Image Hosted by ImageShack.us CENGİZ DAMAR'IN YENİ KİTABI ÇIKTI KİTAPÇILARDA
cengizdamar
20 Takipçi | 0 Takip
Kategorilerim

NEDİR

BURÇLAR VE FAL

DEĞERLİ TAŞLAR

SANAT

KADINLAR VE EKEKLER

HATTUŞAŞ YANYOR-TARİHİ ROMAN

TARİH

Şiir

Sağlık

Öykü

DİN DERSİ

Haber

Ünlüler

Bilim

Aşk

Spor

Eğitim

Hobi

EDEBİYAT

Müzik

Hayvanlar

Yaşam

VÜCUDUMUZ VE ORGANLARIMIZ

PADIŞAHLAR

CENGİZ DAMAR-ŞİİRLER

CENGİZ DAMAR-MAKALELER

CENGİZ DAMAR-ÖYKÜLER VE HİKAYELER

ÜNLÜ RESSAMLAR

COĞRAFYA TÜRKİYE

BİTKİLER

MASALLAR

ATATÜRK

MATAMATİK- GEOMETRİ

OSMANLI İMPARATORLUĞU

SİLAHLAR

DİL BİLGİSİ -TÜRKÇE

Diğer İçeriklerim (1405)
Tüm içeriklerim
Takipçilerim (20)
27 12 2015

Üç ocak Mersinin Kurtuluşu Şiir

ÜÇ OCAK Yıl 1922' de üç ocakta Toroslardan isyan çığlığı yükseldi. Yörükler gökgürültüsü gibi gürledi. Şimşek oldu, yıldırım oldu. İşgal kuvvetlerinin üzerine düştü. Yaylalarda yanan yörük ateşi Mersin ovasını aydınlattı. İşte o şanlı kurtuluş gününde, Poyras ve lodos gururla esti. Torosların zirvesinde kartallar özgürce uçtu. Boynu bükük zakkumlar, neşeyle kırmızı beyaz açtı. Akdeniz dalgalandı çoştu. Kaçan düşman gemilerine, dev gibi dalgalarla hesap sordu. Mersin'in üzerindeki kara bulutlar dağıldı. Yaşlısı, genci, kadını, erkeği, Özgürce özgürlük şarkıları söyledi. Şunu iyi bilsin, dost ve düşman Bu kutsal topraklar, bu kutsal vatan. Bize şehitlerimizden, gazilerimizden emanet. Özgürlüğümüzün simgesi, bu Al bayrak Dosta gurur, namertte inat. İlelebet gökyüzünde özgürce dalgalanacak. Cengiz Damar.   Devamı

04 12 2015

YAZAR VE ŞAİR CENGİZ DAMAR KİMDİR HAYATI

    1956 Yılında, Ankara/ Beypazarında doğdu. İlk, orta ve liseyi Ankarada okudu. A.ö.F. Turizm ve Otelcilik bölümünü bitirdi. Yazarın basılmış eserleri: HATUŞAŞ YANIYOR:  Bu eser Hitit dönemini anlatan, belgesel niteliğinde tarihi bir romandır. Kıtapta kaynak olarak, Hitit ve Mısır tabletleri gösterilmiştir. Hattuşaş Yanıyor: Kültür Bakanlığı tarafindan alınmiş ve Devlet Kütüpanelerine girmiştir. KELENDERİSTE AŞK: Mitolojik kentte geçen, bir aşk hikayesi tema olarak işlenmiştir. İÇİMDEKİ YARATIK: Fantastik roman türüdür. Yazarın, Şiir, Öykü, Hikaye, Makale ve masalları bulunmaktadır. ... Devamı

13 10 2014

İÇİMDEKİ YARATIK FANTASTİK ROMAN

İÇİMDEKİ YARATIK FANTASTİK ROMAN |  görsel 1

CENGİZ DAMAR'IN YENİ FANTASTİK ROMANI ÇIKTI. Devamı

28 08 2014

PLATİN MADENİ ÖZELLİKLERİ HAKKINDA BİLGİ

Platin madenlerin içinde en değerlisidir kuyumculukta genelde pırlantalı ürünlerde kullanılır Platin, periyodik cetvelde Pt simgesi ile gösterilen kimyasal bir element olup atom numarası 78 dir. Ağır, dövülebilir, sünek, grimsi beyaz renkli, geçiş metalleri grubunda, kıymetli metallerdendir. Korozyona dayanıklı olup bazı bakır ve nikel cevherlerinde bulunur. Kuyumculukta, laboratuar cihazlarında, elektrik kontaktlarında, dişçilikte ve otomobil egzost kontrol cihazlarında kullanılır. Önemli özellikleri Platin saf haldeyken gümüşümsü beyaz renklidir. Korozyona dayanıklıdır. Platin grubu metallerin altı üyesinin de (rutenyum, rodyum, paladyum, osmiyum, iridyum, ve platin) katalitik özellikleri çok üstündür. Bu nedenle platin, otomobillerin egzost sistemlerindeki katalitik konverterlerde ve bujilerin uçlarında kullanılır. Platin, yüksek aşınma ve kararma direncinden ötürü ideal bir hassas kuyumculuk metalidir. Platin altından daha kıymetlidir. Platin fiyatları, piyasadaki arz-talep dengesine göre değişmekle birlikte normalde altının iki mislidir. 18. yüzyılda platinin nadir bulunur oluşu, Kral XV. Louis'nin onu, "krallara layık tek metal" olarak tanımlamasına neden olmuştur. Göze çarpan diğer özellikleri arasında; kimyasallara karşı direnç, çok üstün yüksek sıcaklık özellikleri, ve kararlı elektriksel özellikler sayılabilir. Platin havada hiçbir sıcaklıkta korozyona uğramaz, ancak siyanür, halojenler, kükürt, ve alkaliler tarafından korozyona uğratılır. Hidroklorik asit (HCl) ve nitrik asit (HNO3) içerisinde çözünmez fakat, kral suyu (aqua regia) olarak bilinen karışımda kloro-platinik asit oluşturarak çözünür. Bilinen oksidasyon kademeleri +2, +3, ve +4 tür. ... Devamı

