsı bir parlaklığa sahiptir. Saf kalsedon çok ince tabakalar halinde dizilmiş çok ince kuvars liflerinden oluşur. Saf kalsedonun rengi yarı şeffaf gri veya beyazdır. Grimsi mavi veya kahverengi gölgeli hatta siyahımsı olanları da vardır. Safsızlıklar sebebiyle şeritlerde farklı renk ve desenler olur. Bu renk ve desenlere göre ise kalsedonun farklı çeşitleri tanımlanır: akik (kornelian), oniks, jasp ve krizopras. Kalsedonun özgül ağırlığı 2.59-2.61'dir. Jeodlarda bulunan az sayıdaki minerallerdendir.  Etimolojisi Hititlerden beri kalsedon taşı, anadoludaki yataklardan çıkartılıp kullanılmaktaydı. Romalılar döneminde taşın bugünkü İstanbul, Kadıköy'deki limandan ihracat için sevkiyatı yapılmaya başlandı. O dönemlerde Kadıköy küçük bir Antik Yunan kasabasıydı ve adı da Chalkedon idi. Kalsedon taşı adını bu küçük liman kasabasından almıştır.  Kültürel ve tarihi özellikleri Eski kültürlerde kalsedonun ruhu ve inancı olumlu şekilde etkilediğine, uyku sorunlarını tedavi ettiğine inanılırdı. Bunun dışında her kalsedon çeşidine farklı bir tedavi edici güç ve önem atfedilmiştir. Anadoludaki, bugünkü Eskişehir, bölgesindeki kalsedon yataklarından binlerce yıldır taş çıkarılmaktadır. Kalsedon Hitit ve Urartu dönemleri boyunca buradan çıkarılan kalsedonu ihraç etmiştir. Daha sonra Romalılar döneminde ise taşın ihracı çok yüksek seviyelere ulaşmıştır. Taş genelde mühür halkası, mücevher ve oymalarda kullanılırdı. ... Devamı

MERCAN NEDİR ÇEŞİTLERİ

2009-08-17 17:18:00

       Kırmızı mercan takı yapmak için kullanılan özellikle Mercan takılar eski Mısır ve diğer tarih öncesi mezarlarda bulunmuştur. Klasik edebiyatta geçer; Romalı şair Ovid kırmızı mercanı Perseus'un başını keşmis olduğu Gorgon'dan akan kanların o Medusa'nın bakışları ile taşlaşmasından oluştuğunu tanımlar. Pliny M.O. 1'inci yüzyılda Akdeniz'den Hindistan'a mercan ihraç edildiğini yazmaktadır. Romalılar mercanın çocukları kem gözden koruduğuna inanırlar ve mercandan çocuk boncukları ve takıları kullanırlardı. Ayrıca mercanın sağlıklı etkileri olduğuna inanırlar; öğütülmüş mercanı yılan ve akrep sokmasına karşı ilaç olarak kullanırlar ve bazı hastalıkların mercanın renk değiştirmesi suretiyle teşhis edilebileceğini sanarlardı. Hindistan'da ise antik Vedi astroloji ye göre kırmızı mercan Merih gezegeni ile bağlantılıydı. Kırmızı mercan Akdeniz 'de 10 ile 300 metre derinlikte ve karanlıkta deniz mağaralarında veya üzerinde sarkan kayalar bulunan alanlarda düz olan denizaltı sathında yaşar. Yüzyıllardır taki ve heykelcik yapma için kullanıldığı için artık sığlarda çok az bulunmakta ve 1 metreden uzun ve 30 kgm'dan büyük kırmızı mercanlar bulunmamaktadır. Son iki yüzyılda özellikle Korsika, Sardinya, Tunusve az olarak Hırvatistan açıklarında dalgıçlar tarafından bulunup su yüzüne çıkarılmaktadır. Akdeniz kırmızı mercanı, sıcak okyanuslarda bulunan sert mercanlara nazaran, kesmek ve kazmak için daha uygun yumuşaklıktadır ve içinde çatlak ve delikcikler bulunmadığı için küçük bibloların, takıların ve boncukların yapılmasına çok elverişlidir. Geleneksel olarak Avrupa'da tanınmış olarak mercandan takı ve heykelciklerin yapılma merkezi İtalya'da Napoli şe... Devamı