cengizdamar 23 Takipçi | 0 Takip
Kategorilerim

NEDİR

BURÇLAR VE FAL

DEĞERLİ TAŞLAR

SANAT

KADINLAR VE EKEKLER

HATTUŞAŞ YANYOR-TARİHİ ROMAN

TARİH

Şiir

Sağlık

Öykü

DİN DERSİ

Haber

Ünlüler

Bilim

Aşk

Spor

Eğitim

Hobi

EDEBİYAT

Müzik

Hayvanlar

Yaşam

VÜCUDUMUZ VE ORGANLARIMIZ

PADIŞAHLAR

CENGİZ DAMAR-ŞİİRLER

CENGİZ DAMAR-MAKALELER

CENGİZ DAMAR-ÖYKÜLER VE HİKAYELER

ÜNLÜ RESSAMLAR

COĞRAFYA TÜRKİYE

BİTKİLER

MASALLAR

ATATÜRK

MATAMATİK- GEOMETRİ

OSMANLI İMPARATORLUĞU

SİLAHLAR

DİL BİLGİSİ -TÜRKÇE

(adsbygoogle = window.adsbygoogle || []).push({});
Diğer İçeriklerim (1408)
Tüm içeriklerim
Takipçilerim (23)

Didim Apollon Tapınağı Hakkında Bilgi

2013-05-05 20:05:00

  Şimdilerde "Orakl"ların yaşadıkları veya geçerli oldukları dönem milattan önce 700'le milattan sonra 300 arasındaydı. Sözcüğün üç anlamı vardır ya da üç şeyi tanımlar; birinci anlamda "Orakl" tanrıların konuştuğu kişidir ikinci anlamda geçerli yani güncel olan tapınak veya çekinilen saygı duyulan tanrıdır üçüncü anlamda ise tanrı tarafından kahin aracılığı ile verilen cevaptır. Batı Anadolu'nun yani İyonya'nın bağrında bulunan Söke yakınlarındaki Didim Apollo Tapınağı 1700 öncesine kadar yaklaşık 2000 yıllık bir "Orakl" merkeziydi. Antik Dünya'dan günümüze gelen bu baş döndürücü Tapınak geçmişe terk ettiğimiz ve unuttuğumuz görkemin ve de gizemin muhteşem bir örneği olarak gözlerimizin önünde hala durmaktadır. Ama proje çok büyük tutulmuştu bu nedenle de tamamlanamadı inşaat MS 200'lerde dahi bitmemiş geçen beş yüzyıla rağmen sonuca ulaşılamamıştı. Roma İmparatorları'nın desteğine rağmen yine de inşaat tamamlanamadı bugün dahi inşaatın eksiklikleri görülmektedir (tıraş edilmemiş taşlar yivsiz sütunlar ve ücretini alamamış taş ustalarının imzalarının durması gibi). Tapınak düz bir alan üzerinde değildir bu nedenle yapı zaman içersinde kaymış ve bu nedenle de ön kısmına yay biçiminde bir takviye duvarı yapılmıştı. Temeller depremlere karşı ızgara biçiminde yerleştirilmişti. Yapının ölçüleri 109.34 x 51.13 metre olarak tahmin edilmektedir. Toplam 112 sütun bulunuyordu (Bazı uzmanlara göre 124 sütün vardı). Ön girişte görülen 7 yüksek basamaklı 3.5 metre yüksekliğindeki kaide (krepi... Devamı

Felsefede Temel Ayrımlar Nedir Öncüleri

2013-05-05 10:39:00

Felsefenin genel bir tanımının yapılmasının zorluğu, filozofların ilgi alanlarının olduğu kadar bu alanlar içinde araştırılmayı değer gördükleri konuların da farklılığından kaynaklanır. 13. yüzyıl Dominiken papazlarından Thomas Aquinas ve 18. yüzyıl İrlanda Kilisesi piskoposlarından George Berkeley gibi düşünürler felsefeyi dinin gerçeklerini ispat etme yolu olarak görmüş, maddeci ve uşçu yönlerinden anndırmaya çalışmıştı. İÖ 6. yüzyılda Pythagoras, Rönesansın sonlarına doğru Rene Descartes,20. yüzyılda da Bertrand Russell birer felsefeci olduklan kadar matematikçiydiler; onlara göre evren ile insan bilgisi üzerine görüşleri de büyük ölçüde, sayı kavramı ve tümdengelim yöntemi ile belirlenmişti. Platon, Thomas Hobbes ya da John Stuart Mill gibi filozoflar ise siyasal düzen ve toplum yaşamı ile ilgilenmiş, felsefi görüşlerinin hepsi insanın toplumsal ve siyasal davranış-lannı değiştirmeye yönelik olmuştu. İlk doğa filozoflan gibi Roger Bacon ve 20. yüzyılda Alfred North Whitehead doğal dünyanın fiziki bileşimini araştırmaya girişmiş, daha çok doğabilimlerine eğilmişti. Bütün bu farklı yaklaşım biçimlerinden, felsefe tarihi içinde monist, dualist ve çokçu görüşler; maddeci ve idealist görüşler, adcı ve gerçekçi görüşler; usçu ve deneyci görüşler; yararcı ve etik görüşler ortaya çıktı. Bunlara bağlı olarak da bilgi felsefesi, etik, bilim felsefesi, hukuk felsefesi, devlet felsefesi, sanat felsefesi gibi felsefe disiplinleri doğdu. Karşıt görüşler temelde eleştirel ve kurgusal olarak adlandınlabilecek iki yaklaşım biçiminden kaynaklanıyord... Devamı