28 08 2014

Dört halife dönemi ve Yapılanlar

DÖRT HALİFE DÖNEMİ (632- 661) Halife: Hz. Muhammed’in vekili, Müslümanların din ve devlet başkanıdır. Dört Halife döneminde halifeler halk oyu ile (seçimle) başa gelmişlerdir. Bu yüzden dört halife dönemine İslam’da”Cumhuriyet”dönemi denir. “Hulefa-i Raşidin = Büyük Halifeler” de denir. Dört Halifeden sonra, Emeviler le birlikte halifeler seçilmemiş, yönetim saltanata dönüşmüştür. Hz. EBUBEKİR DÖNEMİ ( 632- 634 ) * Seçimle göreve gelen ilk halifedir. Döneminde; 1. Yalancı Peygamberler sorunu çözümlendi. Dini ve siyasi birliği sağladı. 2. Zekat vermek istemeyenler tekrar dine kazandırıldı. Önemi: Arap yarımadasında dinsel ve siyasal birlik yeniden sağlandı. Müslümanlar arasında birlik ve beraberlik korundu. 3. Kur’an ayetlerini toplatıp, kitap haline getirdi. Zeyd bin Sabid başkanlığındaki kurul, ayetleri birleştirdi. İleride çıkabilecek ihtilaflar önlendi. Aslı korundu. ( Mushaf= Kitap) 4. Fetihleri;  İslam’ı yaymak üzere Bizans ve Sasani üzerine Müslüman orduları gönderildi. Böylece, Arabistan dışına ilk seferler Hz. Ebubekir ile başladı.  Halid bin Velid komutasındaki İslam ordusu Hire’yi ele geçirdi. Hire kentinin alınmasıyla ilk defa “ Cizye” vergisi alındı.  Bizans ( Suriye ) üzerine ordu gönderildi. ( 634 Yermük Savaşı ) Suriye kapıları Müslümanlara açıldı. Suriye’nin fethine zemin hazırlayan savaştır. Hz. ÖMER DÖNEMİ ( 634-644 )  Dört Halife döneminde fetihlerin en çok yoğunlaştığı dönemdir. Bu dönemde Sasaniler ve Bizansla mücadele edildi.  Suriye, Mısır , İran fethedildi. Bizans ile mücadele ( Suriye’nin Fethi) Hz. Ebubekir döneminde , Yermük ... Devamı

08 05 2014

Garp Şark Şimal Cenup Cihet ne demek

GARP ŞARK ŞİMAL CENUP CİHET NE DEMEK   Eskiden yönlere verilen isimler DOĞU   = ŞARK  BATI     =GARP  KUZEY =ŞİMAL  GÜNEY=CENUP  YÖN     =CİHET Devamı

06 05 2014

Saint Pierre Kilisesi Ve Özellikleri

Antakya-Reyhanlı yolu üzerinde, kentten 2 km. uzaklıkta Habib-i Neccar Dağı eteklerindedir. Doğal bir mağara iken eklemelerle kiliseye dönüştürülen St. Pierre'nin, dünyanın ilk kilisesi olduğuna inanılmaktadır.   Ayrıca tarihte ilk defa bu kilisede Hz. İsa'nın dinini tanıyanlara "Hristiyan" denmiştir. Kilise, İsa'nın 12 havarisinden biri olan St. Pierre'nin İsa'nın ölümünden sonra Hristiyanlığı yaymaya çalıştığı yer olarak önemli bir dini merkezdir. 1963 yılında Papa 6. Paul tarafından hac yeri olarak ilan edilmiştir. Her sene 29 Haziran günü burada tören düzenlenmektedir. Kilisenin zemininde mozaik kalıntıları, duvarlarda ise freskler bulunmaktadır. Apsis'in sağında kayalardan sızan suyun toplandığı küçük bir havuz (vaftiz suyu), solunda ise saldırılar sırasında kaçmak için kullanılan gizli tünelin girişi vardır. Tünelin sonundaki günahkarlar hamamında cehennem kayıkçısı Haron kabartması yapılmıştır.   Stauris dağının (Haç dağı) batısında kayalara oyulmuş 13m derinliğinde, 9,5m genişliğinde, ve 7m yüksekliğinde bir mağaradan oluşmaktadır. Antakya'daki ilk Hıristiyanların gizli toplantıları için kullandıkları bu mağara Hıristiyanlığın en eski kiliselerinden biri olarak kabul edilir.   İncil'in 'Resullerin İşleri' (11:25-27) bölümünde Barnabas'ın Tarsus'a giderek Pavlos'u Antakya'ya getirdiği, Antakya'da bir yıl birlikte çalışarak Hıristiyanlığı yaydıkları ve bu dine inananlara 'Hıristiyan' adının verilmesinin Antakya'da gerçekleştiği bilinmektedir.   Bu bilgilere ek olarak Pavlos'un Galatyalılara yazdığı mektupta (Galatyalılara 3:11-21) Antakya'ya gelen Petrus ile Hıristiyanlığın o günkü durumunu tartıştığını belirtmektedir. Hıristiyan gel... Devamı

