Image Hosted by ImageShack.us CENGİZ DAMAR'IN YENİ KİTABI ÇIKTI KİTAPÇILARDA
27 10 2010

ATASÖZÜ VE DEYİM NEDİR AÇIKLAMALARI

Atasözü nedir?

 ”Atalarımızın, uzun denemelere dayanan yargılarını genel kural,bilgece düşünce ya da öğüt olarak düsturlaştıran ve kalıplaşmış biçimleri bulunan kamuca benimsenmiş sözlerdir.”

Türk kimliğine ait ilk atasözü kitabı, Fatih'teki Millet Kütüphanesi'nde bulunan “Teshil” adlı tıp kitabın sonuna eklenmiş el yazısı ile kaydedilen bir risalede yer almaktadır.Toplam 698 adet olup; yazılış tarihi itibariyle hicri 885,miladi 1420 yıllarına denk düşmektedir.

Atasözlerinin özellikleri şöyle sıralanabilir:

1-Halkın düşüncesini anlatır.

2-Ulusaldırlar.

3-Kişinin ruhuna hitap ederler.

4-Kesin tavırlıdırlar.

5-İnandırıcıdırlar.

6-Geniş halk kitlelerinin yüzyıllardan beri geçirdiği denemelerden ve bu denemelerden oluşan düşüncelerden doğmuşlardır.

7-Yalın sözlerdir,anlatımları açıktır.

8-Doğa olaylarının oluşunu bildirirler.

9-Ahlak aşılarlar,ahlaklı olmayı öğretirler.

10-Bir veya iki cümleden meydana gelirler.

11-Bir çoğunda mecaz vardır.

12-Atasözlerinde söz sanatları vardır.

13-Kelimelerin yerleri değiştirilemez.Değiştirildiği zaman değişik anlamlar ortaya çıkabilir.

14-Denenmiş sözler olduğu için doğruluğu herkes tarafından kabul edilir

 

ÖRNEKLER VE AÇIKLAMALARI

 

Açık yaraya tuz ekilmez.
Acısı ve derdi taze olan bir kimsenin üzüntüsünü artıracak söz ve davranışlardan kaçınmak gereklidir.

Açık yerde tepecik kendini dağ sanır.
Kıymetli, yetenekli kimselerin bulunmadığı veya az bulunduğu bir yerde, kendinde az da olsa bir şey bulunan kimse böbürlenmeye, büyüklük taslamaya başlar.

Açılan solar, ağlayan güler.
Hayatta hemen her şey bir değişimin içindedir, olduğu gibi kalmayıp tersine dönebilir, güzel çirkinleşebilir; mutsuz mutlu, yoksul da zengin olabilir.

Açın gözü ekmek teknesindedir (olur).
İnsanın tek amacı, öncelikle kendisi için gerekli, yaşaması için zorunlu olan, yokluğunu çektiği şeyi elde etmektir.

Açın karnı doyar, gözü doymaz.
1. Bir şeyin uzun süren yokluğu açlık ve doyumsuzluk duygusuna iter insanı; bu insan hiç doymamış, aç kalacakmış gibi davranır; gözü nesnelerde kalır, o nesneleri kaybedecek sanısına kapılır. 2. İhtiraslı kişi elindekiyle yetinmez, daha fazlasını ister.

Aç kurt bile komşusunu dalamaz.
Komşu hakkı çok yücedir. Komşuya hangi şartlarda olursa olsun, aç ya da zengin iyi davranılmalıdır. Çünkü toplumun dirlik ve düzenliği bir yönüyle buna bağlıdır.

Açma sırrını dostuna, o da söyler dostuna.
Sır özeldir ve gizli tutulmalıdır. Onun gerçekten duyulup yayılması istenmiyorsa, dosta bile açılmamalıdır. Açılırsa o da ağzından kaçırabilir ya da yakınına anlatabilir, bunu başkaları duyabilir, saklamaya çalıştığın şey sır olmaktan çıkar, yayılır.  Aç ne yemez, tok ne demez.
Yoksul kişi ihtiyaç duyduğu şeyin en kötüsüne bile razı olur; iyisini, kötüsünü arayacak durumda değildir. Oysa varlıklı kişi için durum farklıdır, o her zaman daha iyisini ister, en güzel şeylerde bile bir kusur bulur, mırın kırın eder.

Aç tavuk (düşünde) kendini buğday (arpa, darı) ambarında sanır (görür).
Yoksulluk çeken, varlık yüzü görmeyen kişi sürekli ihtiyaç duyduğu şeylerin hasretini çeker; kendisini onları elde etme hayaline kaptırır, olmayacak düşler kurar.

DEYİM NEDİR

Genellikle gerçek anlamından az çok sıyrılarak ilgi çekici anlam taşıyan söz öbeklerine deyim denir. Deyimler anlatıma güzellik, çekicilik, canlılık katar. Türkçe, deyimler bakımından zengin bir dildir.

Deyimlerin Özellikleri:
1. Kalıplaşmış söz Öbekleridir. Cümle hâlinde olanları da vardır.
 

a. Kalıplaşmış söz öbekleri biçiminde olan*lar:
Dört elle sarılmak, göz kulak olmak, çorbada tu*zu bulunmak, tere yağından kıl çeker gibi, gün gör*müş, dört gözle beklemek..
b. Cümle durumunda olanlar:
Dam üstünde saksağan, vur beline kazmayı.
Bu ne perhiz, bu ne lahana turşusu?
Ana usta yufka yapar, çocuk usta çift çift kapar.
Kızım sana söylüyorum, gelinim sen dinle. (anla)
Senin aradığın kantar, Bursa’da kestane tartar.

2. Kalıplaşmış sözler olduğundan sözcükle*rinin yerleri değiştirilemez, onların yerine ” eş anlamlı sözcükler” konulamaz.

3. Genellikle gerçek an*lamlı olan deyimler de vardır.

a) Mecaz Anlamlı Olanlar:

bir tasla iki kuş vurmak (bir eylemle iki sonuç elde etmek)
eşeğini sağlam kazığa bağlamak (işini güven altına almak)
gözü gibi sakınmak (Bir zarar gelmesin diye özenle korumak)
iğneli söz (dokunaklı söz)
kafa yormak (bir şey üzerinde çok düşünmek)

b) Gerçek Anlamlı Olanlar:

bin pişman olmak, Hem suçlu hem güçlü, Çoğu gitti azı kaldı, yükte hafif pahada ağır

4. Mastarla biten deyimler cümlede çekimli duruma gelebilir:

burnundan (fitil fitil) gelmek = Burnundan (fitil fitil) geldi.
kendi kendine söz vermek= Kendi kendime söz verdim.
kokusunu almak= Kokusunu almış.

59604
0
0
Yorum Yaz
Robots txt User-agent: Mediapartners-Google Disallow: