cengizdamar 23 Takipçi | 0 Takip
Kategorilerim

NEDİR

BURÇLAR VE FAL

DEĞERLİ TAŞLAR

SANAT

KADINLAR VE EKEKLER

HATTUŞAŞ YANYOR-TARİHİ ROMAN

TARİH

Şiir

Sağlık

Öykü

DİN DERSİ

Haber

Ünlüler

Bilim

Aşk

Spor

Eğitim

Hobi

EDEBİYAT

Müzik

Hayvanlar

Yaşam

VÜCUDUMUZ VE ORGANLARIMIZ

PADIŞAHLAR

CENGİZ DAMAR-ŞİİRLER

CENGİZ DAMAR-MAKALELER

CENGİZ DAMAR-ÖYKÜLER VE HİKAYELER

ÜNLÜ RESSAMLAR

COĞRAFYA TÜRKİYE

BİTKİLER

MASALLAR

ATATÜRK

MATAMATİK- GEOMETRİ

OSMANLI İMPARATORLUĞU

SİLAHLAR

DİL BİLGİSİ -TÜRKÇE

(adsbygoogle = window.adsbygoogle || []).push({});
Diğer İçeriklerim (1408)
Tüm içeriklerim
Takipçilerim (23)

Molière Kimdir ve Eserleri

2013-12-29 01:27:00

  Jean-Baptiste Poquelin, daha bilinen adıyla Molière (15 Ocak, 1622 – 17 Şubat, 1673) Fransız oyun yazarı ve oyuncu. Moliere, sarayın döşemelerini yapan bir mobilyacının oğluydu. Paris'in en iyi okullarından College de Clermont'da öğrenim gördü. 1643'te Illustre- Theatre adlı bir tiyatro topluluğu kurdu, sahne adı olarak Moliere'i seçti. Moliere'in bilinen ilk yapıtları, 1655'te Lyon'da sahnelenen L'Etourdi ou contretemps (oynanışı Savruk, 1876; yayımlanışı Şaşkın yahut Beklenmedik Engeller, 1944). Moliere ve topluluğunun ilk başarılı temsili ise 1658'de Louvre Sarayı'nda Kral XIV. Louis önünde oynanan Corneille'in Nicomede'iydi. Moliere, ertesi yıl ilk önemli komedisi sayılan ve Paris'te sahnelenen ilk oyunu olan Les Precieuses 'ü (oynanışı Dudukuşları, 1876; yayımlanışı Gülünç Kibarlar , 1943) yazdı. Sosyetenin kibar davranışlarına özenen iki taşralı genç kızı konu alan bu oyun, Moliere'in bütün yapıtlarında öne çıkan bir temanın ilk işlenişiydi: Moliere burada, toplumsal kuralların gerektirdiği yüzeysel kibarlıkla altta yatan içgüdüsel davranış arasındaki uyumsuzluğun yarattığı gülünçlüğü ele alıyordu. Moliere'in topluluğu 1661'de, Kardinal Richelieu 'nün bir tiyatro binası olarak yaptırdığı Palais Royal'deki (Kraliyet Sarayı) bir salona taşındı. Moliere'in bütün "Paris" oyunları burada sahnelenecekti. 1662'de sahneye konan ünlü oyunu L'Ecole des femmes (oynanışı Kadınlar Mektebi , 1876; yayımlanışı Kadınlar Mektebi, 1941) daha ilk gecesinde skandal yarattı. Seyirciler ve yetkililer, artık hiçbir değere saygısı kalmamış bir komedyenle karşı karşıya olduklarını düşünüyorlardı. Oyun, kadınlardan çekinen ve bu yüzden de saf, göz&... Devamı

HALK ŞAİRİ KAYIKÇI MUSTAFA KİMDİR HAYATI

2013-12-18 14:46:00

17 yüzyıl halk şairlerimizden biri olan Kayıkçı Kul Mustafa, Cezayir'den Bağdad'a dek çeşitli beldeler dolaşmış, savaşmış, savaşlara destanlar, yenilgilere, şehitlere ağıtlar düzmüş bir Yeniçeri ozanı Kayıkçı Kul Mustafa'nın doğum ölüm yıllarını bilemiyoruz Yaşamı üzerine de açıklayıcı bilgilerden yoksunuz Ölümünün, Abaza Hasan Paşa'nın ayaklanmasını dile getiren destandan, 1659'dan sonra olduğu sanılıyor Böylece Kayıkçı Kul Mustafa'nın 17 yüzyılın ilk yarısında yaşadığı ileri sürülüyor Kayıkçı Kul Mustafa'yla ilgili bilgilerimiz, onun şiirlerinden çıkarıldığınca şöyle özetlenebilir: Murat Reis'in ölümü (1609) dolayısıyla söylediği ağıt Buradan "Kayıkçı" sanını Cezayir'de bulunduğu sırada, görevinden ötürü aldığı sanılıyor Padişah 2 Osman'ın bir ayaklanma sonucu öldürülmesini anlatan şiiri, Şah 1 Abbas'ın Bağdad'ı ele geçirişi, 4 Murat'ın 1630'da Bağdad'ı kuşatması üzerine yazdıkları Murat Reis'in ölümünden sonra 4 Murat'a "kul" olduğu, olayların içinde yaşadığını, yaşadığı olayların da şiirini söylediğini açıklıyor Bunların içinde en ünlüsü "Genç Osman Destanı"dır "Genç Osman", 4 Murat'ın Bağdad'ı kuşatmasında bir birlik komutanıdır Yapılan saldırı sırasında kaleden atılan oklarla yaralanıp, Dicle'ye düşmüş, boğularak ölmüştürYanlız Genç Osman eserinin asıl sahibi değildirGencosman Destanını ölmeden önce yeni çeri ozanlarımızdan birisi yazıyorduÖldükten sonra son kısmını Kul Mustafa tamamlayarak eserin Kul Mustafaya ait olduğu bilindi Kayıkçı Kul Mustafa'nın bu olayla ilgili olarak söyle... Devamı

LİONEL MESSİ KİMDİR FUTBOL KARİYERİ

2013-12-15 15:00:00

Tam isim Lionel Andrés Messi Doğum tarihi 24 Haziran 1987 Doğum yeri Rosario, Arjantin Boy 1,69 m Lakap Maradonanın halefi Kulüp bilgileri Oynadığı Kulüp Barcelona Numarası 19 Pozisyon Ofansif Forvet Alt Yapı 1995 Newell’s Old Boys Profesyonel kariyer* 1992–1995 1995-1998 2000- Grandoli Lionel Messi, 24 Haziran 1987’de Arjantin’in Rosario şehrinde dünyaya gelmiştir İspanya’nın FC Barcelona Kulübü’nün ve Arjantin Milli Futbol Takımı’nın vazgeçilmez oyuncusudur 1,69 m boyunda 67 kg ağırlığındadır Medyada sık sık “Yeni Diego Maradona” olarak nitelendirilmektedir Maradona’nın kendisi de demeçlerinde Messi için “Maradona’nın Halefi” demiştir Messi, bir çok futbol analisti tarafından Dünya’nın en iyi genç oyuncusu olarak kabul edilmektedirMessi genç yaşta futbol oynamaya başladı ve yetenekleri FC Barcelona tarafından hemen keşfedildi. 2000 yılında, Barcelona’nın ona önerdiği büyüme hormonu yetersizliği tedavisi için Rosario kentinin bir futbol kulübü olan Newell’s Old Boys’un genç takımından ayrılarak ailesiyle birlikte Avrupa’ya taşındı. İlk karşılaşmasına 2004-05 sezonunda çıkan Messi, adını La Liga rekorları tarihine bir karşılaşmaya çıkan en genç oyuncu olarak yazdırdı ve ayrıca La Liga’da bir karşılaşmada gol atan en genç oyuncu olma rekorunu da kırdı.27 Ağustos 2009 tarihinde Monaco’da yapılan Şampiyonlar Ligi kura çekimi sırasında dağıtılan Avrupa’da Yılın Futbolcuları ödül töreninde, ‘Avrupa’da Yılın En İyi Forveti’ ödülünü Denis Law’dan, ‘Avrupa’da Yılın En İyi Futbolcusu’ ödülünü ise Michael Platini’den alarak 2008/2009 sezonuna vurduğu damgayı tescillemiştir. ... Devamı