30 04 2014

Kroki Nedir Nasıl Çizilir

Yakın çevremizi kâğıt üzerinde gösterebilmek için kroki ve plândan yararlanırız. Sokağımızın, mahallemizin ya da semtimizin, kuş bakışı görüşünün küçültülerek, ölçüsüz olarak düzlem üzerine çizilmesine, kroki denir. Kuş bakışı, yüksek bir yerden aşağıya doğru bütün genişliği içine alabilecek şekilde bakmak demektir. Kroki, günlük yaşantımızda çok sık kullandığımız çizimdir. Bu çizimler, ana hatlarıyla ölçmeden yapılır. Krokiye ölçek konulmaz. Uzunluklar göz kararı ile belirtilir. Önemli yerler şematik olarak gösterilir. Krokinin çizildiği kâğıdın bir köşesine kuzey-güney doğrultusunu gösteren bir ok konulur. Kroki, okulumuzun çevresini, mahallemizi, köyümüzü tanımada yardımcı olur. Ayrıca aradığımız bir adresi bulmak için de krokiden yararlanırız. Bir arkadaşımıza evimizin yerini basit bir kroki çizerek tarif edebiliriz. Sınıfımızın, okul bahçesinin, odamızın ve sokağımızın durumunu da kroki ile gösterebiliriz. ... Devamı

12 03 2014

Gitmek o Kadar Kolay mı

                                                                                          Gitmek o kadar kolay mı? Hadi! Git gidebilirsen. Sakın! hoşçakal deme! O kelime titreyen gülkurusu dudaklarına yakışmaz. Hadi! Arkana bakmadan git. Umutlarımı, kalbimi de götür. Belki bir gün, pişman olursun. Özlersin, hem de ölümüne özlersin. Biliyorum Gözlerin gözlerimi Ellerin yanan ellerimi arar Dalgalar her kıyıya vurmasında Belki de gitme dur dediği mi duyarsın. Rüzgârlar batıdan estiğinde kokumu içine çekersin Adım gibi biliyorum Ölümüne hasret çekersin Kahrolursun, sabahlar olmaz Kâbus geceler bitmez. Telefonun çalmasını beklersin. Kolay mı öyle Arkana bakmadan Elveda demeden gitmek. Biliyorum. Gözlerini kapatınca beni görürsün. İnce kollarını özlemle Boynuma dolarsın. Dudakların dudaklarımı arar Rüyalarını karabasanlar basar Gitme dur! Ne olursun dur! Bak! Uzattım elimi Seviyorsan eğer, göster sevgini Yaşayalım ortak kaderimizi Bırak şu lanet gururu Kalbinin sesini dinle Ne olursun dur. İstersen beni yargıla İstersen darağacı kurdur İstersen boynumu vurdur Ama ne olursun dur. Ayrılık ikimiz içinde ölüm olur.   Cengiz Damar... Devamı

26 02 2014

EVLERDEKİ KLİMALARIN DOĞRU KULLANIMI VE BAKIMI

Alar­ko Car­ri­er’­ın des­te­ği ile ERA Re­se­arch ta­ra­fın­dan 15 il­de 815 ki­şi ile gö­rü­şü­le­rek ger­çek­leş­ti­ri­len “K­li­ma Kul­la­nım Alış­kan­lık­la­rı Araş­tır­ma­sı­”n­dan çar­pı­cı bir so­nuç el­de edil­di. Ön­ce­ki se­ne­ler­de ya­pı­lan bu araş­tır­ma­ya gö­re, Türk hal­kı­nın yüz­de 85’i­nin bu­lun­du­ğu me­ka­nı so­ğu­tur­ken kli­ma­yı yan­lış kul­la­nı­yor. Na­sıl ko­ru­na­ca­ğız? Kli­ma kul­la­nı­mın­da öne çı­kan en önem­li yan­lış, bu­lu­nu­lan me­ka­nı so­ğu­tur­ken, kli­ma­yı nor­mal oda sı­cak­lı­ğı olan 23 – 24 de­re­ce ye­ri­ne 18 de­re­ce­ye dü­şür­mek. Araş­tır­ma so­nuç­la­rı­na gö­re hal­kın yüz­de 79’u kli­ma kul­la­nır­ken sı­cak­lık ayar­la­ma­da or­ta­mı bir­den so­ğut­ma yo­lu­na gi­de­rek has­ta­lı­ğa da­ve­ti­ye çı­ka­rı­yor. Has­ta­lık­lar ara­sın­da si­nü­zit, bron­şit, göz il­ti­ha­bı, sırt ve bo­yun tu­tul­ma­la­rı ve bu­na ben­zer ra­hat­sız­lar ola­rak sı­ra­la­nı­yor. Uz­man­lar, or­ta­mın aşı­rı so­ğu­tul­ma­ma­sı­nı ve kli­ma­la­rın üf­le­di­ği ha­va­ya di­rekt ma­ruz kal­ma­ma­ya özen gös&s... Devamı