Amedeo Avogadro Bilim Adamı Kimdir Hayatı

2013-04-22 15:57:00

Amedeo Avogadro Torino, İtalya'da, köklü ve asil bir aile olan Piedmont ailesinin bir üyesi olarak dünyaya geldi. 20 yaşında, kilise eğitimi bitirip çalışmaya başladı. Ancak kısa bir süre sonra kendini fizik ve matematik alanındaki çalışmalara adadı. 1809'da bu dalları, Vercelli'deki bir lisede (liceo) öğretmeye başladı. 1820'de, Turin Üniversitesi'nde fizik profesörü oldu.1821'deki Sardinia Kralı'na karşı olan ayaklanmalarda aktif rol aldı. Bunun sonucu olarak da 1823'te üniversitedeki görevinden alındı. Ancak Avogadro'nun da sahip olduğu fikirler zamanla - Savoy krallarının da katkılarıyla - daha kabullenilir oldu ve 1848'de Charles Albert, modern anayasayı açıklayınca Avogadro Turin'deki görevine geri getirildi. 20 yıl daha burda profesörlüğe devam etti. Çok düzgün ve dinine uygun bir hayat sürmüşe benzeyen Avogadro'nun özel hayatı ve politik yaşamı hakkında çok az şey bilinmektedir. Felicita Mazzé'yle evliydi ve altı çocukları oldu. Bazı tarihi çalışmalar, Sardinya'da, Charles Albert'ın modern anayasasıyla son anda önlenen bir ayaklanmayı maddi açıdan desteklediğini savunmaktadır. Ancak bu konuda çok az bilgi olduğundan, iddialar ancak kuşku olarak kalmıştır. Avogadro, istatistik, meteoroloji ve ölçü sistemlerinde önemli rollar oynamıştır. Aynı zamanda Halk Bilgilendirilmesi Kraliyet Üstün Konseyi'nin de bir üyesiydi. Avogadro'nun molarite ve moleküler ağırlık konusundaki çalışmalarının anısına, bir mol, Avogadro sayısı olarak adlandırılmıştır. Bunun değeri yaklaşık olarak 6.02214199 × 1023'tür. Johann Josef Loschmidt, Avogadro sayısını ilk hesaplayandır ki, sabit, hala Loschmidt sayısı olarak da anılır. Avogadro sayısı, genellikle kimyasal tepkimelerinin sonu&... Devamı

SPORDA İLGİNÇ OLAYLAR

2013-04-20 22:31:00

17.10.2009 Tarihinde,İngiltere premier liğinde,Liverpol-Sunderland. Karşılaşmasında Tribündeki küçük bir çocuğun saha içine attığı,büyük bir balona isabet eden şut topun yön değiştirmesine yön ve kaleciyide kontrapiyede bırakarak,Liverpol kalesinde gol olmasına neden olmuş. Liverpollu oyuncular hakeme,itiraz ederek, bu golün geçersiz sayılacağını futbol kuralları içinde,sahadaki yabancı cisim olduğunu savunmuşlar. Ama hakem golü geçerli kılmış. Maçtan sonra,yapılan yorumlarda,gölün iptal edilmesi görüşü ortaya çıkmış. Sunderland'ın attığı bu gölle sahadan galip ayrılmış. *Bosna Hersek teknik direktörü,Miroslav Ble ziç-İngiliz gazetesi Telegrph 15.10.2009 tarihinde verdiği demeçte,takım bütünlüğünü sağlamak için,futbolcularımı maçtan önce birbirlerini dudaklarından,öpmelerini istedim ve bu şekilde,gurubumuzdan çıkarak,Dünya kupası elemelerine katıldık. Dünya sporunun en çok ilgi gören branşlarından birisi olan Formula 1`de de yaşanan ilginç olay 2008 yılında hafızalarda kalan görüntüler arasında yer aldı. Singapur`da ilk kez düzenlenen ve sezonun 15. yarışı olan Singapur Grand Prix`i gece gerçekleştirildi. 59 yıllık Formula 1 tarihinin ilk ``gece`` yarışı olma özelliği taşıyan bu yarışta Ferrari`nin Brezilyalı pilotu Felipe Massa, ilk sırada (pole position) başladığı yarışın 17. turunda pite girdi. Yakıt takviyesi sırasında ekip içindeki anlaşmazlık nedeniyle erken hareket eden Massa, bir mekanikeri ezme tehlikesi yaşadı. Hareket nedeniyle araca takılı yakıt hortumu da koptu. Massa, aracında takılı kalan hortumuyla ilginç görüntülere sahne oldu. Yıl içinde sporda yaşanan bazı ilginç olaylar şöyle: - Voleybol Fed... Devamı

YAPILARINA GÖRE CÜMLELER KAÇA AYRILIR ÖRNEKLERİ

2013-04-20 12:28:00

    YAPILARINA GÖRE CÜMLELER Her cümle bir yargı bildirir. Ancak bazı cümlelerde birden fazla yargı bildiren unsur bulunur. Bunlar bazen iki ayrı yüklemle, bazen yan cümleciklerle sağlanır. Cümlenin yapısına geçmeden önce yapıyı belirleyen temel ve yan cümleleri görelim. Temel Cümle: Bir cümlenin yüklemi temel cümledir. Cümlenin bildirmek istediği asıl yargı da bu cümleyle verilir. Diğer öğeler temel cümleyi açıklayan tamamlayıcı öğelerdir. Örnek: “Akşama geleceğim.” cümlesinde “geleceğim” yüklemi temel öğe, “akşama” sözü de onun tamamlayıcı öğesidir.   Yan Cümle: Tam bir yargı bildirmeyen, temel cümlenin bir öğesi durumunda bulunan ve kendi içinde değişik tamamlayıcı öğeler de alabilen söz öbeğidir. Yan cümleler iki şekilde yapılabilir: Fiilimsilerle ve çekimli fiillerle. • Fiilimsilerle yapılanlar:Cümle içinde temel cümlenin bir öğesi olan ya da bir öğenin tamamlayıcısı olan fiilimsiler yan cümlecik yapar. Örnek: “Öğretmen sınıfa girince herkes ayağa kalktı.”cümlesinde “ayağa kalktı” yüklemdir. “Ne zaman ayağa kalktı?” sorusuna “Öğretmen sınıfa girince” cevabı geliyor. Cümlede zarf tümleci olan bu öğe “girince” bağfiili üzerine kuruludur. Görüldüğü gibi fiilimsi, bir öğe durumundadır. Öyleyse zarf tümleci bir yan cümleciktir. Örnek: “Bana fotoğrafını gönderen okuruma teşekkür ederim.” cümlesinde ise “teşekkür ederim” yüklemdir. “Kime teşekkür ederim?” sorusuna “Bana fotoğra... Devamı