MARK TWAİN KİMDİR HAYATI VE ESERLERİ

2013-12-09 19:37:00

MARK TWAİN KİMDİR HAYATI VE ESERLERİ   Samuel Langhorne Clemens (30 Kasım 1835 – 21 Nisan 1910), daha çok takma adı Mark Twain olarak bilinir, Amerikan mizahçı, satirist, roman yazarı, yazar ve öğretmen. sergisinde kalabalık onu bir an görmek için uğraşmıştır. gibi birçok ünlü arkadaşı vardı. Arkadaşı Finansal ve iş hayatı ile ilgili konularda başarısız olsa da, mizahı ve nükteleri keskindi. Mark Twain halk arasında popüler birisiydi. Kariyerinin zirvesinde döneminin en önemli Amerikan ünlüsü olduğu düşünülür. 1907'de JamestownWilliam Dean Howells, Booker T. Washington, Nikola Tesla, Helen Keller ve Henry Huttleston RogersWilliam Faulkner Twain'i "ilk gerçek Amerikan yazarıdır, ve biz hepimiz onun sadece varisleriyiz" diyerek onurlandırmıştır. Twain 1910 yılında öldü ve Elmira, New York'a gömüldü. En ünlü romanları Tom Sawyer'ın Maceraları ve Huckleberry Finn'in Maceraları adlı romanlarıdır.Asıl adı Samuel Langhorne Clemens'tir, 1835'te ABD'nin Missouri eyaletine bağlı çok küçük bir köy olan Florida'da doğdu. Dört yaşındayken Clemens ailesi başka bir küçük köye, Mississippi ırmağı kıyısındaki Hannibal'e yerleşti. Esnaflık ve avukatlık yaparken politikaya atılan babası on bir yaşındayken ölünce Samuel okuldan ayrılıp bir matbaada çırak olarak çalışmak zorunda kaldı. Ardından ağabeyinin çıkardığı Hannibal Journal adlı yerel gazetede dizgiciliğe başladı. Aynı gazeteye ve Boston'da çıkan mizah dergisi The Carpet-Bag'e mizah yazıları yazdı. Dizgicilikten sıkılınca dört yıl boyunca Mississippi nehrinde çalışan buharlı gemilerden birinde kaptanlık yaptı. Kuzey-Güney savaşı nedeniyle ayrılmak zorunda kaldığı bu mesle... Devamı

CHAPLIN CHARLIE KİMDİR HAYATI VE FİLMLERİ

2013-11-30 17:52:00

        1889 yılında Charles Spencer Chaplin Londrada doğdu. "Şarlo adıyla ünlenen Chaplin sinema tarihinde önemli bir film yapımcısı ve büyük bir güldürü ustasıdır.  80'den fazla filmin senaryosunu yazdı, yönetti, yapımcılığını üstlendi ve bu filmlerde rol aldı.Üzerinden düşen pantolonu, melon şapkası ve kıvrık bastonuyla gülünç ve sevimli bir karekter olan "Şarlo" insanları güldüren, güldürürken düşündüren ölümsüz bir kahramandır. Annesi de babası da müzikhol oyuncuları olan  Chaplin, ilk kez beş yaşındayken sahneye çıktı. Çocukluğu yatılı okullarda ve yetimhanelerde geçti. Bu arada gezgin tiyatrolarda geçici işler buldu. 1913 yılında bir İngiliz kumpanyasıyla ABD turnesindeyken, Keystone Kop film şirketinin yapımcısı Mack Sennett onu Keystone stüdyolarıyla çalışmaya razı etti. Chaplin bundan sonra bir daha sahneye dönmedi. 1914'te Sennett için çevirdiği 35 filmden birinde "Şarlo" tipini ortaya çıkardı. Her ülkeden insanı hırpani hali ve sarsak görünüşüyle etkileyen bu karakter öyle başarılı oldu ki, Chaplin kısa bir süre sonra filmlerini kendi yönetmeye başladı.Şarlo Serseri(1915), Şarlo Polis (1917), Şarlo Asker (1918), Yumurcak (1921) ve Altına hucum (1925) gibi pandomim ve mimiğe dayalı sessiz filmlerinde, "Şarlo'yla evrensel bir karekter yarattı. Güldürü öğesini büyük bir başarıyla kullanarak, filmlerine insancıl bir içerik kazandırdı. "Şarlo" karekteri Chaplin'in en büyük filmlerinden ikisinde, bazı b... Devamı

DÜNYANIN EN ZEKİ ÇOCUKLARI KİMLERDİR

2013-11-06 15:22:00

  KIM UNG- YONG 4 yaşında üniversiteye gitti, 15 yaşında doktorasını yaptı 1962′de Kore’de doğan Kim Ung-Yong isimli bu süper dahi, dünyanın en zeki insanı olarak Guinnes Rekorlar Kitabı’na girdi 4 yaşında üniversiteye gitmekle kalmayan büyük deha, aynı zamanda o yaşlarda Japonca, Korece, Almanca ve İngilizce dillerine de hakim olmasıyla ayrı bir rekor kırıyor 5 yaşına bastığında en zor integral ve diferansiyel denklemleri çözebilen dahinin IQ’su 210′un üzerinde olarak biliniyor 3 yaşında Hanyang Üniversitesi’nden kabul alan Yong, 6 yaşına kadar fizik bölümünde misafir öğrenci olarak okudu 7 yaşında Amerikan Havacılık ve Uzay Dairesi (NASA) tarafından Amerika’ya davet aldı ve 15 yaşını doldurduğunda Colorado Üniversitesi’nde Fizik Doktorası’nı yapmıştı  1974 yılında üniversitedeyken NASA’da araştırmalara başladı ve fizik alanından İnşaat Mühendisliği alanına geçiş yaptı 1978 yılında anavatanı Kore’ye dönen Yong’a birçok prestijli üniversiteden teklif gelmesine karşın o, yerel bir üniversitede ders vermeyi seçti   Yong, şu anda Kore’deki Chungbuk Üniversitesi’nde part-time öğretim üyesiÜstelik, inanılmaz bir tesadüf eseri olarak profesör olan ve her ikisi de aynı gün doğan anne babasıyla aynı gün doğmuştur. **   Dünyanın en zengin adamı ünvanlı Microsoft'un sahibi Bill Gates dahi çocuğu kaptı. 298 IQ'suyla dünyanın en zeki çocuğu olan 12 yasındaki Justın artık Microsoft elemanı. Birçok iş adamının peşinden koştuğu dahi çocuk aylık 15.000 $ maaşla Microsoft'ta çalışmaya ikna eden Gates'in keyfine diyecek yok... 2 YAŞINDA KEMAN ÇALIYORDU 1993 yılında New York'ta dünyaya gelen Jus... Devamı