26 02 2014

Patrona Halil İsyanı ve Sonuçları

Patrona Halil İsyanı, Osmanlı Devleti’ndeki Lale Devri’nin sonunu getiren ayaklanmadır. Patrona Halil adlı, ne aslı oluğu belirli olmayan bir kişi idaresinde, bu ayaklanma 28 Eylül, 1730da başlayıp üç gün sürmüştür. Sadrazam Nevşehirli Damat İbrahim Paşa idam edilmiş; Sultan III. Ahmed tahtan indirilmiş ve tahta I. Mahmud getirilmiş ve sonradan Lale Devri adı verilecek devir sona erdirilmiştir. Ayaklanmanın nedeni Ayaklanmanın sebebi, Nevşehirli Damat İbrahim Paşa’nın açtığı zevk ve sefahat devrinden memnun olmayan, bu yapılanları israf olarak gören bir kitle oluşmuş olmasıdır. İran seferinden olumsuz haberler gelmesi üzerine halk harekete geçmiş, camilerde ve diğer yerlerde propaganda yaparak ayaklanmanın zeminini oluşturmaya başlanmıştı. Yeniçerilerin içerisinde de huzursuzluk belirmişti. Zamanın tarihini yazan Mehmed Raşid Efendi ve İsmail Asım Efendi, tepkilerin ve öfkelerin korkunç bir ayaklanmaya dönüşmesinde, geceli gündüzlü ziyafetlerin, çırağan eğlencelerinin, sefere çıkmak istemeyen padişahla sadrazamının Davutpaşa Sarayı bahçelerine gidip bülbül dinlemelerinin baş rolü olduğunu yazarlar. Tarihçi Şem’danî-zâde ise daha pratik bir anlatım ve örneğinle ayaklanmaya neden olan Nevşehirli Damat İbrahim Paşa’yı “mirasyedi meşreb, gece gündüz zevk u sürûr icad idüb halkı aldadacak şey lazımdır deyû bayramlarda meydanlarda dolaplar, beşikler, atlıkarıncalar, salıncaklar kurdurub erkeklerle kadınları karışık salıncağa bindiren, salıncağa binub inerken hubbaz yiğidlere kadınları kucaklatdıran, hoş-seda ile şarkılar söylettiren” kişi olarak tarif eder. Topluluk tepkilerini halk ihtilaline döndürmeyi başaranlar, gerçekte Nevşehirli Damat İbrahim Paşa’nın siyasi karşıtlarıydı. Ay... Devamı

07 02 2014

Enzimlerin Çalışmasına Etki Eden Faktörler Nelerdir

Enzimlerin Çalışmasına Etki Eden Faktörler   1)Sıcaklık Çok yüksek sıcaklıklarda enzimlerin yapısı bozulacağından kimyasal olayın hızı yavaşlar enzimlerin en iyi çalıştıkları sıcaklık aralığı 35 ile 37 derecedir.Düşük sıcaklıklardan etkilenmezler. 2)Enzim Miktarı Enzim miktarı arttıkça reaksiyon hızıda artar. 3)Madde Miktarı Madde miktarı arttıkça olayın hızıda artarsonra sabit kalır. 4)Su Su olmadan enzimler çalışamazlar. 5)pH Değeri  Enzimlerin en iyi çalıştıkları pH 7'dir 6)Aktivatör Madde Enzimlerin hızını arttıran maddelerdir. 7)İnhibitör Madde Enzimlerin hızını yavaşlatan maddelerdir. Enzimlerin Adlandırılması 1)Eğer enzimler pasif olarak çalışıyorlarsa etki ettikleri maddenin sonuna -jen eki alarak adlandırılırlar. Tripsin---->Tripsinojen Pepsin--->Pepsinojen 2)Enzimler aktif olarak çalışıyorlarsa etki ettikleri maddelerin sonuna -az eki alarak adlandırılır. Maltaz Laktaz Amilaz Proteaz   Enzimler protein yapısında olduğu için, ortamdaki sıcaklık değişmelerinden etkilenir. Enzimler belirli sıcak*lıkta çalışır. Enzimin en iyi çalışabileceği sıcaklığa optimum sıcaklık denir (30-35 °C). Daha düşük ve daha yüksek Sıcaklık, enzimlerin çalışma hızını azaltır. Enzimlerin yapısı yüksek Sıcaklıkta tamamen bozulurken, düşük sıcaklıkta bozulmaz. Soğuk, enzimin yapısını bozmadığı için, dondurmak sure*tiyle besin maddelerinin saklanması, enzimlerin inaktif hâle geçirilmesiyle sağlanır. pH derecesi : Her enzimin en iyi çalıştığı optimum bir pH aralığı vardır. Genellikle enzimler pH'nin 7 olduğu ortamlarda en iyi çalışırken bazıları farklılık gösterir. Örneğin, insanda pepsin pH= 2 ortamda, tripsin pH=8.5 olan ortamda en iyi çalışır. Enzim Yoğunluğu : Ortamda yeterli substrat var... Devamı