GUSÜL ABDESTİ BOY ABDESTİ NASIL ALINIR CENABETLİK NEDİR

2013-04-04 11:08:00

Gusül yıkanma anlamına gelir. Dini anlamdaysa gusül; bedenin tamamının yıkanmasıdır. Gusül abdestini gerektiren hal cünüplüktür. Ayrıca kadınların hayız ve nifas kanlarının sona ermesidir. Cünüplük hali, meninin (sperm) dışarı çıkmasından ve cinsel ilişkiden meydana gelir. Gusül Abdestini (boy abdestini Gerektiren Haller: Cünüplük: Cinsel ilişki, ihtilam ve ne şekilde olursa olsun meninin vücut dışına çıkması durumunda cünüp olunur. Hayız ve Nifas (Adet Kanaması – Lohusalık): Hayız ve nifas hali sona erince gusül abdesti farz olur. Gusül Abdesti Nasıl Alınır: Gusletmek isteyen bir kimse önce tuvalete gider ihtiyaçlarını giderir. Sonra banyoda edep yerlerini iyice temizler. Ardından besmele okur ve “Niyet ettim Allah rızası için gusletmeye veya niyet ettim Allah rızası için boy abdesti almaya” diye niyet eder. Sonra elleri üç defa yıkayıp, sağ avucuyla ağzına üç kere su alır ve her defasında ağzını boğazına kadar gargara şeklinde çalkalar. Oruçlu ise gargara yapılmaz sadece ağıza su alınıp tükürülür. Sağ avucuyla burnuna, genzine kadar üç defa su çeker, her defasında sol eliyle burnunu temizler, sümkürülür. Sonra vücudun tamamı iğne ucu kadar kuru yer kalmayacak şekilde güzelce yıkanır. Gusülde bıyık, saç ve sakal diplerine suyun ulaşması için suyla kıl dipleri iyice ovuşturulur. Göbek boşluğu, küpe delikleri dikkat edilerek yıkanır. Böylece gusül abdesti (boy abdesti) bitmiş olur. Gusülün Farzları Nelerdir: 1. Ağza su alıp boğaza kadar çalkalamak. (Oruç tutuluyorsa gargara yapılmaz) 2. Burna su çekip yıkamak. 3. Bütün vücudu ıslanmayan yer kalmayacak şekilde yıkamak. Gusülün s&uu... Devamı

YİNE ZOM OLMUŞUZ-ŞİİR

2013-02-22 14:18:00
YİNE ZOM OLMUŞUZ-ŞİİR |  görsel 1

  Haşmet içme bee Bak içtikte ne oldu Şu perişan halimize bak Seni severim bilirsin Ayyaşlığı bari sen bırak Ya bu meret bizi götürecek tahtalıköye ya da biz onu Bu işin yok sonu Bakma bana öyle Yine diktin gözlerime Çapaklı gözlerini Haşmet konuş bee küstün mü Hadi hadi kaldır kaldır şerefe Yıllardır beraberiz şu pis masada Yine karasinek gibi kondun Sigaradan yanmış,ceketimin yakasına Senelerdir sen mi beni içtin Yoksa ben mi seni Hemen de bozulursun kızma Paramız yok diye sarıldık şaraba Haşmet konuş bee konuş Allah aşkına Kimsin nesin evli misin İşin varmı hiç sevdin mi Her gece sana anlattım Beni sarhoş eden o fettan kadını Sohbet mezemiz olsun bari Durma sor nasıl sevdin de Ayıp be ayıp şu kadehin hatırına konuş Bak yağmur iyice bastırdı Ooo şişenin dibini bulmuşuz Hadi çıkalım yine zom olmuşuz Dün gecemiz gibi sarmaş dolaş Çamurlara bata çıka Sen yoluna ben yoluma Yarin akşam unutma Burada randevumuz var şarapla. CENGİZ DAMAR Devamı

BAYAN PARFÜMLERİ EN İYİ MARKALAR

2013-02-09 13:23:00

En iyi Bayan Parfümleri   Lolita - Lempicka Müge, gül ağacı ve çiçek özlerinin ferahlığını taşıyan Lolita Lempicka Eau de Parfum ferahlık, canlılık, duygusallık, parıltı ve şehveti yansıtıyor.Lolita Lempicka, belki de yaratılmış tüm parfümlerin en romantiği. Kadına ait tüm tutkuları simgeleyen parfüm, vanilya ile çevrelenmiş oryantal bir kokuya sahip     Calvin Klein - Euphoria Hayallerinizi gerçekleştirmeye ve sınırları olmayan bir yolcul hazırmısınız? Euphoria yeni kazanılmış özgürlükte ilham alan, kişinin hayallerini yaşama dönüştürmesini anlatan aklınızda yer edecek, seksi ve şık bir parfüm. Euphoria baştan çıkarıcı çiçekler, egzotik meyveler, kalp notasındaki siyah orkide etkisiyle gizemli, zengin kremsi , bağımlılık yaratan bir oryantal. Gucci - Gucci Rush 2 Modern, şık ve oldukça kadınsı bir parfüm. Palmiye, frezya, nergis, müge ile harmanlanmış. Gardenya gülü, meşe yosunu, siyah frenk üzümü içeriyor. Gündüz kullanımı için ideal.   Bvlgari - Jasmin Noir Jasmin Noir Eau de Toilette parlak ve canlı yeşillik özleri ile Nilüfer' in narin esansının karşılaşması ile açılır. Çekici aroması parfüme tazelik ve ışıltı katar. Jasmin Noir Eau de Toilette' nin ruhunu yücelten, benzerlik ve bir o kadar da tensel Zambak Yasemin Absolütdür. Yeni versiyonda, Yasemin' in en saf ruhunu ortaya çıkaran, taze sabah notaları kullanıldı. Bazı notası karşı konulmaz bir tensellik sıçrayışı için, merak uyandıran beyaz misk ile zenginleştirildi. Dolce Gabbana - The One Büyüleyici, lüks ve duygusal... Gerçek Diva' nın te... Devamı

Sinerji nedir Ne değildir açıklaması

2012-12-31 20:32:00

SİNERJİ : Eşzamanlı-uyumlu hareketten çıkan güç anlamına gelmektedir. T.D.K daki kelime anlamı: Görevdaşlık. Sinerji Kavramı, bir bütünün toplamından daha fazla olmasını ifade eden bir kavramdır. Bunu 1+1+1=4 gibi matematiksel bir işlemle ifade etmek mümkün. Sinerji aynı zamanda bir organizasyondaki tüm kaynakların bir amaca yöneltilmesini ifade eder. Ünlü bir İngiliz atasözü Sinerji kavramını net bir biçimde açıklamaktadır; “Bir zincirin gücü, o zincirin en zayıf halkasının gücüne eşittir.” Burada anlatılmak istenen şudur; bir zincirin parçaları, bir yükü aynı anda taşıyamaz. Bunu zincir ancak bir bütün olarak yapabilir. İşte zincirin bir bütün olarak yükü kaldırmak için harcadığı bu güce Sinerji denir. Sinerji gurubu hareket ettiren enerjidir. Başka bir örnek ile Sinerjiyi açıklamak gerekirse: Her canlıda kendine göre bir enerjisi vardır. Bir arada bulunan kişiler, elele tutşarak, enerjilerini birleştirirlerse bu ortak enerjiye Sinerji denir. Devamı