YAKUP PAŞA SARAY HEKİMİ KİMDİR HAYATI

2013-09-30 23:08:00

Hekim Yakup Paşa Asıl adı Maestro Jakop olup İtalyan Yahudilerindendir. 1425-1430 yılları arasında Gaeta’da doğduğu tahmin edilmektedir. İtalya’da iyi bir tıp tahsili yaptı. Bu sırada Papa V. Nicola Katoliklerin Yahudiler tarafından tedavi edilmesini şiddetle yasaklamıştı. Aksi halde çocuklarının sapık olacağını söylemekteydi. Böyle bir ortamda çalışması mümkün olamayan Jakop, Edirne’ye gelir ve Sultan II. Murad’ın sarayında yer bulur. Hıristiyan dünyasının bağnazlığı ve İslamiyet’in her millete ve ilme yaklaşımı konusundaki zihniyet yapısını görünce büyük bir hayranlık duyarak çok geçmeden Müslüman olur ve Yakup adını alır. II. Murad Han da bu ihtida eden İtalyan hekime hususi bir değer verirdi. Hekim Yakup mevkiini yeni padişah II. Mehmed zamanında da korudu. Daha İstanbul’un fethinden evvel, 1452’de padişahın başhekimliğine getirildi. Boğazkesen hisarının inşasında katkıda bulunduğu rivayet olunur. Padişah kendisinin her iki taraftan akrabalarını her türlü vergiden muaf etti. Fetihten sonra bir müddet defterdarlık görevinde de bulundu. Padişahın hemen hemen bütün seferlerinde mabeyncisi ve baştabibi olarak yanında yer aldı. Nihayet vezirlik makamına kadar yükseldi. Otuz yıl Fatih’in yanından ayrılmayan bu ünlü hekim ve devlet adamı, padişahın vefatından sonra başlayan kardeş kavgasının kurbanı oldu. Askerin ayaklanması sırasında veziriazam Karamani Mehmed Paşa ile birlikte Şehzade Cem taraftarı olduğu düşüncesiyle şehit edildi (1481). Fatih Sultan Mehmed hakkında bir eser yazan Alman tarihçi Franz Babinger’in, Yakup Paşa’nın Fatih’i zehirlemiş olabileceği tezini ortaya atması ile birlikte son yüzyılda bu ünlü hekime karşı büyük bir tezvirat yapılmıştır. Oysa bunu gösteren hiçbir delil mevcut değildir.... Devamı

ALFRED NOBEL KİMDİR BULUŞLARI

2013-09-29 13:21:00

Alfred Bernhard Nobel (21 Ekim 1833, Stokholm, İsveç – 10 Aralık 1896, San Remo, İtalya) İsveçli kimyager ve mühendis, dinamitin mucidi. Vasiyetiyle Nobel Ödülleri'ni başlatan kişi. 1833'te varlıklı bir aileden gelen anne Andriette Ahlsell ile mühendis baba Immanuel Nobel'in üçüncü oğlu olarak Stokholm'de dünyaya geldi. Alfred doğduğunda, babası iflas etmişti, dolayısıyla ailesinin maddi durumu iyi değildi. Nobel ailesi 1837'de Finlandiya'ya, 1842 yılında ise St. Petersburg'a taşındı. St. Petersburg'da babası Immanuel Nobel bir atölye açatı, annesi ise bir bakkal dükkânı işletti. Baba Nobel, St. Petersburg'da büyük başarı kazandı ve Rus ordusu için silah üretmeye başladı. Baba Nobel'in maddi gücünü kazanmasıyla Alfred Nobel, özel öğretmenler tarafından eğitildi. Doğa bilimleri, dil ve edebiyat alanlarına yoğunlaştı. On yedi yaşına geldiğinde İsveççe, Rusça, Fransızca, İngilizce ve Almanca'yı akıcı bir şekilde konuşabilmekteydi. Fizik ve kimyanın yanı sıra, onun bir mühendis olmasını isteyen babasının pek hoşuna gitmese de Alfred İngiliz edebiyatına ve şiire de ilgi duymaktaydı. Babası Alfred Nobel'i kimya mühendisliği eğitimi görmesi için yurtdışına gönderdi. İki yıllık süre içinde İsveç, Almanya, Fransa ve ABD'de bulunan Alfred Nobel Paris'te bulunduğu süre zarfında dönemin ünlü kimyageri T. J. Pelouze'nin laboratuvarında çalıştı. Burada ayrıca güçlü bir patlayıcı sıvı olan nitrogliserini keşfeden İtalyan kimyager Ascanio Sobrero ile tanıştı. Alfred Nobel de nitrogliserin ile ilgilenmekteydi. Nitrogliserinin, baruttan daha güçlü olmasına karşın, basınç ve sıcaklığın etkisiyle kolayca patlaması Nobel'e göre n... Devamı

NEBAHAT ÇEHRE KİMDİR OYNADIĞI FİLMLER

2013-09-26 16:23:00

Hilal Nebahat Çehre (d. 15 Mart 1944, Samsun), Türk oyuncu, şarkıcı, model. Yaşam öyküsü 15 yaşındayken "Türkiye güzeli" seçilen Çehre, fotomodellik ve mankenlik yaparken gelen teklifler üzerine 1961'de Yaban Gülüm filmi ile ilk sinema deneyimini yaşadı. 1964 yılında Yılmaz Güney'le tanışarak Kamalı Zeybek filmde rol aldı ve Çehre, 30 Ocak 1967 tarihinde Yılmaz Güney'le evlenmiş, kendi deyimiyle "Ülke meselelerinden yaşama bakışına kadar her türlü konuda bakış açısı kazanmasında Yılmaz Güney’in katkısı oldu. O zamanlar ayakları yere basmayan genç kız, yani ben işin ciddiyetini Yılmaz’dan öğrendim" diyerek Güney'in deneyimlerinden çok şey öğrendiğini belirtmiştir. Bir süre sinemadan uzak kalan Çehre, Güney'den boşanınca tekrar kamera önüne çıktı. 70'li yıllarda başlayan seks filmleri furyasında sahneye çıkarak şarkıcılık yapan Çehre, ikinci evliliğinin ardından sahne hayatına ara veren Çehre, ikinci eşinden ayrıldıktan sonra televizyon dizilerinde rol almıştır. Çehre'nin Büklüm Büklüm adını taşıyan bir de şarkısı bulunmaktadır. Bestesi Sezen Aksu'ya ait olan şarkı için Çehre, "1980'de sevgili Sezen Aksu'nun bir şarkısını yorumladım. Yaptığım albüm ve söylediğim şarkı listelerde birinci sıraya yerleşti." demiştir. Filmografi Oyuncu Olarak Yıl Film Rol Notlar 1961 Yaban Gülüm     1962 Memnu Meyva     Meçhule Gidenler     Gümüş Gerdanlık Nilgün ... Devamı

AKkoyunlu Hükümdarı Uzun Hasan Kimdir

2013-09-22 15:35:00

    Uzun Hasan 1423 yılında Diyarbakır'da doğdu. Akkoyunlu hükümdarı Ali Bey'in oğlu Cihangir, babasının ölümü üzerine tahta geçmişti. Uzun Hasan, kardeşi Cihangir'in emri ile yaptığı askeri mücadelelerden sonra, giderek güçlendi ve kardeşi Cihangir'i başkentten uzaklaştırarak Akkoyunlu hükümdarı oldu. Trabzon Rum İmparatoru'nun kızı Katerina Despina ile evlendi. Trabzon'u Osmanlı saldırısına karşı koruyacağına söz verdi. Uzun Hasan, ayrıca İstanbul'a elçi göndererek, Trabzon Rum İmparatorluğunun her yıl verdiği verginin affedilmesini ve karısına çeyiz olarak verilmiş olan Kayseri yöresinin teslimini istedi. Fatih Sultan Mehmed bu istekleri reddetti. 1461 ilkbaharında Trabzon seferine çıktı. Osmanlı akıncıları karşısında başarısız olan Uzun Hasan'ın kuvvetlerinden yardım alamayacağını anlayan Trabzon Rum İmparatoru David Komnenos, 26 Ekim 1461'de Trabzon'u, Fatih Sultan Mehmed'e teslim etti. Uzun Hasan bu gelişmelerden sonra ülkesini Gürcistan, Suriye ve Azerbaycan yönünde genişletmek için harekete geçti. Karakoyunlu Hükümdarı Cihan Şah'ı yenilgiye uğrattı. Giderek güçlenen Akkoyunlu ülkesi, Horasan dışında bütün İran'ı, Ermeniye'yi ve Mezapotamya'nın önemli bir kısmını kapsıyordu. Uzun Hasan bundan sonra Osmanlılarla mücadeleye girişti. Karamanoğlu Pir Ahmed ve Kasım Beylere yardım ederek onları Osmanlılar aleyhine kışkırttı. Akkoyunlu kuvvetleri 1472'de Tokat'a baskın yaptılar. ... Devamı