07 02 2014

CANLILARI OLUŞTURAN ORGANİK BİRLEŞENLER NELERDİR

BESİNLER Organik Besinler Karbonhidratlar Sindirilirler Yağlar Sindirilirler Proteinler Sindirilirler Vitaminler Sindirilmezler İnorganik Besinler Mineraller Sindirilmezler Su Sindirilmezler • Enerji vericiler : Karbonhidrat, yağ, protein Enerji verimi : Yağ, protein, karbonhidrat Yapıcı-onarıcı : Protein, yağ, karbonhidrat Düzenleyiciler : Protein, vitamin, mineraller, su Açlık anında kullanım sırası : Karbonhidrat, yağ, protein Sindirim kolaylığı : Karbonhidrat, protein, yağ KARBONHİDRATLAR • C,H ve O 'den meydana gelmiştir.3 çeşittir. • İki önemli görevi vardır.1)Enerji kaynağı 2)Yapısal madde(Bitkilerde çeperin yapısına,bütün  canlı hücrelerde de zarın yapısına katılarak görev yapar.ATP,DNA,RNA,NAD,NADP,FAD’ da bulunur. 1) MONOSAKKARİTLER • Sindirime uğramazlar. • Yalnızca ototroflar tarafından sentezlenir. • İçerdikleri C sayısına göre 2'ye ayrılırlar. a) 5C'lu şekerler : Riboz, Deoksiriboz (Pentozlar) b) 6C'lu şekerler : Glikoz, Galaktoz, Fruktoz (Hegsozlar) • Monosakkaritlerin difüzyon hızları şöyledir. Galaktoz > Glikoz > Fruktoz • Riboz  ATP ve RNA'da bulunur. Deoksiriboz  DNA'da bulunur. • Glikoz  Bal,üzüm ve incirde bol bulunur.Açlık ve koma anında kullanılır. • Fruktoz  Bal ve olgun meyvelerde bol bulunur.(=meyve şekeri) • Galaktoz Süt ve süt ürünlerinde bol bulunur.(=süt şekeri).Tabiatta az bulunur. Hayvansal  bir besin kaynağıdır. 2) DİSAKKARİTLER • İki monosakkaritin birleşmesinden meydana gelir. • Glikoz + Glikoz = Maltoz (meyve şekeri) Glikoz + Fruktoz = Sakkaroz = Sükroz (Çay = Pancar şekeri) Glikoz + Galaktoz = Laktoz (süt şekeri) • Maltoz ve sükroz bitkilerden, laktoz da hayvanlardan ve ins... Devamı

07 02 2014

Vücudumuzdaki enerji Çeşitleri ve Faydaları

Vücudumuzdaki Enerji Çeşitleri Ve Faydaları Biyoenerjinin kelime anlamı; doğal olan enerjidir. Bilim; insan organizmasının yalnız moleküllerden oluşan, fiziksel bir yapıya sahip olmadığı, tüm kainatta olduğu gibi, bir enerji alanına sahip olduğunu doğrular. Vücut içerisindeki, devamlı bir titreşim ve düşük voltajlı elektromanyetik akım vardır. Elektromanyetik akım; fiziksel bedenle sınırlanmamıştır. Böylece, bir bedenden diğerine akış yapılabilir. Bu elektromanyetik akım; bedenin sağ tarafında toplanmıştır. Biyoenerji akışı insanla sınırlı değildir. Tüm maddeye akar. Bitkilerin insanlarınkine zıt bir kutbu vardır. Onlarla aramızda hür bir kanal açılır. Sağlıklı bir vücutta negatif bir enerji bulunmaz. Vücudun herhangi bir yerinde problem varsa; o bölge negatif enerji üretmeye başlar. Daha doğrusu; beyin ile o bölgenin iletişimi kopmuş demektir. Bun nedenle; bedenimizin tümünü ayakta tutan beyinin düşünce ve yapılandırma bölümü ile aradaki bağı kopartmamak gerekir. Prana; Sanskrit dilinde kelime anlamı yaşam gücü demek olan, iyi sağlık durumunu muhafaza eden ve bedeni canlı tutan görünmez biyoenerji ya da yaşamsal enerjidir. Japonlar; bu esrarengiz enerjiye Kİ, Çinliler CHİ, Yunanlılar PREVMA, Polonyalılar MANA, İbraniler RUAH derler. Yaşam nefesi anlamında pranik şifacılık, çok çeşitli hastalıkların tedavisinde, yaşamsal enerji yada enerji şifacılığının (ki Prana’nın kullanımıdır) bir çeşididir. Görünmez Enerji Nedir? Bilimsel kanıt, biyoenerjinin varlığını ve fiziksel bedenin iyi ve sağlıklı oluşuyla ilgisini anlaşılır şekilde ispatlar. Seçkin Rus bilim adamları tarafından yönetilen bilimsel deneylere dayanarak, Semyon Kirlian; fotoğrafladığı insanların, hayvanların ve bitkilerin ultrahassas bir kamera yöntemiyle fiziksel bedenin etrafı... Devamı

30 01 2014

SIG Sauer P226 Tabancanın Teknik Özellikleri

    P226 X SIX  SIG Sauer P226, 9x19mm Parabellum, .40 S&W ve .357 SIG mermilerini kullanan yarı otomatik tabancadır. SIG P220'ler baz alınarak, 1984 yılında tasarlanmışlardır.  SIG SAUER ® dünyaca ünlü ateşli önde gelen küresel askeri, kolluk kuvvetleri ve ticari kullanıcıların çok tercih ettiği silahlardır.  ABD' silahlı kuvvetleri ve emniyet birimleri tarafından yaygın olarak kullanılmaktadır. Almanya ve İsviçre  yapımıdır. Sığ sauer'in değişik (P) serileri vardır. Bunların içinde p226 serisi kullanıcılar tarafından daha çok tercih edilmektedir.   Orijinal (erken üretim) damgalı slayt, sol tarafı manzaralı 9mm SIG-Sauer P226 . Damgalı slayt, sağ tarafı manzaralı 9mm orijinal (erken üretim) SIG-Sauer P226 tabanca,. Işlenmiş slayt ile .40 SW mevcut üretim SIG-Sauer P226 tabanca,. Eski modeline oranla slayt şeklinde hafif farka dikkat edin. SIG-Sauer P226 ses baskılayıcı (sliencer) ile kullanılmak üzere dişli Picatinny-tipi aksesuar rayı ve uzun namlu ile yeni üretim,   Teknik Özellikleri  Mümkün olan en üst düzeyde mekanik güvenilirlik. Her an hazır olmayı sağlayan, gerçek mekanik güvenlikten taviz vermeyen dizayn. Yumuşak ve iyi kontrol edilebilir tek hareketli tetik. Paslanmaz çelik ve alüminyum çerçeve. Mükemmel vuruş dağılım ve grupman özellikleri. Çok yumuşak ve rahat atış.   Kalibre: 9 mm Para Nişangah Uzunluğu: 207 mm Namlu Uzunluğu: 153 mm Ebatlar Uzunluk 250 mm Yükseklik 143 mm Genişlik 44 mm Tetik Ağırlığı: SA 1,0kg-1,6kg Tetik Aralığı Ayarlanabilir 65-75 mm  Sarjör dahil ağırlık : 1400 g Şarjör kapasitesi-15 mermi... Devamı