DÜNYANIN EN PAHALI ON TABLOSU VE FİATLARI

2012-12-10 11:57:00
DÜNYANIN EN PAHALI ON TABLOSU VE FİATLARI |  görsel 1

  No. 5, 1948: Amerikalı ekspresyonist ressam Jackson Pollock tarafından yapılan No.5, 1948, 140 milyon dolara satıldı. Tablo dünyanın en pahalı tablosu ünvanını koruyor. Woman III : Ekspresyonist ressam Willem de Kooning tarafından 1953 yılında tamamlanan tablo, 2006 yılında tam 137.5 milyon dolara satıldı. Portrait of Adele Bloch-Bauer I : Gustav Klimt tarafından 1907 yılında yapılan tablo, 2006 yılında New York’da 135 milyon dolara satıldı. Portrait of Dr. Gachet : Vincent van Gogh’un ömrünün son günlerini yaşadığı 1890′ın Haziran ayında meydana getirdiği bu sanat eseri, 1990 yılında 82,5 milyon dolara satıldı. Fakat eserin bugünkü değeri 129 milyon dolar Bal au moulin de la Galette, Montmartre:Fransız ressam, Pierre-Auguste Renoir tarafından 1876 yılında tamamlandı. 1990 yılında 78 milyon dolara satılan tablonun bugünkü değeri 122.8 milyon dolar Garçon à la pipe : Pablo Picasso, bu tabloyu henüz 24 yaşındayken bitirdi. Picasso’nun bu eseri 2004 yılında Pablo 104 milyon dolara satıldı. Irises: Vincent van Gogh’un Portrait of Dr. Gachet tablosu gibi önrünün son günlerinde tamamladığı ta... Devamı

HÜRREMİN GELİNİ NURBANU SULTAN KİMDİR HAYATI

2012-11-30 19:15:00
HÜRREMİN GELİNİ NURBANU SULTAN KİMDİR HAYATI |  görsel 1

  Adı: Cecilia Rachel Venier-Baffo Doğum: 1525 Páros, Kiklad Takım Adaları, Venedik Cumhuriyeti Ölüm: 7 Aralık 1583 İstanbul, Osmanlı Devleti Yattığı Yer: II. Selim Türbesi, Ayasofya Camii, İstanbul Din: Katolik daha sonra Islam Ebeveyn: Páros adası Venedikli Lordlarından Nicolò Venier ile eşi Violanta Baffo Eşi: Sultan II. Selim Çocukları: Sultan III. Murad Hayatı 1525 yılında, o devirde Venedik Cumhuriyeti'nin toprağı olan Ege Denizi'ndeki Páros adasında, çok zengin bir ailenin kızı olarak dünyaya geldi. Kanuni Sultan Süleyman'ın eşi Haseki Hürrem Sultan tarafından saraya alınarak eğitime yollandı. Daha sonraki yıllarda kendisine Hürrem Sultan tarafından Afife yani "namuslu" adı verilerek II. Selim ile evlendirildi. Hürrem Sultan'ın oğlu Selim tüm kardeşlerinin ölümüyle önce Kanuni Sultan Süleyman'nın varisi, daha sonra da 29 Eylül 1566 tarihinde Kanuni'nin vefat etmesi üzerine Osmanlı Padişahı oldu. Selim'in 21 Aralık 1574 tarihinde ölümü üzerine ise, Nûr-Banû Sultan'ın oğlu Murat'ın Osmanlı tahtına çıkmasıyle, Nûr-Banû Sultan da Valide Sultan ünvanını aldı. Yaptırdığı Hayır Kurumları Afife Nûr-Banû Sultan Valide Sultanlığı döneminde İstanbul'un Üsküdar semtinde külliye, cami, medrese, tekke, sıbyan mektebi, kervansaray, hamam, darülkurra ve darüşşifa'dan oluşan Nûrbanû Sultan Valide-î Atik Camii ve Külliyesi'ni Mimar Sinan'a yaptırdı. Bu eserin 1583 tarihinde tamamlanmasının hemen ardından 7 Aralık 1583 tarihinde oğlu III. Murat'ın saltanatı döneminde vefât etti. Ayasofya Camii'nde bulunan II. Selim Türbesi'ne ... Devamı

DİL VE KÜLTÜR İLİŞKİSİ DİL NEDİR

2012-11-21 11:33:00

    DİL: Anlaşma aracıdır (kitlesel). Karşılıklı iletişim aracıdır. Fakat sözsüz de iletişim kurabiliriz. Dil, ait olduğu milleti meydana getiren en önemli unsurlardan bir tanesidir. Her milletin kendine özgü bir dili vardır, bu dil kültürünü yansıtır. Dil ile duygu ve düşüncelerimizi iletir, hareketlerimizi destekleriz. Dil, bir süreç sonunda kazanılan bir birikimdir. Bu süreç tarihsel olduğu gibi insan hayatında geçen, yaşantısal süreç de olabilir. Dilin tarihsel gelişimini, değişimini tarihsel süreç ifade eder. Değişimlere etki eden unsurları tespit ederiz. Bu değişime etki eden en önemli unsurlardan birisi; Kültür diğeri, Medeniyet’tir. Her milletin kendine özgü bir dili vardır. Bizim dilimiz Türkçe’dir. Kullandığımız dilin özelliklerini korumalıyız, geliştirmeliyiz,yabancı kelimeleri kullanmaktan kaçınmalıyız. Bunun kültürle doğrudan ilişkisi vardır. Dilin temel beslenme kaynağı; Kültür’dür. Her milletin kendine ait bir tarihi ve kültürü vardır. Kültürler kendi arasında çeşitlilik gösterir. Yemek, sanat,spor kültürleri gibi. Kültür konuşulan dile zenginlik katar ve o dilin daha rahat anlaşılmasına katkı sunar. Dil ortak anlaşma aracıdır. Sadece sözsel iletişim aracı değildir. Bedensel hareketlerimizin de dille dolayısıyla kültürle alakası vardır.   ... Devamı