FATİH' İN EŞİ ÇİÇEK HATUN KİMDİR

2013-09-22 15:25:00

Fatihin Gözdesi Çiçek Hatun Kimdir Çiçek Hatun (ö. 1498), yedinci Osmanlı Padişahı II. Mehmed'in eşi, Cem Sultan'ın annesidir. Çiçek Hatun hakkında Sırp, Fransız veya Rum olduğuna dâir ri­vayetler olan bir hanım sultan. Ali adında da bir kardeşi var­dır. Sultan Fâtih'in haremine 1457/58'de alındığı sanılıyor. 1459 senesinde; şehzade Cem'i dünyaya getirmiştir. II. Bayazıd'ın annesi, Gülbahar Hatun ile Çiçek Hatun, şehzadelerini tahta oturtmak için karşılıklı rekabet içinde olmuşlardır. Fâtih Sul­tan Mehmed vefat ederken, Çiçek hatun oğlu Cem'in yanında bulunuyordu. Cem; ağabeyi Bayezid'e ülkeyi taksim teklifi yaptığı zaman, red cevabı aldı. Bunun üzerine iki kardeş sa­vaştı, bölünme anlayışına karşı olan Bayezid savaşta galip geldi. Şehzade Cem, validesini, hanımını ve çocuklarını alarak Kahire'ye gitti. Cem'in esareti boyunca Çiçek hatun bir anne olarak Kahire'de acıklı bir hayat sürdü . 903/1498'de, orada Ömrünü tamamladı. Başka kaynaklarda ise: Çiçek Hatun, 1498 yılında İstanbul'da baş gösteren vebaya yakalanarak,vefat etmiştir. Devamı

3. Valad Kazıklı Voyvoda Kimdir

2013-09-22 15:23:00

3. Valad Kazıklı Voyvoda Kimdir Voyvoda III. Vlad düşmanlarını (özellikle esir aldığı Osmanlı askerlerini) kazıklara çakarak işkenceyle öldürmesiyle tarihe geçmiştir. Sonradan Bram Stoker’ın Drakula romanına ve Drakula filmlerine konu olmuştur.     Osmanlılar tarafından Kazıklı Voyvoda, kendi milleti Ulahlar tarafından Tepeş (cellat), Macalarlar tarafından ise Drakul (şeytan) olarak adlandırılan III.Vlad, kardeşi Radul ile birlikte 1442 yılında Eflak tarafından Osmanlılar’a rehin verilmişti. Osmanlılar’a rehin verildiğinde on iki yaşında olan Vlad, Edirne sarayında tutuluyordu. Burada Şehzade Mehmed (II.Mehmed) ile birlikte Molla Gürani’nin derslerine katıldı.     Fatih Sultan Mehmed, kendisi ile iyi ilişkiler içerisindeki Vlad’ı 1456’da Eflak prensliğine atadı. Zeki ve cesur bir yapısı olan Vlad, Osmanlılar’dan öğrendiği komuta ve idare yetenekleriyle kendisini kabul ettirdi. Boğdanlıları ve Macarları birkaç defa bozguna uğratmıştı.     III.Vlad’ın Şatosu   Osmanlı Devleti’ne sadık görünüyor, her yıl haracını bizzat padişaha getiriyordu. Padişah da kendisine hil’atler giydirip ihsanlarda bulunuyordu. Ancak Fatih, Mora ve Karadeniz sahilleri ile uğraşırken Vlad eski bağlılığını göstermemeye başladı. Artık vergilerini bizzat getirmek bir yana, hiç göndermiyordu. Kendi hükmü altındaki insanlar dahil olmak üzere çevre ülkelerin de mensuplarına zulüm etmeye başladı. Batılı kaynaklar onun işkencelerinden uzun uzun söz etmekte ve vahşi bir ca     Voyvoda   Bu görevi 1456′dan 1462′ye değin sürdürdü. Bu tarihler arasında rakiplerini çeşitli yöntemlerle cezalandırdı ve idam etti... Devamı

KADDAFİ MUAMMER KİMDİR HAYATI

2013-09-19 12:10:00

  Libya Üniversitesi Hukuk Fakültesi Tarih Bölümü’nü bitirdi (1963). Daha sonra Bingazi’deki Askeri Akademi’ye girdi. Mezun olduktan sonra İngiltere’ye giderek askeri alanda uzmanlık eğitimi gördü (1966). 1956′da Arap milliyetçiliğinden etkilenerek antisiyonist hareketlere katıldı. Okul arkadaşlarıyla birlikte, ileride Özgür Subaylar Hareketi adını alacak gizli bir örgüt kurdu (1959). 1969′da yüzbaşılığa yükselen Kaddafi, bu gizli örgüte dayanarak, Kral I. İdris’e karşı darbe yaptı (1 Eylül 1969). Albay rütbesi alarak silahlı kuvvetler komutanı oldu. Devrim Komuta Konseyi adına denetimi ele geçirip anayasal kuruluşları feshetti. İslam ilkelerine dayanan yeşil sosyalizm kuracağını açıkladı. Arap birliği için çalışacağını, bağımsız ülkelerle birlikte ırkçılığa, sömürgeciliğe ve toplumsal ezgiye karşı çıkacağını söyledi. ABD’nin Kaddafi’yi tanıması üzerine kral görevini terketti (7 Eylül 1969). Cemal Abdülnasır’ı örnek alan Kaddafi, Mısır’da gerçekleştirilen reformları kendi ülkesinde de uygulamaya başladı Yeni anayasa hazırlanınca başbakanlık ve savunma bakanlığı görevlerini üstlendi (16 Ocak 1970). İngiliz askeri üstlerini ve birliklerini ülkeden çıkardı. Petrol şirketlerini ulusallaştırdı. İtalyan ve Yahudi azınlığın mal varlığına el koyarak onları göçe zorladı.Kıbrıs Barış Harekatında ABD’ye kafa tutarak, Türkiye’ye yardım etmistir. Nasır’ın ölümünden sonra Arap dünyasında onun rolünü üstlenmeye çalıştı. Kimi Afrika ülkelerindeki Müslümanlara ve Arap ülkelerindeki sol eğilimli hareketlere destek oldu. SSCB’yle yakın ilişkiler geliştirdi. Afrika Birliği &O... Devamı