16 01 2014

EN İYİ ON TABANCA MODELİ

EN İYİ ON TABANCA MODELİ Devamı

16 01 2014

EN İYİ ON TÜFEK MODELİ

EN İYİ ON TÜFEK MODELİ Devamı

16 01 2014

EN İYİ ON TANK MODELİ

TEKNOLOJİ HARİKASI TANKLAR Devamı

09 01 2014

Selfie Nedir Anlamı

Oxford Sözlükleri Direktörü Judy Pearsall, sözcüğün ilk kez 2002 yılında Avustralya'da düzenlenen çevrimiçi bir forum sırasında kullanıldığını söyledi 'Selfie' Oxford tarafından yılın kelimesi seçildi. "Bir kişinin telefon kullanarak kendi fotoğrafını çekmesi" ve daha sonra internette paylaşması anlamına gelen selfie, tüm dünyada kullanılıyor. Dünyanın dört bir yanında kullanılan İngilizce sözlükleri basan Oxford Üniversitesi Yayınevi, fotoğraf paylaşım sitesi Instagram ve sosyal paylaşım sitesi Twitter üyelerinin sayısındaki artışa paralel olarak "selfie" sözcüğünün kullanımında büyük bir patlama olduğunu açıkladı. Oxford Sözlükleri Direktörü Judy Pearsall, ilk kez 2002 yılında Avustralya'da düzenlenen çevrimiçi bir forum sırasında kullanılan selfie sözcüğünün, iki yıl sonra fotoğraf paylaşım sitesi Flickr ile yaygınlaşmaya başladığını söyledi. Selfie'nin rakipleri arasında "internetten daha düşük fiyata satın almadan önce ürünü görmek için dükkanları dolaşmak" anlamına gelen "showrooming"; pop yıldızı Miley Cyrus'un gösterisinin ardından kışkırtıcı dansları tanımlamak için kullanılmaya başlanan "twerk"; bir TV dizisinin bölümlerini art arda ve kısa zaman içinde izlemek" anlamına gelen "binge-watch" ve medyanın ilgisine mazhar olan dijital para pirimi "Bitcoin" vardı. Dünyanın en çok kullanılan sözlüklerini hazırlayan Oxford Üniversitesi Yayınevi araştırmacıları, her sene o yılın ruhunu en iyi yansıtan bir sözcüğü ya da ifadeyi seçiyor ve yılın sözcüğü ilan ediyor. 2005 yılının sözcü... Devamı

02 01 2014

FİTRE NEDİR NE ZAMAN KİME VERİLİR

    Fitre nedir? Temel ihtiyaçlarının dışında belli bir mala sahip ve durumu iyi olan oruç tutamayacak durumda olan insanların Müslümanların ramazan ayında fakirlere verdikleri yardıma fıtır sadakası denir. Buna fitre de denilmektedir İslam dinince zengin sayılan bütün Müslümanların, fıtır sadakalarını vermeleri vaciptir. Bir kimsenin fitre yükümlüsü olması için şu şartların bulunması gerekir: 1- müslüman olmak. 2- nisap miktarı mala sahip bulunmak: Hanefilere göre fitre sadakası ile yükümlü sayılmak için, kişinin ramazan bayramının birinci günü, temel ihtiyaçları dışında nisap miktarı mala sahip olması gerekir. Zekat nisabından farklı olarak, sahip olunan malın “artıcı (nami)” özellikte olması ve üzerinden bir yıl geçmiş bulunması gerekmez. Temel ihtiyaçlar mesken, elbise, ev eşyası, binit, silah, hizmetçi, ailenin bir yıllık geçim masraflarıdır. Hesaplamada, ayrıca kesin alacakları eklemek ve borçları düşmek de gerekir. Nisap miktarı iki yüz dirhem gümüş veya yirmi miskal altın veya bunların kıymetine denk bir maldır. Şafii, Maliki ve Hanbeli mezheplerine göre ise, fıtır sadakasının vücubu için, zenginlik ölçüsü olan nisaba malik olmak şart değildir. Temel ihtiyaçların dışında, bayram gün ve gecesinde yetecek kadar azığa sahip olmak yeterlidir. 3- Ehliyet: Ebu Hanife, Ebu Yusuf ve diğer üç mezhep imamının ortak görüşüne göre, fıtır sadakasının mali yönü ağır bastığı için, bununla yükümlülük için akıllı ve ergen olmak şart değildir. Bu yüzden küçüğün ve akıl hastasının malından da velisinin fitre vermesi gereklidir. Fitre’nin ibadet yönü... Devamı