ZARF NEDİR ÇEŞİTLERİ ÖZELLİKLERİ DİLBİLGİSİ

2012-11-18 12:33:00

  BELİRTEÇLER, BELİRTEÇ ÇEŞİTLERİ VE BELİRTEÇLERİN ÖZELLİKLERİ   Genellikle eylemlerİ, bunun dışında sıfatları ve kendi gibi zarfları belirtir, tamamlarlar. Eylemlerin, sıfatların, zarfların anlamını güçlendirir veya kısıtlarlar. Asıl görevleri eylemleri yer, yön, durum, miktar, soru yönlerinden nitelemektir.   Örnek:   İki gün önce seni aramıştı. (zaman)   Geri dönmeyiniz. (yer-yön)   Onlardan kolay kurtuldu. (durum)   Derslerine az çalışıyorsun. (azlık-çokluk)   Bu acıya yürek nasıl dayansın? (soru)   1.DURUM (HAL):   Eyleme sorulan “nasıl” sorusunun yanıtıdır.   Eylemin nasıl yapıldığını ve ne durumda olduğunu belirtir.   Örnek:   Aynaya bakıp katıla katıla güldü.   Çocuk bize böyle anlattı.   Delice konuşma, kızarım!   Koşarak yanımıza geldi.   2.ZAMAN:   Eylemin zamanını belirtirler.   Eyleme sorulan “ne zaman” sorusunun yanıtıdır.   Eylemin zamanını sınırlandırırlar.   Örn:   Akşam bize geldiler.   İşim henüz bitmedi.   Bu sorunu sonra konuşuruz.   Eskiden buralara gelirdik.   3.AZLIK-ÇOKLUK:   Eylemlerin, sıfatların veya görevce kendisine benzeyen sözcüklerin (zarfların) miktarını, derecesini, ölçüsünü belirtirler.   Miktarlarını kısar, sınırlar, arttırır…   Eyleme, sıfata veya zarfa sorulan “ne kadar” sorusunun yanıtıdır.   Örn:   Bu sınava daha çok çalışmalısınız.   Koşmayı çok sevi... Devamı

CÜMLE ÇEŞİTLERİ CÜMLE KAÇA AYRILIR

2012-11-16 13:13:00

A. YÜKLEMİN TÜRÜNE GÖRE CÜMLELER 1. Fiil Cümlesi 2. İsim Cümlesi B. ÖĞELERİN DİZİLİŞİNE GÖRE CÜMLELER 1. Kurallı (Düz) Cümle 2. Devrik Cümle C. ANLAM YÖNÜNDEN CÜMLELER 1. Olumlu Cümle 2. Olumsuz Cümle 3. Soru Cümlesi 4. Emir Cümlesi 5. Ünlem Cümlesi 6. Şart Cümlesi 7. İstek Cümlesi D. YAPI BAKIMINDAN CÜMLELER 1. Basit Cümle 2. Birleşik Cümle a. Girişik Birleşik Cümle b. İç İçe Birleşik Cümle c. İlgi Cümlesi d. Şartlı Birleşik Cümle 3. Sıralı Cümleler 4. Bağlı Cümle 1. "ki"li Bağlı Cümleler 2. Diğer Bağlaçlarla Kurulanlar Devamı

PATRİOT FÜZESİ VE ÖZELLİKERİ

2012-11-10 13:29:00
PATRİOT FÜZESİ VE ÖZELLİKERİ |  görsel 1

  Patriot Füze Savunma Sistemi Patriot, yoğun ECM (Elektronik Karşı Koyma) şartlarında dahi süpersonik uçaklara üstünlük sağlayabilecek, yerden havaya atılan bir füze. Uçaklara olduğu kadar, taktik balistik füzelere karşı da kullanılabilmektedir. Körfez Savaşında Irak’ın elindeki Scud füzelerine karşı başarıyla kullanılmıştır. Track Via Missile (Füze Güdüm Sistemiyle İzleme) Tam güdümlüdür. Mobil ve sâbit lançerlerden kullanılabilir. Çok fonksiyonlu AN/MPQ 53 radarı mevcuttur. Uzunluğu 5.30 m, çapı 41 cm, ağırlığı 906 kg’dır. 105 km menzili vardır. 60.000 feet irtifaya kadar kullanılabilir. Amerika, Körfez Savaşında, Türkiye, İsrail ve Suudî Arabistan’daki önemli sanayii merkezlerini, limanları ve diğer stratejik yerler dâhil yerleşim merkezlerini korumak için Patriot ve Hawk füze bataryalarını kullanmıştır. Bu savaşta Patriot, Hawk ve E-3 Awacs sistemleri birbirlerini tamamlayarak bölge savunması görevini yerine getirmişlerdir. Esas İtibariyle hava savunmasının sevk ve idâresini yapan Patriot atış ünitesi, diğer ana parçalardan ayrı olarak görev yapmaktadır. Normal olarak sistem bilgi koordinasyon merkezi aracı tarafından kontrol edilen bir taburda birleştirilmiş altı üniteli gruplar hâlinde kullanılmaktadır. Bir atış ünitesi (birliği), atış kovanlarının her biri içinde dört füzeli 8 ilâ 16 fırlatma istasyonları, çok maksatlı tarama radarı ve bir muhârebe kontrol istasyonundan teşekkül etmektedir. Çok ileri teknoloji kullanılarak yapılan ve çok hassas füze güdüm sistemi sâyesinde Patriot, hedeflerini %100’e varan bir isabetle vurabilmektedir.Patriot yoğun ECM (Elektronik Karşı Koyma) şartlarında dahi süpersoni... Devamı

NOEL BABA KİMDİR NEREDE DOĞMUŞTUR

2010-12-27 23:41:00

  Bütün dünyada Noel Baba olarak tanınan Aziz Nicholaos, Türkiyenin Antalya-Demre'de doğmuştur. M.S. 300'e doğru kentte yaşayan zengin buğday tüccarının bir oğlu olur ve ona Nicholaos adı verilir. Nicholaos  babası öldüğünde büyük bir servetin tek mirasçısı olmuş ve servetini yoksullara yardım için harcamaya karar vermiştir. Bu sırada önceleri çok zengin olan bir şahıs fakirleşmiş ve kızlarının çeyizini yapamayacak duruma gelmiştir. Çaresizlikten kızlarını satmayı bile düşündüğü bir anda, Nicholaos durumu görerek onlara yardım etmeye karar verir. Kendini belli etmemek ve aynı zamanda gururlarını kırmamak için kızların evine gece gider. Onlar uykuda iken büyük kızın açık olan penceresinden çeyizine yetecek olan bir kese altını içeri atar. Sabah parayı bulan büyük kız çok sevinir ve kötü durumdan kurtulur. Daha sonra ortanca ve küçük kızın çeyiz paralarını da karşılamak isteyen Nicholaos, pencereleri kapalı olduğu için bacadan atar. İşte Noel Baba'nın yılbaşında hediye bırakma öyküsü böylece doğar. İkonalarda ve resimlerde de Nicholaos'ın üç altın top ile gösterilmesi bu yüzdendir.  Diğer bir öyküsü ise şöyledir: 0 yıl Myra'da kıtlık çıkar. İskenderiye'den Byzantion'a mısır götüren bir filo Myra'nın limanı olan Andriake'ye uğrar. Nicholaos hemen limana koşar ve her gemi başına bir miktar mısır vermelerini ister. Gemiciler Byzantion'a vardıklarında istemeyerek verdikleri mısırların yerlerinde olduğunu hayretle görürler. Başka bir efsanete göre: Noel Baba,  Kuzey Kutbu’nda eşi ile birlikte yaşar. Elfleri ile birlikte çocuklar için oyuncaklar yapar. ... Devamı

NOKTALAMA İŞARETLERİNİN ŞİİR İLE ANLATIMI

2010-12-21 22:11:00

? , ' ! ...NOKTALAMA İŞARETLERİ... İnsanoğlu bir gün virgülü kaybetti: Söyledikleri birbirine karıştı. Noktayı kaybetti: Düşünceleri uzayıp gitti, ayıramadı onları. Ünlem işaretini kaybettinbir gün de: Sevincini öfkesini, tüm duygularını yitirdi. Soru işaretini kaybetti bir başka gün: Soru sormayı unuttu o zaman. İki noktayı kaybetti bir başka gün: Hiç bir açıklama yapamadı. Yaşamının sonuna geldiğinde elinde yalnızca tırnak işareti kalmıştı: 'İçinde de başkalarının düşüncesi vardı yalnızca.'     KRAL NOKTANIN ŞİİRİ  Biri şiir söylemiş benim kralı olduğum ülkede. Benim şiir günümde benden önce… Şuna bakın, valla iyi cesaret. Neyse ki yüreğimde var merhamet. Yoksa çağırırdım gardiyanları. Attırırdım onu zındana. Benden önce şiir söyersin ha, al sana. Ünlemsen ünlemliğini bil. Söylüyorum her zaman döne döne. Asla geçilemez bu ülkede Kral Noktadan öne. Her cümlenin sonunda kim var, ben. Tarihi yazarken günün, ayın, yılın arasına ben girerim. Avukatlar doktorlar adlarını kısa yazarken Av. diye Dr. diye hep beni kullanırlar. Telefon için Tel. gibi, yüzyıl için yy. gbi Kısaltmalarda ben varım yine. Günün hangi zamanında olduğumuzu yazmak için saatla dakikanın arasına giren ben olurum. İşte örneği: 11.30, 12.00, 18.15, 24.00. Ardına takıldığım sayılara inci dedirttiren de benim: 1. ve 2. ve 5. birinci ve ikinci ve beşinci. kafamı bozmayın sabahleyin erken erken. Kimse çıkamaz önüme benim. Bu kadar çok görevim varken. KRALİÇE VİRGÜLÜN ŞİİRİ Baylar arasında en çok iş yapan noktaysa, No... Devamı

NOKTALAMA İŞARETLERİ VE KURALLARI VE YAZIM HATALARI

2010-11-24 13:38:00

  Duygu ve düşünceleri daha açık ifade etmek, cümlenin yapısını ve duraklama noktalarını belirlemek, okumayı ve anlamayı kolaylaştırmak, sözün vurgu ve ton gibi özelliklerini belirtmek üzere noktalama işaretleri kullanılır. Noktalama işaretlerinden nokta, virgül, noktalı virgül, iki nokta, üç nokta, soru, ünlem, tırnak işaretleri, ayraç ve kesme ait oldukları kelimelere bitişik olarak yazılır ve kesme dışındaki işaretlerden sonra bir harf boşluğu ara verilir. Nokta ( . ) 1. Cümlenin sonuna konur: Türk Dil Kurumu, 1932 yılında kurulmuştur. Saatler geçtikçe yollara daha mahzun bir ıssızlık çöküyordu. (Reşat Nuri Güntekin) 2. Bazı kısaltmaların sonuna konur: Alb. (albay), Dr. (doktor), Yrd. Doç. (yardımcı doçent), Prof. (profesör), Cad. (cadde), Sok. (sokak), s. (sayfa), sf. (sıfat), vb. (ve başkası, ve benzeri, ve bunun gibi), Alm. (Almanca), Ar. (Arapça), İng. (İngilizce). 3. Sayılardan sonra sıra bildirmek için konur: 3. (üçüncü), 15. (on beşinci); II. Mehmet, XIV. Louis, XV. yüzyıl; 2. Cadde, 20. Sokak, 4. Levent. UYARI: Arka arkaya sıralandıkları için virgülle veya çizgiyle ayrılan rakamlardan  yalnızca  sonuncu  rakamdan sonra  nokta  konur: 3, 4 ve 7. maddeler; XII – XIV. yüzyıllar arasında. 4. Bir yazının maddelerini gösteren rakam veya harflerden sonra konur:                              &nbs... Devamı

ATASÖZÜ VE DEYİM NEDİR AÇIKLAMALARI

2010-10-27 07:48:00

Atasözü nedir?  ”Atalarımızın, uzun denemelere dayanan yargılarını genel kural,bilgece düşünce ya da öğüt olarak düsturlaştıran ve kalıplaşmış biçimleri bulunan kamuca benimsenmiş sözlerdir.” Türk kimliğine ait ilk atasözü kitabı, Fatih'teki Millet Kütüphanesi'nde bulunan “Teshil” adlı tıp kitabın sonuna eklenmiş el yazısı ile kaydedilen bir risalede yer almaktadır.Toplam 698 adet olup; yazılış tarihi itibariyle hicri 885,miladi 1420 yıllarına denk düşmektedir. Atasözlerinin özellikleri şöyle sıralanabilir: 1-Halkın düşüncesini anlatır. 2-Ulusaldırlar. 3-Kişinin ruhuna hitap ederler. 4-Kesin tavırlıdırlar. 5-İnandırıcıdırlar. 6-Geniş halk kitlelerinin yüzyıllardan beri geçirdiği denemelerden ve bu denemelerden oluşan düşüncelerden doğmuşlardır. 7-Yalın sözlerdir,anlatımları açıktır. 8-Doğa olaylarının oluşunu bildirirler. 9-Ahlak aşılarlar,ahlaklı olmayı öğretirler. 10-Bir veya iki cümleden meydana gelirler. 11-Bir çoğunda mecaz vardır. 12-Atasözlerinde söz sanatları vardır. 13-Kelimelerin yerleri değiştirilemez.Değiştirildiği zaman değişik anlamlar ortaya çıkabilir. 14-Denenmiş sözler olduğu için doğruluğu herkes tarafından kabul edilir   ÖRNEKLER VE AÇIKLAMALARI   Açık yaraya tuz ekilmez. Acısı ve derdi taze olan bir kimsenin üzüntüsünü artıracak söz ve davranışlardan kaçınmak gereklidir. Açık yerde tepecik kendini dağ sanır. Kıymetli, yetenekli kimselerin bulunmadığı veya az bulunduğu bir yerde, kendinde az da olsa bir şey bulunan kimse böb... Devamı