Simone de Beauvoir Kimdir Hayatı

2013-05-05 19:42:00

  Simone Lucie-Ernestine-Marie-Bertrand de Beauvoir (/simɔn də boˈvwaʀ/; 9 Ocak 1908 – 14 Nisan 1986) Fransız yazar ve filozof. Roman, felsefe politik ve sosyal deneme, biyografi ve otobiyografi yazarı, gazeteci. En önemli eseri 1949’da yazdığı, kadınların gördüğü baskıların bilimsel incelenmesini yaptığı ve modern feminizmin temellerini kurduğu İkinci Cins (Le Deuxième Sexe) adlı eseri sayılabilir. Yaşamı Simone de Beauvoir 9 Ocak 1908’de Paris’te Georges Bertrand ve Françoise (Brasseur) de Beauvoir çiftinin kızı olarak dünyaya gelmiştir. Geleneksel bir ailenin büyük kızıdır. Otobiyografisinin ilk bölümünde (Bir Genç Kızın Anıları) dinine ve ülkesine bağlı ataerkil bir ailenin sorumluluklarla donatılmış kızı olarak yaşadığı dönemden bahseder. Kişiliğinin koyu katolik annesinin ve bilinemezci babasının karşıtı olarak şekillendiği söylenebilir. Çocukluk ve ergenlik çağını etkileyen iki ilişkisinden biri kardeşi Helen diğeri arkadaşı Zaza ile olan ilişkisidir. Helen’in küçüklüğünden itibaren ona sürekli bir şeyler öğretmeye onu yetiştirmeye çalışmış ilişkisinde öğretici bir kaygı içinde olmuştur. Zaza ise trajik yaşamı ve ölümü ile Simone’nun karşılaştığı ilk sorunu oluşturuyordu   1929 Simone de Beauvoir Fransız varoluşçuluğunun baş temsilcisi Jean-Paul Sartre ile tanışır.  1935 Amerikalı antropolog Margaret Mead Üç İlkel Toplumda Cinsiyet ve Karakter üzerine incelemelerini yayınlar ve bu eserinde erkek ve dişi karakter çizgilerinin göreceli olduğunu kanıtlar.  1939 Hitler Polonya'yı işgal ederek 2. Dünya Savaşı'nı başlatır. Fransa ve İngiltere Almanya'ya savaş ilan ederler.  1940 Simone de Beauvoir ve Jean-Paul Sartre Fransız direniş h... Devamı

YEDİ SEKİZ HASAN PAŞA KİMDİR HAYATI

2013-04-14 08:16:00

Yedi Sekiz Hasan Paşa (d. 1831 - ö. 23 Ocak 1905), Osmanlı paşası. Osmanlı Ordusu'nda erlikten mareşalliğe kadar yükselebilen nadir isimlerdendir. Okuma yazması zayıf olduğundan, imzası Arapça yedi (٧) ve sekiz (٨) rakamlarından oluştuğu için bu lakabı almıştır. 1831'de Çorum'da doğdu. Askerliğine kadar demirci ustası olan babasının yanında çalışıp, askerlik vazifesiyle İstanbul'a geldi. Kırım Savaşı'na katılıp büyük yararlılıklar gösterdi. İstanbul'a dönüşünde çavuş oldu. Gözüpekliğiyle, daha çok Arnavut ve Çerkeslerin tekelinde olan muhafız alaylarında kendine yer edindi. Muhafız olarak katıldığı bir hac seferi sonrası içinde bulunduğu gemiyi batmaktan kurtarınca, Abdülmecit tarafından mülazımlık (teğmen) payesiyle ödüllendirildi. Abdülaziz'in saltanatında Ağa payesiyle Beşiktaş karakol komutanı oldu. Ramazanda yemek yiyip, içki içenleri dövüp sonra Allah ıslah etsin ! diye bıraktığı rivayet edilir. II. Abdülhamit'i devirmek için Çırağan baskınını gerçekleştiren Ali Suavi'yi bir sopayla kafasına vurarak öldüren Hasan Ağa'ya bu olaydan sonra paşalık (mareşallik) unvanı verildi. Osmanlı-Rus Savaşında Kafkas cephesinde büyük yararlılıklar gösterdi. Yedi Sekiz Hasan Paşa'nın adı son zamanlarda yakın Osmanlı tarihi bağlamında tartışmaya yol açmıştır. Bu ismin okuma yazma bilmediği için verildiğini iddia edenler olmakla birlikte bu gerçeği yansıtmamaktadır, Çorum yerel tarihi bağlamında yapılan araştırmalarda bunun doğru olmadığı kanıtlanmış olup çocukluğunda medrese eğitimi aldığı ortaya çıkarılmıştır. Ancak imzasını Arapça yedi ile sekiz rakamlarını yazıp bu sayıyı bir çizgiyle birleştirdiği doğrudur. Paşa, II. Abdülhamit'in en güvendiği ikinci ... Devamı

EFLATUN CEM GÜNEY KİMDİR HAYATI VE ESERLERİ

2012-11-16 08:57:00

    1896-2.1.1981) Masal yazarı. Hekimhan’da doğdu. Ahmed Hurşid Bey’in oğludur. Sivas İdadi ve Sultânî’sini bitirdi (1918). Anadolu’­nun çeşitli İllerinde ve istanbul’da edebiyat öğretmenliği, Topkapı Müzesi Müdür Yardımcılığı, Millî Eğitim Müdür Yardımcılığı ve Halk Eğitimi Başkanlığı yaptı. İstanbul’da öldü. Konya MÜdafaa-t Hukuk Cemtyeti’ndeki faaliyetleri ile Millî Mücâdele’ye katıldı. İstiklâl (Eskişehir, 1919), İrşâd (Konya, 1921) ve Misak-ı Millî {Kayseri, 1921) dergi ve gaze­teleri çıkardı. Duygu ve Düşünce, Duygu ve Dilek, Taşpınar gibi dergileri idare etti. Folklor araştırma çalışmaları yapıp halk hikayelerini, masalları ve efsaneleri derleyip onları edebî eser seviyesine çıkarmaya uğraştı. Masal çalışmaları ile milletlerarası üne kavuştu ve Danimarka’daki Hans Chrıstıan Andersen nnusveddeaen kontrol edıteceK Kurumu Eflatun Cem Güney‘e Açıl Şofrani-Açıl ve Dede Korkut Destanları ile iki defa “Ajıderseh PSyesi Şeref Diploması ve Dünya Çocuk Edebiyatı Sertifikası” verdi (1956, 1960). Masal kitapları: 1. Nar Tanesi (194G), 2. Akıl Kutusu (1947), 3. En Güzel Türk Masalları (1948), 4. Altın Heybe, 5. Kül Kedisi, 6. Felek Sillesi (1948), 7. Acil Sofram Açıl ve Congoloz Baba (1949), 8. Kara Yılan ve Kara Gülmez (1949), 9, Bir Varmış Bir Yokmuş (1956), 10. Evvel Zaman İçinde (1957), 11. Gökten üç Elma Düştü (1960), 12. Az Gittim Uz Gittim (1961), 13. Ağlayan Nar ile Gülen Ayva (1969), 14. Al Elma Yeşil Elma (1969), 15. Sabır Taşı (1969), 16. Hasırcı Baba- Keloğlan (1969), 17. Aygın Baygın Ses ve Nurtopu (1970), 18. Yedi Köyün Yüz Karası (1970), 19. Altın Gergef (1971), 20. Gü... Devamı

KEMAL SUNAL KİMDİR VE OYNADIĞI FİLMLER

2012-11-15 12:58:00
KEMAL SUNAL KİMDİR VE OYNADIĞI FİLMLER |  görsel 1

Ali Kemal Sunal (d. 11 Kasım 1944, İstanbul - ö. 3 Temmuz2000 İstanbul), Türk sinema oyuncusu ve komedyen Hayatı Kemal Sunal 1944 yılında İstanbul'da doğdu. Aslen Malatyalıdır. Vefa Lisesi'nden mezun oldu. Pek başarılı bir öğrenci değildi; bunu kendisi de kabul ediyordu.Acemi birliğini Ankara Etimesgut Zırhlı Birlikler Okulu`nda, 1981 yılında Ankara'da KKK Armoni mızıkasında vatani görevini yaptı.Sanat hayatı, "Zoraki Tabip" adlı tiyatro oyunuyla başladı. 1 yıl kadar Kenterler Tiyatrosu'nda çalıştıktan sonra Devekuşu Kabare Tiyatrosu nda görev aldı. 1973 yılında Ertem Eğilmez'in yönettiği Tatlı Dillim filmiyle sinemaya adımını attı ve kalabalık kadrolu filmlerde rol almaya başladı. İnek Şaban,Süt kardeşler, Çöpçüler Kralı, Davaro ve Sakar Şakir Filmlerinde canlandırdıgı karakterler sayesinde 7'den 70'e herkesin sevgisini kazanarak unutulmaz bir sanatçı olmuştur. Kemal Sunal, peşpeşe çevirdiği filmlerle ticari açıdan büyük başarı kazandı. Filmlerde çoğu zaman saf, şanslı ama iyi yürekli karakterlerin rollerine girdi. 1974 yılında evlendi. Ali Sunal ve Ezo Sunal adlarında, biri erkek diğeri kız iki çocuğu oldu. 1977'de Antalya Film Festivali'nde En İyi Erkek Oyuncu ödülünü aldı. 12 Eylül öncesi dönemde yarım bıraktığı üniversiteyi, Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi Radyo Televizyon ve Sinema Bölümü'nden mezun olarak 1995 yılında bitirdi ve yüksek lisans yapmaya başladı. Yüksek Lisans tezi komedyen kimliği ile Kemal Sunal'ın ve filmlerinin incelenmesidir. Yüksek lisans tezi 2005 yılında ailesi tarafından "TV ve Sinemada Kemal Sunal Güldürüsü" ismi ile kitap haline getirilip yayınlanmıştır. Hayatı boyunca toplam 82 filmde rol aldı. 3 Temmuz 2000 tarihinde Balalayka adlı f... Devamı