31 12 2013

TABANCA MODELLERİ DEĞİŞİK TİPLERDE MODELLER

Remington 1866 Derringer Kesiciler Model 1 Pepperbox Kesiciler Model 2 Pepperbox Kesiciler Model 4 Pepperbox WW Marston Üç Namlulu Derringer   Bebek Browning Bauer .25 Otomatik Beretta 1919 Beretta 21 Bobcat Beretta 3032 Tomcat ... Devamı

31 12 2013

AURA NEDİR ÇEŞİTLERİ VE BEDENLERİ NELERDİR

İnsanların vücudunu çevreleyen elektromanyetik alana aura denir. Bu elektromanyetik alanın bir çok önemli fonksiyonu vardır. Evrensel enerjiyi vücudumuza alarak yaşamımızı idame ettirmemizi sağlayan chakralar aurada bulunurlar. Aynı zamanda vücudun çevresini sarmış bir kalkan görevi yapar. Eğer sağlam ve güçlü bir auramız varsa bize dışarıdan bir hastalığın yada negatif etkinin gelmesi düşünülemez. Ancak auramız zayıflamış veya yırtılmışsa negatif enerjilere ve hastalıklara çok daha açık hale geliriz. O halde auramızın güçlü ve sağlıklı olması fiziksel sağlığımız açısından çok önemlidir diyebiliriz. Bunun yanı sıra ruhsal zihinsel ve duygusal sağlığımız açısından da auramızın sağlıklı ve güçlü olması gerekmektedir. Auranın birden çok katmandan oluştuğunu artık biliyoruz. Bu konuda araştırmacılar arasında çeşitli görüş ayrılıkları olsa da ana 4 katman konusunda genelde fikir birliği vardır. Bu katmanlar eterik beden,duygusal beden,zihinsel beden ve ruhsal bedendir. Bu katmanların her birinin kendine özgü özellikleri ve işlevleri vardır. ETERİK BEDEN; Şekil ve boyut olarak fiziksel bedene benzer. Adeta fiziksel bedenin üzerine giyilmiş ve ona bire bir uyan bir elbise gibidir. Chakralar bu alanda bulunurlar ve auranın üst katmanlarından gelen enerjileri bedene alma işlevi yaparlar. Organizmanın enerji ihtiyacı tam olarak karşılanmışsa, eterik beden aşırı enerjiyi chakralardan ve deri gözeneklerinden dışarıya verir. Eterik bedenin temel işlevi fiziksel bedenin sağlıklı kalmasını sağlamak ve onu evrensel enerji alanı ile bağlantıda tutmaktır. Sağlıklı bir insanda genişliği 15-20 cm kadardır. Hastalık,yorgunluk ve stres gibi durumlarda eterik bedenin genişliği azalır. Sadece bir kişinin eterik bedenine bakılarak sağlık durumu hakkında bilgi sahibi olunabilir. E... Devamı

31 12 2013

NOBEL ÖDÜLLÜ YAZARLAR VE ESERLERİ

• Başlangıçta üç dalda verilen ödüllere 1969 yılında İsveç Merkez Bankası, Alfred Nobel anısına bir de "İktisat" ödülünü ekledi. Bu ödüllerin dağıtılmaya başlaması 1901 tarihine denk gelmektedir ve günümüze kadar sürmüştür. • Fizik ve Kimya ödülleri İsveç Kraliyet Akademisi, Tıp ve Fizyoloji ödülleri Karolinska Enstitüsü(Stokholm), Edebiyat ödülü İsveç Akademisi, Barış ödülü de Norveç Parlamentosu (Storting) tarafından seçilen beş kişilik bir komisyon tarafından dağıtılmaktır. 1901 Sully Prudhomme (Fransa) 1902 Theodor Mommsen (Almanya) 1903 Bjørnstjerne Bjørnson (Norveç) 1904 Frédéric Mistral (Fransa) ile José Echegaray y Eizaguirre (İspanya) 1905 Henryk Sienkiewicz (Polonya) 1906 Giosuè Carducci (İtalya) 1907 Rudyard Kipling (İngiltere/Britanya) 1908 Rudolf Christoph Eucken (Almanya) 1909 Selma Lagerlöf (İsveç) 1910 Paul Heyse (Almanya) 1911 Count Maurice Maeterlinck (Belçika) 1912 Gerhart Hauptmann (Almanya) 1913 Rabindranath Tagore (Hindistan) 1915 Romain Rolland (Fransa) 1916 Verner von Heidenstam (İsveç) 1917 Karl Adolph Gjellerup (Danimarka) ile Henrik Pontoppidan (Danimarka) 1919 Carl Spitteler (İsviçre) 1920 Knut Hamsun (Norveç) 1921 Anatole France (Fransa) 1922 Jacinto Benavente (İspanya) 1923 William Butler Yeats (İrlanda) 1924 Wladyslaw Reymont (Polonya) 1925 George Bernard Shaw (İrlanda) 1926 Grazia Deledda (İtalya) 1927 Henri Bergson (Fransa) 1928 Sigrid Undset (Norveç) 1929 Thomas Mann (Almanya) 1930 Sinclair Lewis (ABD) 1931 Erik Axel Karlfeldt (İsveç) 1932 John Galsworthy (İngiltere/Britanya) 1933 Ivan Alekseyevich Bunin (Rusya ya da SSCB ) 1934 Luigi Pirandello (İtalya) 1936 ... Devamı