MİCHELANGELO KİMDİR ve ÜNLÜ DAVUT HEYKELİ

2009-12-06 21:08:00

    MİCHELANGELO BOUNEROTTİ Michelangelo Buonnarroti ya da Michelangelo, İtalyan Rönesansının devlerinden biri, resim ,şiir, mimari ve heykeldeki üstün yeteneğiyle tarihin dört ruhlu adam ünvanını verdiği, ünlü Davut heykelinin yaratıcısı... Michelangelo, 6 Mart 1475'te Caprese kasabasında doğdu. Soylu bir aileden gelen babası Ludovici Bounnarroti kasabanın belediye başkanıydı. Fakat Michelangelo'nun doğduğu yıl, babasının başkanlık görevi sona erdirildi ve yoksullaşan aile Floransa'ya taşındı. Burada bir taş işçisinin karısının bakıcılığına verilen Michelangelo, yıllar sonra bunun üzerine,'' Dadımın göğsünden sütüyle birlikte keskiyi ve tokmağı da emdim.'' diyecektir. Çocukluğunda Michelangelo'ya sıkı bir eğitim verildi, fakat çocuğun sanata olan merakı babasının engellemelerine rağmen giderek büyüdü. En sonunda 1488 yılında Ghirlandaio diye bilinen Dominico ile David Currado'nun yanına çırak olarak verilen Michelangelo, resim yeteneğiyle kısa sürede farkedildi. On üç yaşındayken bile Michelangelo, doğayı gözlemlemeden, düşlerinin doğanın gerçeğine uyup uymadığını denemeden hiçbir şeyi renklendirmezdi. Sık sık balık pazarına gider, balıkların şeklini, göz ve solungaçlarını inceler, sonra da büyük bir titizlikle resmederdi. Ustası Ghirlandaio'nun yanından bir süre sonra ayrılan Michelangelo, Lorenzo de Medici ya da ''Muhteşem Lorenzo'' diye bilinen bir soylunun koruyuculuğunda kurulan okulda heykeltraşlığa başladı. Kısa sürede Lorenzo'nun ilgisini çekti. Lorenzo okulda bir gün, Michelangelo'yu çöpe atılan bir mermerden yaptığı sırıtan bir yüz heykelini parlatırken görür. Bu Lorenzo'nun çok hoşuna gide... Devamı

BEŞTAŞ NASIL OYNANIR

2009-11-23 12:43:00

     Eskiden oynanan bir çocuk oyunudur ve beş tane yuuvarlak taşla oynanır.   İsmini de buradan almıştır. iki kişi veya daha çok kişi ile oynanır.beş taş yere atılır,rakip yerde ki taşların pozizyonuna göre bir taş gösterir ve oynayan o taşı alarak havaya atar,taş havadayken yerden bir taş alır. havada ki taş avucun içine düşünce elde iki taş olması gerekir. havada ki taşı tutamama veya yerden taşı alamama bir de elinizin öbür taşlara değmesi ile yanılır ve oyun sırası karşı tarafa geçer Oyun bir taş alma ile başlar,birleri geçince yerden iki taşı birden alma ile devem eder. üçünçü kısma geçince üç taşı birden alınır ve geriye kalan tek taşıda yanlız alınır. dörtlerde; dört taş bir hamlede havada ki taş yere düşmeden,yerden toplanması lazımdır. yanma durumlarda herkes kaçıncı kademedeyse oradan devam eder. beşlerde:Başparmak ve işaret parmağı açılarak,yere konur. Sol el sabit şekilde öylece tutulur ve sağ elle sabit tutulan elin arkasından,parmakların önüne doğru beş taş atılır ve yine rakip bir taşı gösterir.o taş ebe taşıdır gösterilen taş oynarsa yanılır. oynayan kişi o taşın haricinde yerden bir taş alarak,havaya atar ve parmakların arasından taşları birbirine değdirmeden içeriye sürükler yani elinin arkasına doğru taşlar tek,tek parmakların arasından geçirilmelidir. en son rakibinizin gösterdiği taş geçirilir ve bu taşların tekrar hepsi birden havaya atılan taşın eşliğinde yerden avucun içine alınır.(Beştaş'ta 1,ler 2.ler3,ler 4,ler ve 5 de her zaman tek taş havadayken oyun oynanır ve havada ki taşı yere düşürmeden hareketi yapmanız gerekir,bunun için çabuk ve becerikli olunması gerekir.) burada amaç taşları parmaklar... Devamı

AŞIKLAR YOLU- şiir

2009-11-19 03:43:00

      Bana gönülden şarkılar söyle İçinden çağlıyanlar dökülsün Rüzgarlar etrafa savursun Gelecek güne umudumuz olsun Bana gönülden şarkılar söyle Gelinliğin gibi beyaz ve masum Aşıklar tepesindeki aşıklar duysun Şarkının ismini çocuklar koysun Bana gönülden şarkılar söyle Bebekler o ninni ile uyusun Menekşe gözlerinin renginde Bir ömür bir gülle sürsün Bana gönülden şarkılar söyle Hırçın dalgalar mavilikte durulsun Müziğine aşıklar ritim tutsun Kalbimde sevda fırtınası kopsun Bana gönülden şarkılar söyle Ayrılık olmasın,nakaratın sonu Notaları aşk ve özlem dolu Ayaklarımızın altında,aşıklar yolu CENGİZ DAMAR Devamı