ANTONİO VİVALDİ ÜNLÜ MÜZİKCİ KİMDİR HAYATI

2012-11-09 12:34:00
ANTONİO VİVALDİ ÜNLÜ MÜZİKCİ KİMDİR HAYATI |  görsel 1

  Antonio Vivaldi (Venedik, 4 Mart, 1678- Viyana, 28 Temmuz, 1741) İtalyan barok besteci.Antonio Vivaldi, Giovanni Vivaldi ve Camilla Calicchio’nun ilk çocuğu olarak 1678’te Venedik’te dünyaya geldi. Lakabı Kızıl Rahip’ti. Babası, önceleri berberlik yapmış, daha sonra ise başarılı bir kemancı olmuştu. Vivaldi, ilk müzik eğitimini babasından almıştır. Annesi ise bir terzinin kızıydı. Bir papaz eğitimi alan Antonio Vivaldi 1703 yılında resmen papazlık görevine atandı. Ama aynı yıl başka bir işe daha girdi. Ospedale della Pietà adındaki bir kızlar yetimhanesinde keman öğretmeni oldu. Buradaki görevi yetim ya da sakat kızlara keman çalmayı öğretmek ve onlara konserlerde seslendirmeleri için her ay iki konçerto yazmaktı. 1709 yılında bu görevinden ayrılmak zorunda kaldi. Bu dönemde Vivaldi besteci olarak dikkat çekmeye başladı. Op.1 sonat seti 1705 yılında yayımlandı. 1709’da Op.2 keman sonatını Danimarka Kralı IV. Frederik’e ithaf eden Vivaldi, bu sıralarda konçerto yazmaya başlamıştır. Hollandalı yayıncı Estienne Roger, Vivaldi’nin 12 konçertodan oluşan L’estro Harmonico adli eserini yayımladı. Bu dönemin en etkili müziksel yayını oldu. Almanya dışına hiç çıkmayan Bach’in müziğinin İtalyan yanının oluşmasında önemli bir yeri vardır. 1714’te Vivaldi’nin konçertolarını duyan Quantz, Albinoni ile birlikte Vivaldi’ye konçertoda reform yapmaları için ödenek bağlamıştır. 1723 ile 1724’te Roma’daki karnaval mevsimi için üç opera yazdı. Yine 1723’te Vivaldi, Pieta’nın yöneticileriyle ayda iki konçerto besteleme konusunda anlaştı. 1725’te yazdığı eseri Op. 8, Il cimento dell’armonico e dell’inventione ile ün&u... Devamı

MONTESGUİEU ÜNLÜ ÖZLÜ SÖZLERİ

2012-11-08 16:22:00

İnsan ne kadar az düşünürse, o kadar çok konuşur. Dünyada başarı kazanabilmek için aptal görünülmeli, akıllı olunmalıdır. Bazen susmak, söylenen bir sürü sözden çok daha fazlasını ifade eder. Bir tek kişiye yapılan haksızlık, bütün topluluğa yönelmiş bir tehdittir. Çeyrek saatlik okumanın gideremediği kederim olmamıştır. Ayrı Ayrı Birer Ahlaksız Yaratık Olan İnsanlar, Toplu Oldukları Zaman Namuslu Kişiler Olurlar. Bir ülkede yalakalığın getirisi, dürüstLüğün getirisinden daha fazla ise, o ülke batar. Eskiden, bir ülkeye karşı savaşmak için asker aranırdı. Bugün, askerleri savaştırmak için ülke aranıyor. Okumayı sevmek, hayattaki can sıkıcı saatlari en güzel saatlerle değiştirmektir. Bir rejim, halkın adalete inanmaz bir hale geldiği noktaya gelince o rejim mahkum olmuştur. Dalkavukluğun sağladığı çıkar, dürüstlüğün kazandırdığı faydadan daha fazla olursa , o ülke batar. Başarılı olmak için çaba gösterirsen şans seninledir. Tembeller için şans diye bir şey yoktur. Eğer ülkeme yararlı olacak, diğer ülkeleri mahvedecek bir şey biliyorsam Prens'ime önermem; Çünkü ben önce bir insanım, sonra bir Fransız’ım. Ben zorunlu olarak insan doğdum ve tesadüfen Fransız oldum. Cumhuriyetler zenginlikten, diktatörlerde yoksulluk yüzünden yıkılırlar. Aksi kantılanmadıkça kimse suçlu değildir. Zekanın peşinde koşmayın aptallığı yakalarsınız. Doğruluk ortadan kalktımı, yükselme tutkusu bazı yüreklerde yer bulabilir, cimrilik ise bütün yürekleri sarar, istekler konu degiştirir, dün söylenen bugün söylenmez olur, yasalar içinde özg... Devamı

KARACAOĞLAN KİMDİR VE ŞİİRİNİN ÖZELLİKLERİ NELERDİR

2012-11-07 14:52:00

      Karacaoğlan, Türk halk şairi ve aşık. Etkileyici bir dil ve duygu evreni kurduğu şiirleriyle Türk halk şiiri geleneğinde çığır açmıştır. 1606' doğduğu, 1679'da ya da 1689'da öldüğü sanılmaktadır. Yaşamı üstüne kesin bilgi yoktur. Bugüne değin yapılan inceleme ve araştırmalara göre 17. yüzyılda yaşamıştır. Nereli olduğu üstüne değişik görüşler öne sürülmüştür. Bazıları Kozan Dağı yakınındaki Bahçe ilçesinin Varsak (Farsak) köyünde doğduğunu söylerler. Gaziantep'in Barak Türkmenleri de, Kilis'in Musabeyli bucağında yaşayan Çavuşlu Türkmenleri de onu kendi aşiretlerinden sayarlar. Bir başka söylentiye göre Kozan'a bağlı Feke ilçesinin Gökçe köyündendir. Anadolu'da yaşayan Karakeçili aşireti onu kendinden sayar. Mersin'in Silifke, Mut, Gülnar ilçelerinin köylerinde, o yöreden olduğu ileri sürülür. Bir menkıbeye göre de Belgradlı olduğu söylenir. Bu kaynaklardan ve şiirlerinden edinilen bilgilerden çıkarılan, onun Çukurova'da doğup, yörenin Türkmen aşiretleri arasında yaşadığıdır. Adı bazı kaynaklarda Simayil, kendi şiirlerinden bazısında ise Halil ve Hasan olarak geçer. Akşehirli Hoca Hamdi Efendi'nin anılarına göre Karacaoğlan yetim büyüdü. Çirkin bir kızla evlendirilmek, babası gibi ömür boyu askere alınmak korkusu ve o sıralarda Çukurova'da derebeyi olan Kozanoğulları ile arasının açılması sonucu genç yaşta gurbete çıktı. İki kız kardeşini de yanında götürdüğünü, Bursa'ya, hatta İstanbul'a gittiğini belirten şiirleri vardır. Yine bu şiirlerinden anlaşıldığına göre, Bursa'da ev bark sahibi o... Devamı