31 12 2013

KARAT KIRAT NEDİR NERELERDE KULLANILIR

  Karat ve Kırat nedir pırlanta Mücevher Karat Nedir? Pırlantanın Karat Ağırlığı Karat, Pırlantanın ağırlığıyla ilgili bir kavramdır ve aslında bir ağırlık ölçüsü olduğu halde sıklıkla büyüklükle karıştırılır. Bir karat, 200 miligrama eşittir. Bir karat 100 noktadır; 0.25 karat: 25 noktalık veya ¼ karattır. Ancak nokta sistemi tersine işaret etse de, 1 karat Pırlanta ½ karatlık Pırlantanın maliyetinin tam iki misli değildir. Pırlantalar çıkarıldığında büyük taşların küçük olanlardan çok daha nadir bulunduğu keşfedildi ki bu da, büyük pırlantaları çok daha değerli kılıyordu. Örneğin, 2 karat pırlanta 1’er karatlık iki pırlantatan çok daha pahalıdır (ve daha nadirdir) ve 0.30 karat pırlanta, heri biri 0.01 karat 30 pırlantadan çok daha pahalıya mal olur. Pırlantanızın Ağırlığını Seçerken Dikkat Edeceğiniz Noktalar Pırlantanızın kesim, renk, berraklık derecesine karar verdiniz mi, bütçenize uygun karat ağırlığına karar vermeniz kolay olur. Büyüklük, pırlantaya değer biçmede en belirgin faktördür, ancak biliyorsunuz ki iki eşit büyüklükte pırlanta kalitelerine bağlı olarak çok farklı fiyatlarda olabilirler. Bununla birlikte yüksek kalitede pırlantaların her büyüklükte bulunabileceğini de unutmamakta yarar var. - Kesim ve montaj bir pırlantayı gerçek ağırlığından daha küçük veya daha büyük gösterebilir. - Bir pırlantanın kısmi ağırlığını değil de daima gerçek birim ölçüsünü öğrenin. - Zaman zaman kuyumcular, 0.90 karat pırlantayı 1 karatlık diye satmaya kalkışır. 1 karat pırlanta 0.90 karat pırlantatan çok daha pahalı olacaktır. - Pırlantalara bazen daha büyük göstermek içi... Devamı

31 12 2013

TARİH NEDİR ÖZELLİKLERİ

Tarih Nedir ? Tarih, insanoğlunun geçmişte yaşadığı olayları yer ve zaman göstererek sebep ve sonuçlarıyla belgelere dayalı olarak inceleyen bilim dalıdır. Tarih Olaylarının Özellikleri; 1-) Tarihi olaylar tekrarlanamaz. 2-) Tarihte deney ve gözlem yapılamaz. 3-) Tarihi olayların değişebilme özelliği vardır. 4-) Tarihte süreklilik vardır.(Sebep-Sonuç) Tarih Biliminin Yönetmi; 1.Tarama(Kaynak Arama) 2.Tasnif(Sınıflandırma) 3.Tahlil(Çözümleme) 4.Tenkit(Eleştiri) 5.Terkip(Sentez) Tarihin Tasfini(Sınıflandırılması) 1-) Zamana Göre 2-) Yere Göre 3-) Konuya Göre Devamı

31 12 2013

KADINLAR EŞLERİNİ NEDEN ALDATIYORLARMIŞ

Kadınlar ne zaman aldatmaya meyilli olurlar? "Erkek aldatır, kadın aldatmaz" inanışı günümüzde değer kaybetti. Eskiden tabu olan "aldatma" son zamanlarda kadınlar tarafından da yaşanır hale geldi. Peki, kadınlar hangi durumlarda aldatmaya meyilli olurlar? - Aile baskısıyla, gönülsüz evliliklerde - Kalabalık aile ortamlarında eşiyle yeterince baş başa kalamama durumlarında - Pasif, güvensiz ve sorumluluk almayan erkekle evli olanlar - Eleştiren, aşağılayan, fiziksel şiddete sık sık başvuran bir eşle evli olunca - Sevgi ve saygı göstermeyen, özel günlere önem vermeyen eşlerle olunca - Aile çatışmalarında her halükarda ailesini tutan eşlerle olunca - Eşi tarafından aldatılmışsa - Kocanın sürekli alkol ya da başka bağımlılık yapıcı madde kullanması, kumar, kahve internet, pornografi bağımlılığının olması, aşırı kıskançlığın olmas - Erkeğin uzun süre evden ayrı kalması. Askerlik, iş yaşamı gereği yurt içi ve yurt dışında çalışması durumu bazı kadınları aldatmaya itebilir. - Erkeğin başka kadınlara ilgi-sevgi gösterip eşine göstermemesi - Erkeğin öz bakımına dikkat etmemesi (Ağız kokusu, ter, tırnak kiri, iyi giyinmeme.) - Erkeğin cinsellikte bencil davranması (Romantizm ve aşk oyunlarının olmayışı.) - Uzun süre baskı altında kalan kadının, ekonomik ve statü olarak yükselmesi durumlarında - Etrafında eşini, sevgilisini aldatan arkadaşlarının olması - Ruhsal hastalıklar döneminde - Gençliğinde karşı cinsle hiç flört etmemiş ve ilk flörtü veya aşkı eşi olan kadınların bir kısmı - Cinsel açıdan tatminsizlik, sürekli erkeğin eve geç gelmesi ... Devamı

12345678910...51
Robots txt User-agent: Mediapartners-Google Disallow:
cengiz