DÜNYANIN EN BÜYÜKLERİ

2009-08-17 17:44:00

  DÜNYANIN EN BÜYÜK HANBURGERİ   The world's biggest ever onion SOĞANI DÜNYANIN EN BÜYÜK ÇİLEĞİ   DÜNYANIN EN BÜYÜK AĞACI Yeryüzünde yaşayan en hacimli varlık, Sequoia Ulusal Parkında (Kaliforniya, ABD) bulunan 85 metre yüksekliğindeki kaliforniya sekoyasıdır."General Sherman" adı verilen bu ağacın gövdesinin çapı 24.32 metredir. Odunundan 5 milyar adet kibrit yapmak mümkündür. Yaprakları mavimsi yeşil olan bu ağacın kızılkahverengi kabukları yer yer 61 cm. kalınlığındadır. 1968 de yapılan resmi açıklamada bu ağacın ağırlığı 2030 ton olarak belirtilmiştir. Yaklaşık 2000 yaşında olan General Sherman, dünyanın en büyük ağacı olarak kabul edilmektedir. Toplam hacmi mavi bir balinadan 10 kat büyüktür. General Sherman en büyük Sekoya olmasına karşın, en yaşlı olanı değildir. Bazı Sekoyalar yaklaşık 3200 yaşında. Ancak, General Sherman hala genç biri gibi büyümeye devam ediyor.   DÜNYANIN EN BÜYÜK SUSHİDEN YAPILMIŞ MOZAYİĞİ DÜNYANIN EN BÜYÜK BEZBOL SOPASI DÜNYANIN EN BÜYÜK KURT KAPANI DÜNYANIN EN BÜYÜK TOHUMU DÜNYANIN EN BÜYÜK KRAVATI DÜNYANIN EN BÜYÜK KAMYONU DÜNYANIN EN BÜYÜK KAYKAYI DÜNYANIN EN BÜYÜK GİTARI DÜNYANIN EN BÜYÜK MANTARI DÜNYANIN EN YÜKSEK BİNASI Burj Dubai..........900 m. yüksekliğinde DÜNYANIN EN B... Devamı

NAZAR NEDİR VE NAZARDAN KORUNMAK içİn NE Yapmalı

2009-07-30 15:11:00

Nazar Nedir ? Nazardan Korunma ve Kurtulma Yolları Nazar nedir? Nazar… (yani göz değmesi) bu kelime Arapça kökenli olup Türkçe karşılığı dikkatli bakış anlamındadır. dikkat’i bir nokta’da toplamak,yoğunlaşmak,heves etmek gibi yada çok istemek, veya kıskanmak gibi terimlerle tanımlanabilir. Nazar bakışlarımızın bir noktaya odaklanmasıyla beynimizden yayılan elektro manyetik dalgaların bakış istikametimize doğru negatif veya pozitif olarak yayılması hadisesidir. Nazar modern bilim’le de ispatlanmış ve beyin’in dalgaları’nın binlerce kilo metre uzaklara sinyaller gönderdiği de kanıtlanmıştır.Bunu özetlemek gerekirse nazar bir çok canlı veya cansız varlıklara büyük zararlar vermiş hatta ölümle noktalanan bir çok olaylara sebep olmuştur. Nazar hadisesi medeniyetin ilk yıllarından beri çare aranılan illet hastalıklardan biridir (Tabi ki negatif olanı) Bu aranılan çareler değişik medeniyet ve değişik dinlerde de farklı biçimlerde aranmıştır. Bunlardan bazılarını şöyle sıralayabiliriz nazar boncuğu denilen boncuk,değişik kemiklerden yapılan takılar, kolyeler, bazı ağaç dalları, v.s ama şu bir gerçek ki İslam dini bunların hepsini batıl saymıştır. Kur’an-ı Kerim’de nazar hadisesi ile alakalı birçok ayetler ve dualar vardır. Peygamber (sav) Efendimiz ve ulemanın büyüklerinin anlattıklarına göre bu ayetler ve dualar sayesinde nazardan korunmak mümkündür. Peygamber Efendimiz bir hadisi şeriflerinde ‘ Nazar Deveyi kazana, İnsanı mezara koyar‘ buyurmaktadır. Ebu Hureyre’den rivayet edildiğine göre, Peygamberimiz (SAV) “Hasetten sakının, çünkü ateşin odunu ye yaktığı gibi, hasette sevapları yer bitirir” buyurmuştur İbn-i Abbas’tan rivayet edildiğine göre Peygamber (SAV) “Eğer kade... Devamı

KISKANÇLIK NEDİR

2009-07-28 11:31:00

   Kıskançlık bir kişinin veya bir ilişkinin yitirilmesinden korkulan, karmaşık bir ruhsal yaşantı ve olumsuz tutumdur. Bunun dışında başkasının sahip olduğuna kendisinin de sahip olma gerekliliğini hissettiren bir duygudur. Türk Dil Kurumu, kıskançlık kelimesini şöyle açıklamıştır: "Bir kimse bir üstünlük gösterdiğinde veya sevilen birisinin, başkası ile ilgilendiği kanısına varıldığında takınılan olumsuz tutum" Kıskançlık doğuştan değil, sonradan öğrenilen ve bir çok insanı etkileyen, rahatsız eden bir duygudur. . Dozunda bırakıldığı sürece kıskançlık bir hastalık değil davranış bozukluğudur. Kişi bu konuda kendini kontrol edemezse bu davranış bozukluğu ileride depresyona sebebiyet verebilir. Kıskançlık öz güven eksikliği ve yetersizlik duygusundan dolayı ortaya çıkmaktadır. Kıskançlık yaşayan birisi zaman ile değersizlik, çaresizlik, öfke, mutsuzluk ve yalnızlık gibi duygularıda yaşar. Bu davranış bozukluğu hayvanlarda da görülmektedir. Örneğin bir evde uzun süre bulunan bir kedi tüm ilgiyi kendi üzerine çektiğini hisseder. O eve ikinci bir kedi geldiğinde diğeri asabi tavırlar göstererek kıskanç olmaya başlar ve sahibini de protesto eder. Kıskançlığın varlığı kadar, yokluğu da tehdit unsurudur. Eşe ilgisizlik, sadakate de ilgisizlik demektir.  Romantik aşkın yeni bir kültürel icat olduğu ve cinsel kıskançlığın egzotik toplumlarda bilinmediği gibi iddiaların Avrupa çıkışlı kuruntular olduğu tezini antropologlar reddediyor. Antropologlara göre aşk ve kıskançlık tüm kültürlerde ­ve tüm toplumsal sınıflarda- geçerli olan evrensel kavramlardır. Cinsel kıskançlık, sevilen kişiyle tek vücut olma arzusunu içinde barındırır ve teslimiyetçilikte aza... Devamı