NİCOLAS STENO KİMDİR BİLİME KATKISI

2012-01-11 00:25:00

Nicolas Steno hayatı Anatomi ve jeoloji dalında öncü bilim adamı Danimarkalı Nicolas Steno 11 Ocak 1638 yılında doğmuştur.Ölümü ise 25 Kasım 1686 tarihidir. Nicolas Steno jeoloji ve stratigrafinin babası olarak kabul edilir. Nicolas Steno 1659 yılında sadece bir kitapta yazdığı için bilgileri kabul etmemeye bunun yerine kendi kendine araştırıp açıklığa kavuşturmaya karar verir.Nicolas Steno bilinmeyen bir hastalık yüzünden çocukluğunda yalnız olarak büyüdü.1654-1655 yılları arasında, onunla aynı okulu ziyaret eden 240 öğrenci, bu dönemde salgın gösteren büyük veba hastalığı yüzünden öldü. Nicolas Steno, üniversite eğitimini tamamladıktan sonra, bir Avrupa yolculuğuna çıkar. Bu yolculukta Steno, Hollanda, Fransa, İtalya ve Almanya'da önde gelen hekim ve bilim adamları ile temaslarda bulundu. Steno'nun bunlardan etkilenmesi, önemli bilimsel keşifler yapmak için onun kendi gözlem gücünü kullanmasına yol açtı. Bilimsel soruların genellikle yerleşmiş ve katı otoritelerce cevaplanmaya çalıştığı bir dönemde Steno, yaptığı gözlemler her ne kadar geleneksel doktrinlerden farklı olsa bile, kendi gözlerine güvenecek kadar cesurdu. Nicolas Steno, koyun, köpek ve tavşan kafalarında, daha önce de tanımlanmış olan "duktus stenonianus" (parotis tükürük bezi kanalı) isimli bir yapıyı keşfetti. Bu keşfin kime mal edileceğine dair Blasius ile bir anlaşmızlık olsa da Steno'nun ismi bu yapıyla ilişkilidir. Ayrıca Steno, kalp üzerine eğitim almıştı ve kalbin sıradan bir kas olduğunu belirlemişti. Steno daha sonra Fransa'ya Saumur kentine gitti ve burada Melchisédech Thévenot ve Ole Borch ile bir araya geldi. Steno, buradan da Montpellier'e geçerek onun çalışmalarını ünlü bir İn... Devamı

PİSAGOR KİMDİR HAYATI VE BİLİME KATKISI

2011-12-30 20:26:00

  Pisagor (Pythagoras) M.Ö. 580 yılında Sisam Adası’nda doğmuştur. M.Ö.589 yılında Güney İtalya bölgesindeki zengin liman kentlerinden biri olan Crotona’ya göç etti. Pisagor burada, kendinde olduğunu iddia ettiği kehanet yeteneği, gizemli ve çekici havası ile zengin ve soylu gençleri etrafında toplayarak onlarla beraber bir okul kurdu. Pisagor, bu gençleri “Dinleyiciler” ve “Matematikçiler” olarak ikiye ayırıyordu. Kademeli bir sisteme sahip bu okula başlandığında “Dinleyici” olarak başlanıyor ve başarılı olunursa “Matematikçi” olunuyordu. Pisagor’un öğretileri, Mısır ve Babil kahinlerinden aldığı 34 yıllık eğitim sonrası oluşmuştu. İtalya’ya döndüğünde belirli kademelere bağlı bir şekilde oluşturduğu Orfik öğretilerin yeniden canlanmasını sağlayacak gizemciliği de taşıyordu. Pisagor için sayılar çok önemliydi çünkü Mısır’da aldığı eğitim ve daha sonrasında Babil‘in Mısır’ı işgal etmesi ile gittiği Matematik ülkesi Babil’de aldığı eğitim ile Matematiğin kutsallığına fazlasıyla inanmıştı. Eski Mısır kahinlerinin ve Babil rahiplerinin ayinlerini Matematiksel işlemlerle döküman edilen bir müzikle yapması, müziğin Pisagor felsefesinde önemli bir yer tutmasına sebep oldu. Buna bağlı olarrak sayıların notalarla paralel olarak belirli bir düzende sıralandığını savunmuştur. Pisagor bir çalgı aletinde bir telin kısalmasıyla sesin inceldiğini keşfetti. Eğer tel diğerinin 2 katıysa kısa telin çıkardığı ses, uzun telin çıkardığı sesin 1 oktav üstündeydi. Eğer tellerin uzunluklarının oranları 3/2 ise tellerin çıkardığı sesler beşli aralıklıydı. Pisagor 1′i Tanrısal, 10′u ise Tanrısa... Devamı

KAŞGARLI MAHMUT KİMDİR HAYATI VE ESERİ

2011-12-03 13:04:00

    KAŞGARLI MAHMUT (XI. Yüzyıl) Türk dilinin, Türk milliyetçiliğinin ilk büyük öncüsü.Kaşgar'da doğdu. Babasının adı Hüseyin'dir.İlk Türk-İslam devletini kuran Karahanlılar soyundandır.Hangi tarihte, nerede öldüğü belli değildir.Türklerin yaşadığı şehirleri, köyleri, obaları bir-bir dolaşarak hazırladığı sözlüğü, İslamlıktan önceki sözlük edebiyatımızı aydınlatan dev eserdir.Yazılış gayesi, Araplara Türkçe'yi öğretmekten çok, "Türkçe'nin Arapça ile koşu atları gibi yarış edebileceğini, Türk dilinin zenginliğini, her duygu ve düşünceyi anlatıma elverişli olduğunu ispat etmek " içindir.Kaşgarlı Mahmut; iyi silah kullanan bir asker olmakla beraber,ulusal kültürümüzü,yurt sevgisini her şeyin üstünde görenilk büyük dil bilginimizdir.Kitabının önsözünde şu ilgi çekici cümleleri okumaktayız: "Türk'ün, Türkmen'in, Oğuz'un,Çiğil'in,Yagma'nın,Kırgız'ın lisanlarını ve kafiyelerini tamamıyla zihnime nakşettim.Bu hususta o kadar ileri gittim ki, her taifenin lehçesi bence en mükemmel surette elde edilmiş oldu... Türk dili ile Arap dilinin at başı beraber yürüdükleri bilinsin diye, Halil'in Kıtab-ül A'yan'ında yaptığı gibi kullanılan kelimelerle terk edilen kelimeleri bu kitapta bir arada yazmak ara sıra yüreğime doğar dururdu... Kitaba, Türklerin görgü ve bilgilerini göstermek maksadıyla, söyledikleri şiirlerden serpiştirdim, ak ve kara günlerinde yüksek düşüncelerle söylenmiş olan savlarını da aldım... Türklerde güzellik, sevimlilik,edep,tatlılık,büyükleri ağırlamak,sadelik,sözün&u... Devamı

HERODOT TARİHİN BABASI KİMDİR

2011-10-04 19:57:00

Herodot (Halikarnassoslu Herodotus; Yunanca: Ηροδοτος Herodotos; M.Ö. 484 Halikarnas - M.Ö. 425) M.Ö. 5. yüzyılda yaşamış olan Yunanlı tarihçi ve antik yazar. Tarihin babası olarak anılır. Gezilerinde gördüğü yerleri ve insanları anlattığı Herodot Tarihi olarak bilinen eseriyle tanınır. Eserinin esas konusu Persler ve Yunanlar arasında yapılan "Pers Savaşları" (M.Ö. 492-449)dır. Ünlü Cicero (De leg. 15) tarafından tarih yazarların babası veya ilk tarih yazarı olarak tanımlandı. Latince (pater historiae) tarihin babası. Yaşamı Herodotus Halikarnassos'da Batı Anadolu'daki bugünkü Bodrum yakınlarında Türkiye'de dünyaya geldi tiran Lygdamis tarafından sürülmesi üzerine gençliği o zaman bilinen dünyanın birçok yerine yaptığı gezilerle geçmiştir. Uzun süre Atina'da yaşıyan Herodotos'un Mısır'a gidip Assuan'a kadar indiği Mezopotamya'yı Filistin'i Güney Rusya'yı gördüğü Afrika'nın kuzey kıyılarında bulunduğu sanılmaktadır. Yaşlılığında İtalya'daki Thurii adlı Yunan koloni'sine çekilmiş kendisine "Tarihin Babası olma ününü kazandıran eserini yazmıştır. Herodotos İ.Ö. 424 yılında ölmüştür.  ... Devamı

FİDEL CASTRO DEVRİMCİ LİDER KİMDİR HAYATI

2011-08-31 20:59:00

Gençliği İspanyol göçmeni bir toprak sahibi olan Angel Castro'nun beş çocuğundan ikincisidir. Çocukluğu yoksul bir yöre olan Mayari'de geçmiştir. Oriente ilinin merkezi Santiago'daki Katolik okullarında ve Havana'daki Cizvit lisesi Belen İlahiyat Okulu'nda öğrenim gördü. 1950'de Havana Üniversitesi'nden hukuk doktoru olarak mezun oldu. Öğrenciyken, 1947'de Dominik Cumhuriyeti'ne karşı başarısızlıkla sonuçlanan bir devrimci harekete ve 1948'de Bogota'daki kent ayaklanmalarına katıldı.1947'de Küba Halk Partisi'ne girdi. 1950-52 arasında avukatlık yaptıktan sonra Temsilciler Meclisi seçimleri için Küba Halk Partisi'nden adaylığını koydu. Ama 10 Mart 1952'de iktidardaki Carlos Prio Socarras hükûmetini deviren Küba'nın eski başkanlarından General Fulgencio Batista seçimleri iptal etti. Kişiliği Enerjik, karizmatik ve siyasi sezgileri güçlü bir önder ve parlak bir hitap yeteneği olan Castro, üzgün bir siyasi düşünür olmaktan çok gelişen olaylara göre davranmasını bilen aktif bir eylem adamıdır. Başardığı işlerle halk içinde önemli bir destek kazanmakla birlikte, çoğu sonradan ABD'ye sığınan geniş bir muhalif kitlesinin doğmasına da yol açmıştır. Bu kitleler için Kimseyi zorla ülkemizde yaşamaya mahkum edemeyiz. Eğer insanların özgürlüğün kıymetini anlamak için esareti yaşayıp tecrübe etme ihtiyacı varsa, Bu durumu olgunlukla karşılayacağız! demesi, dünya kamuoyunda ve kendi ülkesindeki karizmasını kuvvetlendirmiş, zorlayıcı ve baskıcı bir liderden daha ziyade özgürlükçü bir insan olduğu imajını yaratmıştır. birçok sanatçı ve bilim adamını yargılamaksızın kabul etmiş ve desteklemiş... Devamı

İSMET İNÖNÜ KİMDİR VE HANGİ CEPHELERDE SAVAŞTI

2011-08-24 19:10:00

1884 yılında İzmir'de doğdu. İlk ve orta öğrenimini Sivas' ta tamamladıktan sonra Mühendishane İdadisini (Askerî Lise) bitirdi. 1903 yılında Kara Harp Okulu'ndan, 1906 yılında Harp Akademisi' nden mezun olarak, ordunun çeşitli kademelerinde görev yaptı. 1910-1913 yılları arasında Yemen İsyanı'nın bastırılması harekâtına katıldı. Bu ve bundan önceki görevlerinde hudut problemleri ve asilerle yapılan anlaşmalarda başarılı hizmetleri ve meslekî özellikleriyle dikkati çekti. Birinci Dünya Savaşı sırasında Kafkas Cephesi'nde Kolordu Komutanı olarak Atatürk'ün emrinde çalıştı ve öğrencilik yıllarından beri devam eden dostlukları ile devletin geleceği hakkında ortak fikirleri gelişti. Suriye Cephesi'nde savaştı; Millî Mücadele sırasında Atatürk'ün en yakın silâh arkadaşı olarak çalıştı. Edirne milletvekilliği ve bakanlık yaptı. Albay İsmet Bey, mebusluk ve bakanlık da uhdesinde kalarak Garp Cephesi Komutanlığı'na getirildi. 25 Ekim 1920'den sonra Batı Cephesi Komutanı olarak Çerkez Ethem isyanını bastırdı. Birinci ve İkinci İnönü Savaşlarını yönetti. Tuğgeneral rütbesine yükseldi. Sakarya Meydan Savaşı ve Büyük Taarruz'dan sonra kazanılan zafer üzerine Mudanya Mütarekesi'nde Büyük Millet Meclisi'ni temsil etti. Lozan Barış Konferansı'na Dışişleri Bakanı ve Türk heyeti başkanı olarak katıldı. 24 Temmuz 1923'te Lozan Andlaşması'nı imzaladı. Cumhuriyetin ilânından sonra 1923-1924 yıllarında ilk hükûmette Başbakan olarak görev aldı, 1924-1937 yılları arasında bu görevini sürdürdü. İnönü, Atatürk İnkılâplarının gerçekleşmesinde ve Türkiye Cumhuriyeti'nin sağlam temeller üzerine oturtulmasında Atatürk'ün e... Devamı

BEHÇET NECATİGİL KİMDİR HAYATI VE ESERLERİ

2011-08-24 17:51:00

16 Nisan 1916'da İstanbul’da doğdu. 13 Aralık 1979'da İstanbul'da yaşamını yitirdi. Zincirlikuyu Mezarlığı’nda toprağa verildi. İstanbul Yüksek öğretmenOkulu Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü’nden mezun oldu. Kars, Zonguldak liseleriyle İstanbul Kabataş Lisesi'nde öğretmenlik yaptı. İstanbul Eğitim Enstitüsü’nde edebiyat dersleri verdi. "Gece ve Yas" isimli ilk şiiri lise öğrenciliği yıllarında 1835'te Varlık Dergisi si'nde yayınlandı. Ardından Yenilik, Yeditepe, Türk Dili, Yeni Dergi, Yeni Edebiyat, Cumhuriyet gibi dergi ve gazetelerde çıkan şiirleriyle tanındı. Sekizi Knut Hamsun olmak üzere otuza yakın kitap çevirdi. Radyo oyunları yazdı, edebiyat tarihiyle ilgili çalışmalar yaptı. İlk şiir kitapları "Kapalıçarşı" (1945), "Çevre"nin (1951) ardından yayınlanan "Evler"de (1953) divan ve halk şiirlerini sıcak bir lirizmle bir araya getirdiği şiirleri yer alır. Bundan sonraki kitaplarında uzun dizelerle yeni bir biçem arayışına yöneldi. "Yaz Dönemeci" kitabında günlük dilden ustaca yararlandığı görüldü. Sonraki şiirlerinde iç dünyasından yansımalar, anımsamalar ve tedirginliklerle lirizmin özgün örneklerini verdi. Son şiirlerinde geleneksel Türk şiirinin söyleyiş uygulamalarını denedi. Ölümünden sonra ailesi tarafından konulan Necatigil Şiir Ödülü 1980’den beri veriliyor. ESERLERİ ŞİİR: Kapalı Çarşı (1945) Çevre (1951) Evler (1953) Eski Toprak (1956) Arada (1958) Dar Çağ (1960) Yaz Dönemi (1963) Divance (1965) İki Başına Yürümek (1968) En/Cam (1970) Zebra (1973) Kareler Aklar (1975) Sevgilerde (Seçme Şiirler, 1976) Beyler (1978) ... Devamı